"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Vali, kaçak şarap fabrikası açar mı

MÜTEAHHİT Hacı Akpınar, doğum yeri olan Malatya’nın Arapgir ilçesinin Yazılı Köyü’nün “Karaoğlan” üzümünden şarap üretmeyi kafasına koymuştu.

Bunun için önce Türkiye’de Kavaklıdere ve Mey İçki’ye danışmanlık yapan şarap uzmanı Fransız Jean-Luc Colin’in bir “şarap tadım eğitimi”ne katıldı.
Amacı Jean-Luc Colin’le tanışmak, ona Yazılı Köyü’nün Karaoğlan üzümünü anlatmaktı. Şarap tadımı sırasında düşündüğünü yaptı, Colin’e köyünün üzümünü anlatmaya koyuldu. Ancak, Colin, sadece Karaoğlan’ı değil, Türkiye’nin en ücra köşesindeki üzümleri biliyordu.
Hacı Akpınar, Jean-Luc Colin’in şarap bilgisi desteğini alarak Arapgir’in yolunu tuttu. Planını önce dönemin kaymakamına açtı. Kaymakam heyecanlandı:
- Siz yeter ki buraya yatırım
yapın, ben elimden gelen desteği veririm.
Kaymakam dediğini yaptı, ilk fırsatta durumu dönemin Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz’e açtı:
- Hacı Akpınar adlı Arapgir’li işadamı 3 milyon dolar yatırımla ilçemize bir şarap fabrikası kurmayı düşünüyor. Bu konuda desteğinizi bekliyoruz.
Vali ve kaymakam, Arapgir bir fabrika kazanacak diye heyecanlandı, Hacı Akpınar, Jean-Luc Colin’le birlikte kolları sıvadı. İnşaat ruhsat izninin ardından temeli atıp, fabrika inşaatını tamamladı. 2007 yılı sonunda da ilk şaraplarını şişeledi.
Tam bu aşamada önemli bir noktanın gözden kaçtığı ortaya çıktı...
Hacı Akpınar, en önemli işi, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (TAPDK) izin almayı aklına bile getirmemişti.
Akpınar, “Güzay Karaoğlan” diye çıkardığı şarabı dağıtma aşamasındayken TAPDK’nın yolunu tuttu, aldığı ilk yanıt onu ürküttü:
- Kardeşim sen düpe düz kaçak şarap fabrikası kurmuşsun. Şimdi seni hapse attıralım mı?
- Aman efendim, ben iyi niyetle köyüme bir şarap fabrikası kazandırmaya çalıştım. Ne TAPDK’yı bilirim, ne başka şeyi?
Akpınar, bunun üzerine durumu dönemin Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz’e aktardı:
- Sayın Valim, TAPDK’yla görüştüm. Meğer şarap fabrikasını kurmadan önce onlardan izin almak gerekiyormuş. Bizim fabrikaya kaçak diyorlar.
- Ne?.. Şimdi sen bana kaçak bir şarap fabrikasının açılışını mı yaptırmış oldun?
- Sayın Valim, inanın ben de bilmiyordum. Şimdi izinleri almaya çalışıyoruz.
Hacı Akpınar, günlerce TAPDK’nın kapısını aşındırdı, derdini anlatmaya çalıştı:
- Gelin, inceleyin. Vali’ye, kaymakama sorun. Benim kaçak şarap üretmek gibi bir niyetim olamaz. Ben köyümün güzel üzümünden dünya markası bir şarap ortaya koymak istiyorum.
1-1.5 yıl süren git-geller sonrasında TAPDK’dan izin çıktı:
- İnceledik, bir kötü niyetinin olmadığını gördük. Ürettiğin şarapları pazara sunabilirsin...
Böylece Akpınar’ın Güzay adıyla çıkardığı temelde Karaoğlan üzümünden yaptığı şarapları 2008 yılı sonundan itibaren küçük adımlarla vitrine çıktı...
Akpınar da TAPDK’nın rolünü bir daha hiç unutmadı...

AK Partili üye: Madem 250 kişi ekmek yiyecek, şarap fabrikası kursun

HACI Akpınar’ın Arapgir’in Yazılı Köyü yakınlarına kurduğu Yeni Doğuş adlı şarap fabrikasının inşaat izni süreci de oldukça ilginç geçti.
Dönemin Malatya Valisi ve Arapgir Kaymakamı’nın desteğini alan Hacı Akpınar, inşaat izninin il genel meclisinde görüşüldüğü gün oradaydı:
- İl gene meclisi 60 üyeliydi. 52 üye AK Parti ve Saadet Partisi başta olmak üzere sağ kesimden temsilcilerdi. Şarap fabrikası kurulmasını istemeyebilirlerdi.
Sıra şarap fabrikası inşaatına ruhsat konusuna gelince, ilk sözü bir-iki CHP’li üye aldı. Arapgir’in üzümlerini anlatıp, şarap sektöründe değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar:
- Büyük şarap üreticileri zaman zaman alım yapıyor ama burada kurulacak fabrika, çiftçimiz için daha anlamlı olur.
Ardından Hacı Akpınar’a söz verildi:
- Benim amacım, köyümün, ilçemin üzümlerinin değerlendirilmesi, “Karaoğlan”dan dünya çapında şarap üretilebileceğinin ortaya konulması.
Sorular soruldu:
- Peki kaç kişi çalışacak?
- 20-30 kişiyle başlarız, iyi sezonda 50 kişiye kadar çıkarız. Üretim arttıkça bu sayı 100’e, 200’e çıkar.
Bunun üzerine AK Partili üyelerden biri söz aldı. Akpınar, “Eyvah, aleyhte konuşacak, belki de izin çıkmasını engelleyecek” diye düşünürken, konuşmayı dinledikçe rahatladı:
- 3 milyon dolarlık yatırım, en önemlisi 40-50 kişinin doğrudan istihdam edilmesi. Bunun anlamı 200-250 kişinin o fabrikadan ekmek yemesidir. Benim anam-babam hacıdır. Ben de şarabın tadını bilmem. Ancak ben şahsen, böyle bir fabrikanın kurulmasına olumlu oy veririm.
Ardından oylamaya geçildi, başkan çıkan sonucu okudu:
- 39 “evet”, 21 “hayır” var... Yani, Yeni Doğuş fabrikasının inşaatı başlayabilir...
AK Partili meclis üyesi işin “istihdam” yönüne odaklanıp lehyte konuşunca Yeni Doğuş Şarap Fabrikası’na inşaat ruhsatı “oy çokluğu”yla geçti...
Böylece Hacı Akpınar da köyüne 3 milyon dolar yatırdı...

TMSF, Burgaz bayisiyle ‘usulsüz bandrol’ sözleşmesi imzalıyor

BURGAZ Rakı’yla öne çıkan Burgaz Pazarlama’nın son dönemlerde bayilerine imzalattığı bir sözleşme metni elime geçti. Sözleşme tümüyle “hatalı bandrol”le ilgili. Maddelerine birlikte göz atalım:
· Burgaz, usulsüz bandrol nedeniyle stoğundaki ürünlere vergi dairesi tarafından el konulan bayinin mağduriyetini önlemek için yeni ürün göndermeyi taahhüt eder.
· Bayi, bu yeni ürününün bedelini vergi dairesine alınan ürünlerle ilgili problemler ortadan kalktığı zaman öder.
· Bayi, vergi dairesinin aldığı ürünler üzerindeki muhafazanın kaldırılması konusunda girişimde bulunmayı kabul eder.
· Bayi, vergi dairesinin usulsüz bandrol yapışmış şişeleri yediemin olarak teslim alacağını, hiçbir şekilde satmayacağını, piyasaya satmayacağını taahhüt eder. Aksi takdirde Burgaz’ın uğrayacağı zararın tamamından sorumlu olur.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kısa süre önce Hayyam Garipoğlu’yla yeni bir protokol üzerinde anlaştı. Burgaz’ın Mey İçki’ye satışı konusu yapılan itirazlar nedeniyle Rekabet Kurulu’nun önünde olduğu için, bu şirket geçici süreyle protokolün dışında tutuldu...
Yani, Burgaz halen TMSF’nin yönetiminde bulunuyor...
Bayilere gönderilen sözleşme, bu yönetimin “usulsüz, hatalı, yanlış” bandrol olayını kabullendiğini ortaya koyuyor...

X