Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Vatandaş Hayri Demirel’in şu başına gelenlere bakın

    Ayten SERİN
    27.02.2005 - 01:23 | Son Güncelleme: 27.02.2005 - 01:23

    Hayatı boyunca çek karnesi bile almayan kaynak işçisi Hayri Demirel hakkında son üç yılda karşılıksız çek suçlamasıyla 100’e yakın dava açıldı. 17 ayrı şehirdeki davalardan toplam 53 mahkumiyet kararı çıktı.

    Bir aydır hapiste. Nedeni, adını kullanan bir sahtekarın sahte kimlikle yaptığı işlemler. Şimdiden ödemesi gereken miktar 600 milyar lirayı aştı. Bu miktar için bile, 100 milyon lira karşılığı bir gün hesabıyla, 6 bin gün hapis yatması gerekiyor.

    Hayri Demirel (35), eşi Semiye Demirel (35) ile birlikte 1992’de Tokat’ın Niksar ilçesinden İstanbul’a göç etti. Bir dönem tabelacılık yaptı, yedi yıldır da mutfak fırını üreten bir firmada kaynakçılık yapıyordu. Çocukları Oktay (16), Selahattin (12) ve Oğuzhan (7) ile birlikte Esenler’de, eşinin kapıcılığını yaptığı apartmanın zemin katında oturuyorlardı.

    2002 kışına girerken kömür yardımı talebiyle Esenler Kaymakamlığı’na başvurdular. Kaymakamlık mal varlıkları olup olmadığını araştırdı, ‘Samsun’da bir şirketiniz varmış, yardım alamazsınız’ yanıtı verdi.

    Durumu anlayamayan Hayri Demirel, ilk iş oturdukları apartmandan tanıdıkları Avukat Şafak Yıldız’a danıştı. Yıldız, Hayri Demirel’e derhal Samsun’a gitmesini ve olayı araştırmasını tavsiye etti.

    SAHTE HAYRİ SAMSUN’DA NELER ÇEVİRMİŞ

    Abisini yanına alan Hayri Demirel, soluğu Samsun’da aldı, vergi dairesi yetkililerine olayı anlattı. ‘Evet bir şirketiniz var’, dediler. Gerçekten de bir kişi Hayri Demirel’in kimliğiyle satırı satırına aynı bilgilere sahip, ancak başka fotoğraf yapıştırılmış bir kimlikle Samsun Vergi Dairesi’ne kaydolmuştu.

    Hayri Demirel, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Vergi dairesine kaydedilen adrese gitti. Tabii ki sahte Hayri Demirel’in ve şirketin yerinde yeller esiyordu. Vergi dairesinden sadece sahte kimliğinin siyah beyaz fotokopisini almayı başardı.

    Demirel, İstanbul’a döndükten sonra, sahte kimliğin verildiği Gaziosmanpaşa İlçesi’nin Cumhuriyet Savcılığı’na da suç duyurusunda bulundu. Bu arada birileri babasını aramış, ‘Oğlunuzun 5 milyar lira borcu var, çeki elimizde’ diye tehdit etmişti.

    17 ŞEHİRDE 100’E YAKIN DAVA

    O güne kadar hiç ticaret yapmamış, çek karnesi almamış olan Hayri Demirel bundan sonra karşılıksız çek, borç, dolandırıcılık gibi kelimeleri çok duyacaktı. Belli ki sahte Hayri Demirel boş durmuyor sağa sola çek dağıtarak piyasayı dolandırıyordu. Çekler ya da kendisi şehir şehir geziyor, verdiği adreste bulunamayınca, mahkeme tebligatları gerçek Hayri Demirel’in köyünden alınan adresle İstanbul Esenler’deki polis karakoluna geliyordu. Hakkında, karşılıksız çek vermekten nerelerde dava açılmamıştı ki: Ankara, Antalya, Samsun, Tekirdağ, Yalova, Kahramanmaraş, Balıkesir ile birlikte 17 şehirde, 100’e yakın dava...

    Avukat Şafak Yıldız’ın tahmini sahte çek sayısının 500’e kadar çıkabileceği yönünde. Sahte Hayri Demirel, Samsun’da 10 ayrı bankadan çek almış. Sadece Samsun’da 2002’de Hayri Demirel hakkında 65 kez suç duyurusunda bulunulmuş.

    16 YIL HAPİS İSTENİYOR

    Hayri Demirel’in kimliğiyle alınan çekler böyle bir şebekenin elinde olmalıydı. Bunu anlamak kolaydı ama, mahkemelere tek tek anlatmak hiç de o kadar kolay değildi. Çünkü mahkemeler merkezi sisteme bağlı değil. Mesela 3 Eylül 2002’de verilen kimliğin sahte olduğuna dair ve suçlunun bulunmasını talep eden dilekçeye rağmen kasım ayında Kadıköy’de bir çek ödenmesi için bankaya verilmiş. Yani suç duyurusundan sonra da çekler kullanıma sunulmuş. Bu yüzden her şehirde ve hatta her mahkemede açılan dava için mağdurun ve avukatının koşturması, hepsine tek tek itiraz dilekçesi ve belge sunması gerekiyor.

