Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

+ ve =

Enis BERBEROĞLU

CHP Lideri Deniz Baykal, bu yazının başlığında yer alan iki matematiksel sembolün, yani artı ve eşit işaretlerinin sosyal demokrat hareketin evrensel sloganı olduğunu anlatıyor.

Tercümesi son derece basit: Artı işareti üretim artışı, eşitlik simgesi adil bölüşüm için... Yani artık sosyal demokratlar, ‘‘pastayı büyütürken paylaşmak istiyor’’. Sadece büyümenin veya bölüşümün yeterli olmayacağını kavradılar.

Baykal, NTV'de önceki gece yayınlanan, Nuri Çolakoğlu'nun sunduğu ‘‘Enine Boyuna’’ programında yeni ekonomik programıyla ilgili önemli ipuçları verdi...

Mesela kamu bankalarından Emlak Bankası ve Vakıfbank'a artık gerek kalmadığını, Ziraat ve Halkbank'ta yeni düzenlemeler gerektiğini ayrıntılı olarak anlattı. Vergi yasasını eleştirirken, devletin artık eğitim ve sağlık hizmetlerini yerine getiremediğini hatırlattı, mükelleflerin bu amaçla yaptıkları harcamaların, sigorta primlerinin vergiden düşülmesini istedi.

Deniz Baykal, Anasol-D'nin turizm arazisi tahsislerinde yolsuzluk imasında bulunmakla kalmadı, alternatif sistem de önerdi, ‘‘Bu araziler açık artırmayla satılmalı’’ dedi. Özelleştirmeye karşı çıkmadı.

Özetle Baykal'ı dinlerken, piyasa ekonomisine aykırı tek bir başlık veya ima yakalayamadık. O yüzden programdan hemen sonra sorduk:

- Piyasa ekonomisine itirazınız ne?

Baykal'ın yanıtı kısa, ama çarpıcıydı:

- Piyasa ekonomisi uygulanmaması...

***

Deniz Baykal, aynı programda hükümete yaklaşımını da netleştirdi. Baykal bu hükümete verdiği desteğin yaratacağı siyasi kamburdan korkuyor.

Baykal'a göre, 1) Bu Meclis'ten CHP'den destek almayan bir hükümetin çıkması çok zor. 2) CHP, mevcut hükümeti çok uzun süre desteklemek istemiyor.

Bu iki siyasi sınır, mecburi istikameti gösteriyor: Seçim...

Ama ne zaman?

Baykal haklı olarak 1999 Mart ayındaki yerel seçimin Türkiye'de siyasi seferberlik yaratacağını hatırlatıyor. ANAP'ın yerel ve genel seçimin bir arada yapılması eğilimini fark ettiğini vurguluyor. O yüzden, ANAP'ın pazarlığı ‘‘1999 Mart ayında yerel, daha sonra genel seçim’’ formülü ile açmasına hemen karşı çıkıyor.

***

Türkiye, Baykal'ın da söylediği gibi çok kritik dönemden geçiyor. İktidardaki partiler, seçim meydanlarındaki vaatlerinin tam aksi yönde icraata zorlanıyor. Toplumda ekonomik ve kültürel çatlak büyüyor. Baykal çare olarak, daha adil gelir dağılımı, daha fazla demokrasi öneriyor.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI