"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Vakanüvis ve bayram

"AH, nerede o eski bayramlar..."<br><br>Giderek artan ama yankısı daha uzaktan gelen biçimde, bu nostaljik cümle seslendiriliyor her fırsatta.

Bayram kelimesi birçok insanı çocukluğuna, ilk gençliğine döndürüyor.

Geçmişine, soyağacına da...

Peki "Ah, nerede o eski bayramlar" diye iç çeken, hüzünlenen onca insan ne(yi) arıyor acaba?

Yitirilen ve şimdi özlenen ne?

* * *

Belki komşuluk, akraba ilişkileri ve o ilişkileri Şeker ve Kurban Bayramı’nda senede iki kez hayata geçiren (ve kanıtlayan) bayram geleneğinin yitirilmesi.

Çocuklara ikramiye gibi gelen bayram harçlıkları.

Ve onları sokaklara döken, bisiklet-mobilet kiralanan arsaların, Luna Park’ın, sinemaların kapısını ve sade gazozların kapağını açan o kağıt paralar.

Bayram sabahı giyilen yeni bir pantolon, yeni bir ayakkabı... Farklı bir güne, yani bayrama uyanmak. Nane likorünün tadı, tırnakla tersinden düzeltilip saklanan ve tornetlere nikelaj olan parlak çikolata kağıtları. Çatapatlar, maytaplar, torpiller, kız kovalayanlar, mantar tabancaları ile bayram çocuklarının gönlünce (kimse karışmadan) kendi davulunu çaldığı o mazi. Belki bayramı gerçekten bayram gibi ve bayram yaparak yaşama duygusunun, kayıplar arasına karışması.

Ama kanımca asıl yitirilen, bu kareler aktardığım eski filmin hem nedeni ve hem sonucu gibi gözüken o saç-baş okşayan duygu.

Huzur ve iç huzur.

Ve farklı yumurta ikizi bu duyguları, bayramlarda herkeste görmekten (ya da öyle sanmaktan) kaynaklanan toplumsal huzur.

* * *

Bayram gelince, çocukluk günlerimize dönüyoruz.

Ve bayramlardan umudunu kesen ya da hala medet uman insanlar mırıldanıyor:

"Ah, nerede o eski bayramlar."

Dönüyoruz çocukluk günlerine; notlarını kaybetmiş, belleği her yıl eksilen yorgun vakanüvisler gibi.

Ve unutuyoruz, çocukluk günlerine dönmenin, aslında insanın kendisine, iç mimarisine dönmesi olduğunu. Varlığının, benliğinin, kimliğinin, kişiliğinin kuruluş dönemine dönmesi...

Bazen ayırt edemiyoruz, yitirilen eski bayramlar mıdır, yoksa kendimizinden bir şeyler mi?

Yaşar Sökmensüer’in "Köy Artık Çok Uzakta" başlıklı yazısı, yazı işlerinin hatası nedeniyle iki kez girmiştir. Özür dileriz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI