Gündem Haberleri

    Vahşeti aşkları için planladılar

    aakin@hurriyet.com.tr
    10.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İçlerindeki şeytanın, hayatlarının geri kalanında onlara aşk değil, esaret ve pişmanlıktan başka tat vermeyeceğini görememişlerdi…

    Yaşadıkları aşkla kalpleri taşa dönmüş, gözleri mühürlenmiş, akılları tutulmuştu… Mutluluğu kanlı ellerinde ararken herşeyi göze almışlardı… Lise koridorlarında başlayan masum bir aşk hikayesinin aile katliamına dönüşebileceği kim bilebilirdi ki? Ankara Batıkent’te yaşanan vahşi cinayetin çarpıcı ayrıntıları Olay Yeri’nde…
    2005 yılının son aylarında tanışmıştı Kamil ve Gülçin. Kamil 19 yaşında, Gülçin 16 yaşındaydı. Aynı lisede okuyan genç sevgililer kısa sürede birbirlerine öyle sıkı bağlanmışlardı ki, evlilik hayalleri kuruyor, mutluluklarının daim olduğunu düşünüyorlardı. Onların yaşadığı bu aşk, aslında bir katliamın sonunun başlangıcıydı… Gülçin, Kamil’e duyduğu aşkı önce kendisinden 11 yaş büyük olan ablası Nilgün’e anlattı. İlişkilerinin ciddi olduğunu ve liseyi bitirdikten sonra evlenmeyi planladıklarını söyledi. Abla duygularını incitmek istemediği kardeşine, yaşının henüz küçük olduğunu ve her şeyi zamana bırakması gerektiğini söyledi. Ailenin en küçük çocuğu Gülçin için ablasının bu sözleri hiçbir şey ifade etmemiş, aksine ablasına karşı içinde büyük bir öfkenin birikmesine neden olmuştu. Çünkü Gülçin, Kamil’le arasındaki tek engelin yaşının olduğunu biliyor ve bu gerçeğin yüzüne vurulmasından nefret ediyordu./images/100/0x0/55ea3205f018fbb8f870ba57

    Anne karşı çıktı

    Sevgilisiyle okul dışında da gizli gizli bulaşan Gülçin, artık Kamil’le biran önce evlenip aynı evi paylaşmak istiyordu. Kaçamak buluşmalardan sıkılmış, herkesin karşısına çıkıp sevgisini anlatmak istiyordu. 2006 Mayıs ayının başlarında 61 yaşındaki annesi Fatma’ya Kamil’le olan ilişkisini anlatan genç kız, evlenmek istediklerini söyledi. Kızının bu talebine karşı çıkan anne, diğer kızı Nilgün gibi Gülçin’in evlilik için yaşının uygun olmadığını, Kamil’den ayrılması gerektiğini söyledi. Gülçin için işler artık daha da karmaşık hale gelmiş, sevgisiyle ailesi arasında kalmıştı.

    Vahşi plan

    Annesi ve ablasının ilişkilerine karşı çıkmasını Kamil’le paylaşan Gülçin, kaçma hazırlığı yapıyor ancak yakalanacaklarını düşünerek bu plandan vazgeçiyordu. Gülçin artık her şeyi göze almıştı. İçindeki şeytanı büyütüyor, ailesine karşı büyük öfke duyuyordu. Kamil’le evlenmeleri için ailenin reisi baba Kadir Kaya’dan izin alabilirse yaşanan tüm sıkıntıların aşılacağını düşünüyordu. 25 Mayıs 2006’da bir kafeteryada buluşan genç sevgililer, hayatlarının belki de en zor planını yapmaya başladı. Plana göre Gülçin, ertesi gün ablası ve annesini birlikte alışverişe gitmeleri için ikna edecek, baba evde tek kalacaktı. Kamil ise bir süre sonra eve gelerek babayı evlenmelerine izin vermesi için ikna edecekti. Her şey konuşulduktan sonra Kamil, Gülçin’e, “Ya baban da ikna olmazsa ne yapacağız?” diye sordu. Birkaç saniye sevgilisinin gözlerine bakan Gülçin, kin ve öfke dolu ses tonuyla, “Hepsini öldüreceğiz” yanıtını verdi. Kamil şaşırmış ancak, “Hayır” diyememişti. Birkaç dakika süren sessizliğin ardından, cinayet planları da konuşulmaya başlanmıştı. Buna göre Kamil, olumsuz yanıt alması halinde babayı öldürecek, ardından alışverişe giden anne ve ablanın eve gelmesini bekleyecekti. Daha sonra Gülçin’le bir olup anne, abla ve akşam işten çıkıp eve gelecek olan ağabey öldürülüp cesetler saklanacaktı. Saatlerce konuşulan planın ardından sevgililer evlerini yolunu tuttu.

    Gülçin akşam eve gittiğinde anne ve ablasını ertesi sabah alışverişe gitmek için ikna etti. Babasına, “Sen sabah evde misin baba?” diye soran genç kız, “Evet” yanıtını alınca, sevgilisine, “Sorun yok. Konuştuğumuz gibi” mesajı attı. Gece boyunca uyumayan Gülçin, sevgilisi Kamil’le telefonla görüşerek planı detaylarıyla tekrar konuştu.

    Planı uygulamaya başladı

    Sabah olduğunda Gülçin önce kahvaltıyı hazırladı ardından annesini ve ablasını uyandırdı. İşe giden ağabeyini yolcu eden genç kız, ablasına, “Hava çok güzel hemen alışverişe çıkalım” dedi. Genç kızın mutlu tavırları anne ve ablasının da dikkatini çekmişti. Ama bunun kendileri için kurulan sinsi bir planın parçası olduğu akıllarının ucundan dahi geçmiyordu. Ailesiyle son kez kahvaltı yapan Gülçin, anne ve ablasıyla alışveriş için dışarı çıktığında, sevgilisine, “Biz çıktık eve geçebilirsin” mesajını attı.

    Babayı boğarak öldürdü

    Kamil mesajı alır almaz Gülçin’in evlerinin bulunduğu binaya gitti. Bir süre kapıda düşündükten sonra kapı zilini çaldı. Her şeyden habersiz olan baba Kadir, kapıyı açtığında katiliyle göz göze olduğundan habersiz, “Buyurun” dedi. Kamil, babaya, “Ben kızınız Gülçin’in okul arkadaşıyım sizinle konuşmak istiyorum” dedi. Çok şaşıran baba, genci eve davet etti. Bir süre sohbet ettikten sonra Kamil, sevdiği kızın babasına yaşadıkları aşkı anlatmaya başladı. Kadir Kaya, her cümlede daha da öfkeleniyor ve Kamil’e evden gitmesini söylüyordu. Uzun süre kick boks yapan genç aşık,  Gülçin’le evleneceklerini ve buna kimsenin engel olamayacağını belirterek kendisine vurmak isteyen babayı engellemeye çalışıyordu. Baba bir türlü ikna olmuyor, Kamile küfürler ediyordu.

    Hallettin mi?

    Bir süre sonra Kamil, sevdiği kızın babasına yumruk atarak, “Evleneceğiz, evleneceğiz, evleneceğiz…” demeye başladı. 63 yaşındaki adam yere düşünce tekmeler savurmaya devam eden Kamil, bu kez babanın boğazına sarıldı. Belinden kemeri çıkaran çılgın adam, Kadir Kaya’nın boğazına geçirerek öldürene kadar sıktı. Kontrolünü kaybeden Kamil, artık dönülmez bir yola girdiklerinin farkındaydı. Babanın cesedini, yatak odasındaki dolaba sürükledi. Bir süre sonra Gülçin sevgilisine, “Ne yaptın hallettin mi?” mesajı gönderdi. Kamil ise “Evet” yanıtını verdi. Evde beklemeye başlayan Kamil, korkuyor, pişmanlık duyuyor ama Gülçin’le birlikte olmanın hayalini kurarak planı devam ettirmek istiyordu. Sık sık babanın  cesedini kontrol etmek için dolabı açan Kamil, ailenin diğer bireylerinin biran önce eve gelmesini istiyordu.

    Ablaya onlarca kez bıçak sapladı

    Cinayetten yaklaşık bir saat sonra eve Gülçin eve annesi ve ablasıyla birlikte geldi. Gülçin’in odasına gizlenen Kamil, bir anda dışarı çıkarak anne Fatma Kaya’nın üzerine yürüdü. Kamil yaşlı kadına vurmaya çalışırken, abla Nilgün Kaya, hırsız olduğunu düşündüğü kardeşinin aşığına saldırdı. Gözünü karartan Gülçin, mutfağa koşup daha önce sakladığı bıçağı alarak ablasının sırtına saplamaya başladı. Yere yığılan abla, kardeşinin ardı ardına devam eden bıçak darbelerine karşılık veremiyor, ölmeden önce gözünden akan bir damla yaşla yaşadıklarına adeta isyan ediyordu.

    Vahşet 3 dakika sürdü

    Anne ise kızını, küçük kardeşinin elinden kurtarmak istedikçe daha fazla acı çekiyor, Kamil’in öldürmek için yüzüne kapattığı yastıktan kurtulmaya çalışıyordu. Bu sırada Gülçin, çoktan ölen ablasına bıçak saplamaya devam ederek, içindeki öfkeyi atıyordu. Annenin bayılması üzerine bıçağı Gülçin’in elinden zorla alan Kamil, abla Nilgün’ü dört kez daha bıçakladıktan sonra, bu kez baygın anneyi bıçaklayarak öldürüyordu. 3 dakika süren vahşet, anne ve ablanın öldüğünün anlaşılmasıyla son bulmuştu. Cesetleri yatak odasındaki dolaba taşıyan sevgililer kan lekelerini temizledikten sonra, birbirlerine sarılarak son kurban ağabeyin eve gelmesi için beklemeye başlıyorlardı.

    Abdest alıp namaz kıldı

    Ancak, Kamil yaptığından büyük pişmanlık duymuş, içindeki şeytana teslim olduğunu düşünüyordu ve hiç konuşmuyordu. Banyoya gidip abdest alan çılgın aşık, salonda namaz kıldıktan sora şeytandan arındığını düşünüyor ancak yine de ağabeyi öldürmekten vazgeçmiyordu. Çünkü ağabeyin ölmüyle cinayetlerin bir sır olarak kalacağını sanıyordu. Gülçin ise öldürdükleri anne, baba ve ablasının cesetleri evdeyken televizyon izleyerek yaşadıklarını unutmaya çalışıyor, zaman zaman pencereden sokağı kontrol ediyordu.

    Ağabeyi de öldüreceklerdi

    Akşam saatlerinde vahşetten habersiz işten eve gelen ağabey Hüseyin Kaya, kapıda kendisini karşılayan kardeşine ailenin diğer bireylerinin nerede olduğunu soruyordu. Bunun üzerine Gülçin gülerek ağabeyine, “Abi sana bir sürprizim var. Gözlerini kapat” diyerek onu cesetlerin bulunduğu ve sevgilisinin bıçakla saklandığı odaya doğru götürüyordu. Gülçin, elinden tuttuğu ağabeyini yatak odasında getirdiği sırada kapının arkasına gizlenen Kamil, Hüseyin Kaya’ya bıçağı saplamaya çalışıyordu. Bıçağın sırtını sıyırması üzerine kardeşini iterek soluğu sokakta alan Hüseyin ise, bağırarak komşularından yardım istiyordu.
    Planları bozulan iki sevgili ne yapacaklarını bilmiyor ve kapalı kaldıkları evden çıkamıyorlardı. Birkaç dakika sonra eve gelen polisler genç aşıkları yakalayarak vahşeti tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarıyor.

    Aşkları için işledikleri vahşi cinayetlerin ardından genç sevgililer, ifadelerinde ağabey Hüseyin Kaya’yı da öldürdükten sonra cesetleri gömmeyi planladıklarını itiraf ederken, hakim karşısında çıkarıldıkları ilk duruşmada birbirlerini suçladılar. Duruşmalarda sık sık tartışan iki aşık, 3’er kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 

    OLAY YERİ'NDE DAHA ÖNCE OKUDUKLARINIZ

    SEVGİLİSİ İÇİN AİLESİNİ KATLETTİ, 6 AY ROL YAPTI

    KOCASINI AŞIĞINA ÖLDÜRTÜP HELVA DAĞITTI

    MAKYAJ PARASI VAHŞETİ

    KATİLE MÜTHİŞ TAKİP

    KATİLİNE GÜLEREK POZ VERDİ

    CINDY CİNAYETİNİN SIRRI NASIL ÇÖZÜLDÜ

    ÇEYİZ SANDIĞINDAN ÇIKAN VAHŞET

    CİNAYETİ BOYA PARÇASI AYDINLATTI

    İNANILMAZ OPERASYONUN PERDE ARKASI

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı