"Mesude Erşan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mesude Erşan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mesude Erşan

Veremden kimse muaf değil

İnsanlık tarihi kadar eski olan verem hâlâ çok yakınımızda. Modern kentlerde yaşamak, zengin olmak bu hastalıktan muaf olmak anlamına gelmiyor. Üstelik seyahatler bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor.

Geçen hafta 65’inci Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftası’ydı, bunu vesile sayıp Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun’un veremle ilgili verdiği bilgileri paylaşmakta fayda var. Verem tıbbi adıyla tüberküloz, “11 Mycobacterium tuberculosis” adı verilen basilin yaptığı, solunum yoluyla bulaşan bir hastalık.

AFRİKA, GÜNEYDOĞU ASYA’YA DİKKAT

Aslında rakamlara bakınca neden halk sağlığı soru olduğunu anlamak güç değil. Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri (2 milyar kişi) tüberküloz mikrobuyla enfekte. Yani bunların yüzde 10’unun yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanma ihtimali bulunuyor. Nitekim her yıl dünyada yaklaşık 9 milyon kişi vereme yakalanıyor. 2010 yılında 1,5 milyon kişinin bu hastalıktan öldüğü belirtiliyor. Dünya genelinde tüberküloz sıklığının ve buna bağlı ölümlerin en yüksek olduğu bölgeler Afrika ve Güney Doğu Asya bölgeleri.
Türkiye verilerine gelince, 2010’da verem savaşı dispanserlerine kayıtlı toplam tüberküloz vaka sayısı 16 bin 551, yeni vaka sayısı ise 15 bin 183. Hastaların yaklaşık yüzde 65’inde akciğer tüberkülozu varken, yüzde 35’inde akciğer dışındaki organlarda (lenf bezleri, kemik, böbrek, beyin) tutulma görülüyor.

ÖKSÜRÜK 2 HAFTADAN UZUN SÜRERSE RİSKLİ

Veremli hasta konuşurken, gülerken, öksürürken hastalık yapan basilleri havaya yayıyor. Bu mikroplar uzun süre havada asılı kalıyor ve sağlıklı bireyler tarafından solunduğunda, hastalık kolayca bulaşıyor. Hastalık, sinsi ve yavaş ilerliyor. Verem hastalığının genel belirtileri arasında; halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, çocuklarda kilo alamama bulunuyor. Akciğer tüberkülozunda, öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı şikâyetleri de var. İki-üç haftadan uzun süren öksürüğün olması durumunda veremden şüphelenmek gerekir. Bu yakınmaların başka bir çok hastalıkta da rastlanılabilmesi nedeniyle, bu tür şikayetleri olanların aile hekimlerine ya da en yakın verem savaşı dispanserine müracaat etmesi gerekiyor.
Akciğer dışı organ tüberkülozlarında, hastalığa tutulan organla ilişkili yakınmalar bulunabilir. Örneğin idrarla ilgili şikayetler (kırmızı idrar yapma, idrar yaparken yanma), boyunda lenf bezelerinin büyümesi gibi.

İYİ HİSSEDİNCE TEDAVİYİ BIRAKMAYIN

Ortalama 6-8 ay süren tedavi sürecinde yüzde 95-99 iyileşme sağlanıyor. İlaç tedavisine başlandıktan 15-20 gün sonra bulaştırıcılık ortadan kalkıyor. Verem tedavisinde ilaçların düzenli kullanılması çok önemli. Tedavisini yarım bırakan hasta hem hastalığı etrafına bulaştırıyor hem de ilaçlara karşı direnç kazanıyor. Bu durumda hastalığın tedavisinde daha fazla ilaç kullanmak gerekiyor ve tedavi süresi iki yıla kadar uzayabiliyor.

TEMİZLİĞE VE DÜZENLİ BESLENMEYE DİKKAT

Verem aşıları çocuk yaşta yapılıyor. Düzenli yaşam, sigara, alkol, madde bağımlılığının bırakılması, temizliğe önem vermek, yeterli beslenme hastalığın kontrol altına alınması ya da başlamaması için önemli. Verem hastalığı geçirmiş birinin tekrar olmaması diye bir durum söz konusu değil. Aynı önlemleri o da almalı ve hayatına dikkat etmeli.

X