    Şu ana kadar açılan 100’e yakın davadan 53’ünde ceza infaz kararı çıktı. Mahkemeler önce para cezası verdi. 600 milyarı aşan para cezalarını gerçek Hayri Demirel’in ödemesi mümkün olmadığından hapis cezasına döndü, cezalar arttıkça karakoldan eve telefon geldi. Sonunda Demirel, geçen Kurban Bayramı’ndan önce İstanbul Merter Asayiş Şubesi’ne çağrıldı; bayramı nezarette geçirdi. Bayram biter bitmez de Metris Cezaevi’ne gönderildi. 24 Ocak’tan bu yana cezaevinde. Görünen o ki epeyce orada kalacak. Ceza infaz kanununa göre yattığı her gün 100 milyon liraya karşılık sayılıyor. İsmini kullanan dolandırıcının çarptığı paraların bedelini bu yöntemle ödemeye devam ederse 6 bin gün, yani neredeyse 16 yıl daha hapis yatması gerekiyor. Ancak yine aynı kanuna göre para cezalarının hapis cezasına çevrilmesi durumunda sanık, yasaya göre en fazla üç yıl cezaevinde tutulabiliyor.

    GÖNÜLLÜ AVUKAT İŞİN PEŞİNDE

    Sadece masraflarını alarak mahkeme mahkeme koşturan avukatın elinde Hayri Demirel’in, olaylardan çok önce, 2001’de alınmış bir vekaletnamedeki imzası bulunuyor. Bu imza, sahte Hayri Demirel’in Samsun Vergi Dairesi’ne sunduğu imza beyannamesiyle farklı. Sahte Hayri Demirel’in bankalara verdiği kimlikteki fotoğrafla, gerçeğininki de birbirine benzemiyor. Avukat Yıldız ilk olarak İstanbul Kadıköy Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne yaptığı itirazın kabulüyle önce yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması kararı aldırmış daha sonra beraat kararı verilmişti. Ardından Büyükçekmece, Eyüp, Fatih, Beyoğlu mahkemeleri geldi. Şu anda 25 mahkemede infaz düşürme kararı alındı.

    MAHKUMİYET KARARI ALINAN 53 DAVANIN AÇILDIĞI MAHKEMELER

    İstanbul Sultanahmet (5 dava)- Şişli (4)- Eyüp (3)- Beyoğlu (3)- Pendik (3)- Fatih (2)- Üsküdar (2) Kadıköy (1) - Büyükçekmece (1)- Ümraniye (1);

    Bursa (4),

    İzmir Adliyesi(1) - Karşıyaka (2);

    Konya Adliyesi (1) - Alaşehir (1) - Erbağ (1);

    Denizli (3),

    Samsun (3),

    Ankara (3),

    Antalya (2),

    Balıkesir (1),

    Kahramanmaraş (1),

    Adana (1),

    Tekirdağ, Hayrabolu (1),

    Aksaray (1),

    Afyon (1),

    Yalova (1).

    Kesin onlar yaptı diyemem ama yine de şüpheleniyorum

    Hayri Demirel kimliğini hiç kaybetmemişti. Ama arsa almak istemiş, kimlik fotokopisi, vergi numarası, ikametgah adresi gibi bilgi ve belgeleri bir emlakçıya vermişti. Parasını kaptırdığı ortaya çıkınca dava açmıştı. Eşi Semiye Demirel olayı şöyle anlatıyor: ‘Hiç malımız mülkümüz yok, çocuklarımıza bir şeyler kalsın diye düşünüyorduk. Köylümüz, emlakçı S.A.’ya gittik. Başka iki emlakçı ile birlikte bize Esenyurt’ta bir arsa gösterdi. 1998’in ekim ayıydı, arsa alım sözleşmesi yaptık. O zamanın parasıyla bir yıl içinde 1,5 milyar liraya yakın ödeme yaptık. Senetler bitince tapuyu istedik ama bizi oyalamaya başladılar. Tanıdığımız S.A. diğer iki emlakçıyı sorumlu tuttu. Biz de mahkemeye gittik. S.A. bu duruma çok kızdı. Avukatımız askere gidince ilgilenemedik ve dava düştü, paramızı da geri alamadık. Davadan bir süre sonra da bu olaylar ortaya çıktı. Kesin onlar yaptı, diyemem ama yine de S.A.’dan şüpheleniyorum.’

    Eşi 1,5 aydır cezaevinde yatan Semiye Demirel’in gözü yaşlı. Bir süre önce, kapıcılık yaptığı apartmanda işine son verilmiş. Eve giren tek para oto tamircisinde çalışan oğlunun getirdiği haftalık 35 milyon lira. Eve para girmediği gibi, mahkeme masraflarıyla da boğazına kadar borca batmış durumda: ‘Borcumuz şimdiden 5-6 milyarı buldu. Eşim suçsuz ama ya tüm suçlamalardan kurtulması yıllar sürerse. Hep korktuğu başına geldi, oysa çocuklarına düşkün ve sakin, kafasına vur ekmeğini al denen adamlar var ya öyle biridir. Zaten sinirli biri olsa belki paramızı da geri alırdı. Artık bir an önce beraat etmesini istiyorum.’

    AVUKAT ŞAFAK YILDIZ

    Çekin sayfasını 500 milyon liradan satıyorlar

    Bu tür dolandırıcılık yapan kişiler genellikle iki kişidirler. Önce sahte bir kimlikle şirket kurulur. Sonra şirket kuruluş evrakıyla birden fazla bankaya başvurulur. Alınabildiği kadar çok çek karnesi alınır. Mesela şirket kuranın 10 milyar gibi bir parası vardır. Bu para bankalar arasında sürekli döner, bir süre sonra, banka genellikle hesapta gördüğü bu paraya güvenerek daha çok yapraklı karne verir. Adına çek yazılan kişi bankayı arayıp ‘karşılığı var mı’ diye sorarsa hesapta para bulunduğu yanıtını alır ama vadesi geldiğinde ne hesapta para kalmıştır ne de ortada böyle bir şirket. Çoğunlukla bu çekler boş sayfa halinde bir sahte çek şebekesine satılır. Şebeke her bir çek sayfasını 500 milyon gibi bir bedelle piyasaya sürer. Bu yolla çekler bütün Türkiye’ye yayılır.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı