Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

VEFA

Bazı insanlar bir konum elde ettiklerinde önlerine çıkan herkesi dost sanır; gerçek dostlarını unuturlar.

Tökezleyince de “vefa” diye bağırırlar.

* * *

Vefa, başkalarının tutumuyla ilgili bir durum değildir; vefa kendimizdedir.
Nerde, hangi konumda olursak olalım “gönül bağı” kurduğumuz gerçek dostlarımızla ilişkilerimizi örselememiş, belli aralıklarla da olsa “merhaba” demişsek, hangi konumda olduğumuzun önemi yoktur.
“Düşenin dostu olmaz” sözü bencilliği yansıtır ve doğru değildir.
Biz dost kalmayı başarmışsak, her durumda dostlarımız olacaktır.

FERAMUZ’UN ANLATTIKLARI

Yıllar önce, kardeşim Feramuz Aydoğan dil eğitimi almak üzere İngiltere’ye gitmişti.
Bilindiği gibi, bu tür gidişlerde, dili kullanmak ve geliştirmek amacıyla iyi bir yöntem olarak, bir ailenin yanında kalınıyor.
Feramuz da öyle yaptı. Bir İngiliz ailenin paralı misafiri oldu.

* * *

Sosyologdu Feramuz.
Sonradan, bu seyahatinde öğrendiği dilin de katkısıyla doçent olmuştu.
İyi bir gözlemciydi.
Toplumu, kişileri tahlil etmekte olağanüstü bir yeteneği vardı.
İnsanların, toplumun adeta ruhunu okuyor, aklından geçeni duyuyordu.
Ne yazık ki onu bir kaza sonucu kaybettik.
On dört yılın ayrılığı, içimde derin bir yara olarak kanıyor.

* * *

Feramuz bir gün demişti ki: “Batılılar kendi medeniyet anlayışlarını temel alarak eğitim veriyorlar. Nasıl bir insan yetiştireceklerini biliyorlar. Bizim eğitimimiz, tam olarak kendi medeniyet bilincimiz üzerine oturmuyor. İnsan tanımımız da doğru bir yerde durmayınca; taklit ile, öykünme ile, çoğu kez ‘onlar bunu yapıyor biz de öyle yapalım’ anlayışıyla ancak bu kadar oluyor işte.”

* * *

Bugüne kadar ülkemizde birçok yaklaşım ve model, yani paradigma değişikliği yaşandı.
Yenilikler yapıldı, sürekli daha iyinin arayışı içinde olundu.
Son yıllarda, özellikle eğitim kurumlarının iyileştirilmesi, derslik yapımı, teknoloji kullanımı gibi alanlarda dünya ile yarışır hâle geldik. Ancak görülüyor ki bunlar yetmiyor.
Çocuğun aklına, ruhuna, vicdanına, “fıtratına” hitap etmeyen kuru bilgiler insanî bir davranışa dönüşemiyor.
Sınav kazanmak, geleceği olan bir yere yerleşmek, gözde bir meslek sahibi olmak başka bir şey; iyi bir insan olmak başka.

* * *

Eğitimli kişi, hayatın içinde, “ben, medeniyetimin bir parçasıyım” bilinciyle kendini göstermelidir.
Alış-veriş yaparken, metroya, otobüse binerken, yaya iken, sürücü iken; sosyal medyayı kullanırken; evinde anne-baba iken, evlat iken “eğitimli olduğu” anlaşılmalıdır kişinin.

* * *

Aslında bizim, inanç ve değerlerimizden beslenen ciddi bir eğitim potansiyelimiz var; belki üzeri örtülmüş, belki de bilinçli olarak saklanmış olan.
Aramak ve buna ulaşmak gerekiyor.

GÜNÜN DİZELERİ
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyveler sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Sezai Karakoç

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI