Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Vatandaşa yardım... Aferin AKP'li vekile

BİZİM Nurettin Kurt bugünkü haberinde yanılıyor! Okuyunca insanın aklına öyle geliyor ki, AKP Niğde milletvekili Mahmut Uğur Çetin, gözaltına alınan çete zanlısı ayakkabıcı Yaşar Kaplan'a silah ruhsatı alması için torpil yapmış.

Oysa hiç ilgisi yok!

Yaşar Kaplan sağda solda kendisini bu milletvekilinin danışmanı olarak tanıtıyormuş. Günün birinde silah ruhsatı alması gerekmiş. Danışmanı olduğu veya olmadığı, ancak yakın dostu AKP milletvekiline isteğini iletmiş.

Milletimizin vekili olan o kişi de Niğde Valiliği'ne başvurup işi derhal bitirmiş. Çete zanlılarından Yaşar Kaplan Ankara'da oturduğu halde, ruhsat başvurusunda ev adresi olarak Mahmut Uğur Çetin'in Niğde'deki ev adresini göstermiş.

Koskoca iktidar milletvekili önceden Niğde Valiliği'ne durumu bildirdiğinden, ruhsat derhal verilmiş.

Buraya kadar olan her şey çok normal! Hadiseyi bizim Nurettin abartmış!

Nitekim Nurettin Kurt bu konuyu kendisine sorduğunda AKP milletvekili önce şaşırıp "Siz nereden biliyorsunuz" diye sormuş ve sonra şöyle konuşmuş:

"Ben deri ticareti yaparım. Yaşar Kaplan'la ticari ilişkimiz olmuştur. Ancak danışmanım değildir. Silah ruhsatı alması için her vatandaşa olduğu gibi kendisine de yardımcı oldum."

İşte bu kadar! Milletimizin vekili nasıl her vatandaşa yardım ediyorsa, silah ruhsatı alması için çete zanlısına da aynı ölçüde yardım etmiş! Siz bugün Meclis'e gidin, kendi ev adresini gösterip sizin kaçak silaha da ruhsatı alıversin.

Nurettin Kurt bu son derece "normal" olayı yanlış algılamış, sanki "normal dışı" bir şey varmış gibi haber yapmış!

Olmaz ki, böyle de yapılmaz ki!

AÇIKLAMA

KEŞKE hepimizin danışmanları, başdanışmanları olsa da, yazıp söyleyeceklerimizi bizim adımıza onlar yazıp söylese! Dün TBMM Başkanı Bülent Arınç'la ilgili bir belge açıklamıştım. Manisa'da annesi vefat etmiş, evlerine gönderilen taziye yemeklerinin parasını Manisa Emniyet Müdürlüğü ödemişti.

Dün bu konuda "TBMM Başkanı Başdanışmanı" Kemal Öztürk imzasıyla bir açıklama geldi. Cumhurbaşkanlığı adayımız (!) Bülent Arınç büyük adam olduğu için açıklamasını elbette kendisi değil, başkasının isim ve imzasıyla gönderiyordu! Böylesine büyük ve önemli bir devlet ve hükümet adamının bizler gibi sıradan gazetecileri muhatap kabul etmesi elbette ki mümkün olamazdı!

Açıklamayı biraz kısaltarak size iletiyorum:

"Bugünkü köşenizde TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç'ın annelerinin vefatından sonra yaşanan bir olaya yer vermişsiniz.

Konuyla ilgili Manisa Emniyet Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler sonucunda olayın gerçekleşme şekli öğrenilmiştir.

Sayın Başkan annelerinin vefatından sonra taziyede bulunmak isteyenleri Manisa'da annelerinin evinde kardeşleriyle birlikte kabul etmiştir.

Taziyeye gelen kişiler eve birçok yemek ve gıda maddesi getirmiştir. Bunların kim tarafından getirildiğinin tesbit edilmesi mümkün olamamıştır.

Yazınıza konu ettiğiniz Manisa Polis lokalinden o tarihte gelen yemeklerden Sayın Başkan haberdar olmamıştır. Bugün sizin yazınızla konuyu öğrenmiş, olayın araştırılması ve paranın ödenmesi için talimat vermiştir.

Yapılan araştırmada yemeklerin eve ulaştığı tespit edilmiştir.

Gönderilen yazıyı Manisa Emniyet Müdürü Kahraman Koçak fark etmeden imzalamıştır.

Bu ödeme emri 2005 yılında
(yani tam iki yıl sonra!) yapılan tetkiklerde tespit edilmiştir.

Koçak bunun üzerine söz konusu ücreti bizzat şahsi hesabından ödemiş ve bir tutanak düzenlemiştir. Ancak Sayın Başkan konunun bugün anlaşılması üzerine bu rakamın Koçak'ın hesabına gönderilmesi talimatını vermiştir.

Konu Sayın Başkan'ın bilgisi dışında gerçekleşmiştir. Ancak yemek ücreti polis lokalinden değil, Koçak'ın kişisel hesabından ödenmiştir. Dolayısıyla kamu malının kaybı söz konusu değildir."

Açıklama böyle! Manisa Emniyet Müdürü, Bülent Arınç'ın evine gönderilen yemeklerin bedelini "fark etmeden" imzalamış, iki yıl sonra da cebinden ödemiş!

Niçin cebinden ödemiş? Açıklamada o konuya değinilmiyor... Çünkü İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından 2005 yılında Manisa Emniyet Müdürlüğü hesapları denetlenirken bu ödeme dikkat çekmiş ve "yasal olmadığı" belirtilmiş... Ve aradan tam iki yıl geçtikten sonra polis lokaline ödenmiş!

İşte böyle efendim! Dün de yazmıştım, koskoca devlet ve hükümet adamı, geleceğin cumhurbaşkanlığına soyunan Bülent Arınç bu gibi ufacık olayların farkına varır mı?

Elbette varmaz!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI