"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Uzun, ince yol: AVM otoparkı

BAZI AVM’lerin canımı en çok sıkan yönünden bahsedeceğim bugün.

Artarda-yanyana sıralanmaları, yek diğerinden ayrılan karakterlere, kimliklere ulaşamamaları, tema merkezler olamamaları filan gibi benim de sık yazdığım, bildik meseleler değil derdim.
Derdim, bünyesindeki mağazalar/markalarla birbirine çoğu kez çok benzeyen AVM’lerin, otoparkları.
Birbine benzeyen AVM’Lerin illa ki tek benzemezleri otoparkları.
Bazıları tam bir çapraz bulmaca...

* * *

Adlarını vermeye dilim varmıyor ama, bir AVM’ye giriyorsunuz. “Dön dolaş yine bana gel” misali, otoparka kıvrıla kıvrıla iniyor ya da çıkıyorsunuz. Bulma ihtimaliniz olan tek arabalık yere yapılan bu uzun ince yolculuk başınızı döndürüyor.
Bazısında arabayı park ediyorsunuz, diyelim A Katı’na... Başka hiç bir adres yok; A1, B2 filan gibi...
Bazısının ise arabayı park ettiğiniz yerin belirteci, “Kuzey, A1, C17-8a” filan gibi ki, Görevimiz Tehlike’nin kendini bilmem kaç saniye içinde yok eden elektronik zamazingosu gibi sizi şifre ezberletmeye mahkum kılıyor.
İki alışverişten sonra soruyor koca karısına:
“Kuzey miydi bizimkisi...”
Yanıt geliyor; “Yok Güney’i seviyorduk biz, TV’deki o dizide...”

* * *

Bazısı girdin mi çıkılmaz yapıda...
Bazısında bazı katlar “yıkama”ya ayrıldığı için, inanılmaz bir tıkanmayla karşılaşıyorsunuz o yöne saptığınızda. Ve o yoldan, geri dönüş yok!
Arabanın burnunu ya da kıçını o daracık otopark labirentinin bir kanalına çıkartıp, camları köpürten zat “Hemşehrim yassah, burası yıkama” diyor sanki bakışıyla.
Bazı otoparklarda çıkışı bulmak maharet, bazısında girişi...
Bir koca AVM’yi planlayıp, yaparken, otoparkını bu denli bulmaca yapmak ne iştir.
Hiç anlamam bu işten ama, bir AVM’yi yaparken ilk zihniyet, ilk amaç, insanların oraya kolayca gelip-girip-park etmesi değil midir?

* * *

Son bir not...
Otoparklarda girişte çıkışta, arabanızın altına-üstüne bakan güvenlik görevlileri (ki bence gereklidir), kameralar filan her şey var. Ama bir de tabela var:
“Arabanızdan kaybolan eşyalardan, doğabilecek hasardan mesul değiliz”...
Ben gelmişim, arabamı kapalı otoparkınıza bırakmışım. Döndüğümde diyelim darmadağın...
Kim mesul olacak, mesela?

X