Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Valilik rekoru bende OĞUZ KAĞAN KÖKSAL

    Faruk Bildirici
    08.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 07.01.2012 - 21:37

    Oğuz Kağan Köksal, Türkiye’de en uzun süre valilik yapan bürokratlardan. 20 yıllık valilik dönemini ızmir’de kapadıktan sonra dört yıl da Emniyet Genel Müdürlüğü yaptı. Ardından son seçimde AKP’den Kırıkkale milletvekili seçildi. Meclis’teki görevi: Milli Savunma Komisyonu Başkanlığı

    Gaziantep’e vali yardımcısı olarak geldim. Abdülkadir Aksu Gaziantep valisiydi. Üç sene vali yardımcılığı yaptım. Abdülkadir Bey istifa edip siyasete girince vali vekili oldum. Peşinden Tekirdağ Valiliği’ne atandım. Tekirdağ’dan sonra Malatya ile Denizli valilikleri yaptım. En uzun Adana’da kaldım, yedi yıl. Adana Valiliği’ndeki rekorumu kıran şu ana kadar yok. Adana’dan sonra Bursa ve son olarak da ızmir Valiliği. Valilik sefahatim uzun biraz. 20 seneyi aşkın. Bir de kesintisiz oldu, merkeze alınmadım yani. Üç-dört cumhurbaşkanı değiştirdim, görevdeyken değişen başbakanların sayısını bilmiyorum. Hükümetler değişti, ben nasıl valilikte kaldım? Doğrusu özel bir çaba sarf etmedim. Bulunduğum yerlerde vatandaşlarla iç içe olmaya önem verdim. Bursa’dayken iki yıl, ‘Yılın Valisi’ seçildim. Çalışma tarzım farklıdır. Kapım açık çalışırım.

    VEKİLLİKTEN MEMNUNUM

    Denizli’deyken, ANAP’tan milletvekili adayı olmak için ayrıldım. Siyaset, o zaman nasip değilmiş. Mesut Yılmaz sınıf arkadaşımdı. Kendisiyle görüştüm, istifa ettim ama listeye koymadılar. Biz de döndük gittik Adana Valiliği’ne. 2011 seçimleri yaklaşırken adaylığım arzu edildi. Biliyorsunuz, Sayın Başbakan her müracaat edene “Hayırlı olsun” der. ılla garanti vermez. “Hayırlı olsun” dedi. Gittik memleketimiz Kırıkkale’den başvurduk. Listeler hazırlandı. Beşir Bey’in ardından ikinci sıraya geldik. Biz masanın her iki tarafında da oturduk. Bürokrasiyi biliyoruz. 38-39 senemizi verdik. şimdi öbür tarafında oturduk siyasetçi noktasına bakıyoruz. Ben demokrasilerde her şeyin siyaset yoluyla hallolacağına inanıyorum. Doğrusu milletvekili olduğuma da memnunum. Milletvekili olduktan sonra gruptan bir form dağıtıldı. Hangi komisyonda çalışmak istediğimizi sordular. Ben ıçişleri ve Milli Savunmayı da yazmıştım. Milli Savunma Komisyonu Başkanlığı’nı uygun gördüler. Bu kadar sene valilik yapınca askeri konulara vakıf oluyorsunuz.

    “Ben valiyken dört cumhurbaşkanı değişti başbakanların sayısını bile bilmiyorum”

    Mahkeme kararıyla mezun oldum
    KIRIKKALE

    Babam nüfus memuru ya, ismim nüfusa doğru yazılmış. Aslında doğrusu bu, Kağan. Daha 4 buçuk yaşındayken okumayı kendi kendime öğrenmişim. Babam bir arkadaşının sınıfına götürdü. Beş sene orada devam ettim. Ama yaşım küçük olduğu için diploma alamadım. Mahkemede yaşımı büyüterek diplomayı aldım. Kayıtlardaki 1948, gerçek doğum yılım değil yani. Çocukluğum, gençliğim Kırıkkale’de geçti. Liseden sonra Ankara’ya geldik. Kırıkkale, bir fabrika şehri. Lise talebeliğimiz sırasında nüfusu 35-40 bin civarında, huzurlu, güzel bir kentti.

    5-6 bin kitabım var
    OKUMAK

    Gençliğimde sporla ilgili değildim. Çok okurdum. şimdi de 5-6 bin kitaplık bir kütüphanem var. Her ay belli bir kontenjan ayırırım, kitapçıları dolaşıp beğendiğim kitapları alırım. Kitap hobisidir benimki. Gençlik yıllarımda tarih kitaplarına daha çok meraklıydım. Babam da meraklıydı. O küçük memur maaşıyla kitap alırdı.

    Deniz Gezmiş ile farklı cenahtandık
    SİYASAL

    Fen bölümü mezunu olduğum için hayalim mühendislikti. Ama puanım Siyasal’ı tuttu, kayıt oldum. Ama bir yandan da Trabzon Teknik Üniversitesi’nin kayıtları açmasını bekliyordum. ılk 20’nin içinde olduğum için Maliye Bakanlığı burs verdi. Memur çocuğu olarak burs alınca Siyasal’da kaldım. Kaymakamlık düşüncesi vardı ama babam, maliyeci olmamı istiyordu. Peki deyip ekonomi maliye bölümünü bitirdim. Tam gençlik hareketlerinin başladığı 1968 dönemiydi. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını görürdüm. Onlardan farklı cenahtandık. Biraz Milli Türk Talebe Birliği’nin içinde bulunduk. Sonra da Hür Düşünce Kulübü vardı. Hasan Celal Güzel bizden iki dönem önceydi. Mesut Yılmaz ile sınıf arkadaşıyım, Abdülkadir Aksu vardı. O biraz daha faaldi. Beşir Atalay’ı, Kırıkkale’den tanıyorum, bizden iki dönem öndedir lisede. Osman Durmuş ile de aynı sınıftaydık.

    Noel Baba polis benim fikrimdi
    EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

    İzmir valisiyken 2007’de Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandım. Kapkaça karşı Noel babalar gibi sivil giyimli polisleri kullanma benim projemdi. Önce Adana ve ızmir’de uyguladık, başarılı oldu. Emniyet Genel Müdürü olduğumda Türkiye’de kapkaç en üst seviyeye çıkmıştı. O zaman Hüseyin Çapkın da yanımda emniyet müdürüydü. Adana, Bursa, ızmir valilikleri yaptığım sırada oraya getirdim. Bu projeleri de birlikte yürüttük. Genel müdür olunca da Türkiye’ye yaydık, başarılı da oldu. Kapkaç silindi.

    Cemaatin etkinliği tamamen söylenti
    EMNİYET

    Hrant Dink’in öldürülmesi olayında polisin ihmali olayını bilmiyorum. Benim dönemimde soruşturma adliyeye intikal etmişti. Polis Teşkilatı’na çok güvenirim, çok da severim. Dini cemaatin poliste etkin olduğu tamamen söylenti. Bu işin içinde biri olarak söylüyorum: Böyle bir şeyin aslı astarı yok.

    Dinlemeler çok sorumsuzdu
    TELEFONLAR

    Hiç telefonumun dinlendiğinden kaygı duymadım. Çok rahat konuşurum. Sokaktaki adam bile “Telefonlarımı dinliyorlar” diyor. Ya arkadaş senin telefonunu neden dinlesinler? Ama bir sürü insan dinlenmedi mi? Dinlendi, mahkeme kararlarıyla. Alınan kararlar, mahkemeden çıkar, Telekomünikasyon ıletişim Başkanlığı’na (TıB) gider. TıB uygun görürse bağlar. Aslında TıB kurulmadan önce çok sorumsuzdu bu iş. Ak Parti hükümeti TıB’i kurarak kontrol altına aldı. Ondan evvel operatörler de giriyordu.

    Polis ve asker şimdi birbirini tamamlıyor
    ULUDERE

    Uludere olayında ihmal ya da kasıt olduğunu söylemek için erken. Genelkurmay Başkanı idari ve adli soruşturmanın devam ettiğini söylüyor. ıdari soruşturmanın özünde sadece suçu suçluyu soruşturmak değil olayı da araştırmak var. Onlar devam ediyor, bütün bulguları inceliyorlar. Burada da her şey şeffaf olmalı. Eğer bir ihmal, bir yanlış varsa zaten ortaya çıkar. Çok farklı bir boyutta şu anda Türkiye. Genel müdürlüğüm sırasında 46 vilayette özel harekat vardı. Fark şu: Polis belediye sınırları içinde görev yapar, jandarma kırsalda. Herkes daha ziyade sınırları içerisinde görev ifa ediyordu. şimdi birlikte de göreve gidiliyor. Bir konsept değişikliği var tabii. Polis ve askerin birbirini tamamlaması önemli.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı