Vasiyetimdir

EĞER bir gün bu köşede...

Hedefi kim olursa olsun... Maksadı ne olursa olsun... Kime yükleniyor olursa olsun...

Haberin Devamı

Sorumsuzca yazılmış, utanç duyulacak, kabul edilemeyecek türden bir ifadeye rastlarsanız...
Lütfen bu köşede yazıp çizen adamı...
Hiç ama hiç düşünmeden...
Kıyasıya eleştiriniz.
Acımasızca vurunuz.
Gözünün yaşına bakmadan deviriniz.
* * *
Eğer bir gün bu köşede...
Çirkin bir küfre rastlarsanız...
Bu köşede yazıp çizen adamı...
Lütfen derhal istifaya davet ediniz.
“Çek git” baskısı yapınız.
Bu köşede yazan adam...
İstifa ettiğinde bile... Çekip gittiğinde bile...
Tekme üstüne tekme atınız.
Yumruk üstüne yumruk atınız.
Hiç kimse ama hiç kimse, “İyi de neden başka sövenler çekip gitmiyor?” sorusunu sormaya kalkışmasın.
Ya da...
Hiç kimse ama hiç kimse “Falanca da şöyle demişti, filanca da şunu yapmıştı” türünden “tencere dibin kara” edebiyatına zerre kadar prim vermesin.
* * *
Bu köşede yazıp çizen adam söz veriyor: Bütün bunlara zerre kadar gönül koymayacaktır. Bütün bunları sonuna kadar hak ettiğini düşünecektir.

Haberin Devamı

Ve karşınızda İslamcı sol parti

NUMAN Kurtulmuş nihayet partisini kurdu.
“Halkın Dostları” ya da “Halkın Kurtuluşu” gibi sol kokan bir isim konmuş partiye...
Kısaltması ise “HSP” yerine “AK Parti” türü bir kısaltmayı çağrıştıran “HAS Parti” yapılmış.
Hayırlı olsun... Uğurlu olsun...
* * *
“Kurucular Kurulu” listesine göz attım.
Mehmet Bekaroğlu harekete dahil olmuş. Bu iyiye işaret...
Şair İbrahim Tenekeci “kurucu” olmuş. Yaşasın peltek vaiz!
Hayri Kırbaşoğlu Hoca da işin içinde... Yürekli ilahiyatçımızı orada görmekten memnunuz.
Mazlumların sesi Cevat Özkaya “Ben de varım” demiş... Güzel.
Müfit Yüksel, Alper Gencer ve Necdet Kutsal gibi eli kalem tutanlar da omuz vermiş partiye... Süper.
* * *
Bir ara Mehmet Bekaroğlu ile Ertuğrul Günay, “İslamcı sol” hareketini başlatmıştı.
Ertuğrul Günay AK Parti’ye gidip bakan olunca Bekaroğlu yalnız kalmış ve hareket daha başlamadan bitmişti.
Numan Kurtulmuş’un yeni partisi, bir açıdan o başlamadan biten “İslamcı sol” hareketi yeniden canlandıracak gibi görünüyor.
Bunu şuradan çıkarıyorum:
Sağcı olmayı, muhafazakâr olmayı, merkez olmayı, kapitalist olmayı, düzenin yürütücüsü olmayı, müteahhit olmayı, Karun olmayı reddeden ve daha önemlisi mesele eden ne kadar İslamcı entelektüel varsa yeni partiye dahil olmuş.
* * *
Numan Kurtulmuş’un yeni partisiyle birlikte...
O cenahın partilerinin yeni tasnifi şöyle yapılabilir:
AK Parti: Dindarlık tonu biraz fazla merkez sağ parti.
Saadet Partisi: Erbakan’ı sevenler cemiyeti.
HAS Parti: Sol tarafı gelişmiş İslamcı parti.
Büyük Birlik Partisi: İslami yönü gelişmiş milliyetçi parti.

Haberin Devamı

Usanmadık mı?

- Beyaz Türk muhabbetinden...
- Issız adam geyiğinden...
- Hayrünnisa Hanım’ın sürekli Ahmet Necdet Sezer zamanındaki Çankaya Köşkü’nü kötülemesinden...
- Resepsiyon mavrasından...

Smokin

 “SMOKİN yaptırdık ama giyecek tören, akacak mecra bulamıyoruz” diye bir yazı yazdım ya...
Eski ve eskimez dostum İlnur Çevik aradı...
“Senin ve senin gibiler için Ankara’da bir parti düzenleyeceğim” dedi.
“Harika” dedim, “şahane” dedim, “Hay Allah razı olsun” bile dedim.
Bu arada partiye bir isim de buldum:
“Smokinin zorunlu olduğu törenlere davet edilmeyenler için smokin partisi”.
İlnur Çevik bu ismi kabul etti.
Galiba benim smokin daha fazla naftalin kokmayacak.

Haberin Devamı

Endişeli modernlere iyi gelecek bir pasaj

ÇOKTANDIR gitmiyordum bizim semtteki Reasürans Pasajı’na...
Geçen gece gittim ve şaştım kaldım. Manzara-i umumiye şöyle bir şeydi:
İncik boncuk satan hoppa dükkânlar, kendilerini ağırdan satan mağazalar, butik kitapçılar, mütevazı ıvır zıvırcılar falan gitmiş... Yerlerine konseptli mi konseptli, marjinal mi marjinal barlar açılmış.
Her taraftan son trend dans müzikleri yükseliyor.
Herkes “sallanarak içki içme” olayına vurmuş kendini. Kimse kimseyi yargılamıyor ve yadırgamıyor.
“Cadılar Bayramı” kutlaması için tavşan kılığına bürünmüş kızlara dönüp bakan bile yok. Kalabalık sokaklara taşıyor. New York’taki pasajları bile “fazla renksiz” bırakacak türden bir renk cümbüşü sarmış her yanı...
* * *
Kısacası...
“ANA-SOL-D” hükümeti zamanında...
Gayet muhafazakâr, gayet tutucu, gayet Kayseri havasında olan pasajımız...
AK Parti iktidarı devrinin son döneminde... Çılgın bir kentsel dönüşüm yaşamış durumda.
İktidar partisi yetkililerinin yerinde ben olsam...
“Endişe ediyoruz diyen modernler için Reasürans Pasajı’nda gece dersleri” başlıklı bir gezi programı düzenlerim.
Bin kere “Biz kimsenin yaşam tarzına müdahale etmiyoruz” diyerek elde edilemeyecek sonucu alacaklarına bahse girerim.

Haberin Devamı

Başbakan’a kısa bir mektup

SAYIN Başbakan...
Lafı hiç uzatmadan konuya gireceğim: Köşe yazarlarının şahsınıza ve ailenize yönelik hakaretleri karşısında çok haklı olarak öfkeleniyorsunuz.
Doğrudur: Hakaret, küfür ve çirkin üslup, basın özgürlüğü olarak değerlendirilemez.
Fakat Sayın Başbakan...
Siz aynı zamanda...
Muhataplarına utanmazca hakaretler yağdıran, muarızlarına alenen küfreden, provokasyon yapmayı alışkanlık haline getiren, karşıt görüşlülere her türlü ahlaksızca saldırıyı mubah gören, ırkçılık, hedef gösterme gibi evrensel suçlar işleyen bir gazeteye...
Her türlü iltifatı layık görüyorsunuz.
Bu uygulamanızdan...
Size yapıldığında feveran ettiğiniz hakaretlerin, başkalarına yapılmasını hiç umursamadığınız anlamı çıkmaz mı?
Ne dersiniz?

Yazarın Tüm Yazıları