Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Varlık fiyatları enflasyonu

ENFLASYON, ekonomide fiyatların belli bir dönemde sürekli artışını betimler. Dolayısıyla, mal ve hizmetlerin fiyatlarında enflasyon olabileceği gibi, şirketlerin ya da gayrimenkullerin de fiyatlarında enflasyon yaşanabilir. İkinci tip enflasyona varlık fiyatları enflasyonu (asset price inflation) denir.

Genellikle, kamuoyu mal ve hizmet fiyatlarındaki enflasyona duyarlıyken, varlık fiyatları enflasyonuna pek duyarlı değildir. Aksine, halka açık şirketlerin hisse senetlerinin fiyatları yükselip borsa endeksi artınca sevinilir. Çünkü, borsa da yatırım yapanların servetleri artmıştır.

Aynı şekilde, gayrimenkul fiyatları artınca da kamuoyu ekonomi iyi gidiyormuş diye bir izlenime kapılır. ‘Piyasada var’ denir. Gayrimenkul sahiplerinin serveti artar. Kısacası, kamuoyu açısından mal ve hizmet fiyatları enflasyonu kötüdür, varlık fiyatları enflasyonu iyidir. Aynı bağlamda, döviz fiyatları enflasyonuna da ‘iyidir’ diyenler vardır.

İÇ TALEP

Topyekûn ekonomik istikrar açısından, kamuoyunun izlenimi çok doğru değildir. Ekonomik istikrar ekonominin tüm alanlarını kapsar. Mal ve hizmet fiyatlarının bugün artmıyor olması, ama varlık fiyatlarının sürekli artış göstermesi bir süre sonra mal ve hizmet fiyatlarındaki istikrarı da bozabilecektir.

Gelecek yılın başında görevinden ayrılacak olan Amerikan Merkez Bankası Başkanı (FED) Alan Greenspan, oldukça sık varlık fiyatları enflasyonunu gündeme getiren merkez bankası başkanlarındandır. O kadar ki, New York Borsası’nın tarihi yükselişlerini yaşadığı dönemlerde verdiği demeçlerle Greenspan New York Borsası’nın çeşitli kez düşmesine neden olmuştur. Amerika’da hisse senedi sahibi küçük yatırımcılar Greenspan’i hep işler iyi giderken ‘balona iğne sokan adam’ olarak görürler. Fiyat istikrarını gözeten kurumlar olarak merkez bankaları varlık fiyatları enflasyonundan da çok hoşlanmazlar.

Ekonomide iç talebi kamçılayan birkaç unsur vardır. Bunlardan en önemlileri, gelir, servet ve faiz oranlarıdır. Servet ve gelirin artması iç talebi artırırken, faizlerin artması iç talebi frenleyen bir etki yapar. Hane halklarının servetlerinin artması yoluyla kamçılanan iç talep mal ve hizmet enflasyonu açısından ciddi bir risk teşkil eder. Kira gibi gelirlerin artması konunun bir başka boyutudur. Merkez bankaları bu nedenle varlık fiyatları enflasyonuna kayıtsız kalamazlar.

SERVET ARTIŞI

Türkiye’de de son dönemlerde ciddi oranlarda varlık fiyatları enflasyonu yaşanmaktadır
. Ortalama mal ve hizmet fiyatlarının son on iki ayda yüzde 10’un altında arttığı bir ortamda, hisse senetlerinin ortalama fiyatları (İMKB-100) aynı dönemde yaklaşık yüzde 55 artmıştır. Aynı şekilde, gayrimenkul fiyatlarının son bir yıl içinde ikiye katlandığı söylenmektedir.

Halkın geleneksel yatırım araçlarından döviz ve Türk parası cinsinden altın fiyatları ise neredeyse sabit kalmıştır. Yine de, Türkiye’de özellikle yüksek gelir gruplarında ortalama nominal servet artışının mal ve hizmet enflasyonunun üzerinde olduğunu tahmin etmek yanıltıcı olmayacaktır.

Özel sektör tasarruflarındaki düşmenin önemli nedenlerinden biri de nominal servetin artmasından kaynaklanmaktadır. Yani, varlık fiyatlarının göreli olarak daha hızlı artması ekonomideki tasarruf açığını artırıp cari işlemler dengesi açığını yükselten bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu olguyu önümüzdeki dönemde daha açık bir biçimde izleyebileceğimizi düşünüyorum.
X