"Sahrap Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sahrap Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sahrap Soysal

Üzümlü elma kompostosu

Elmaları iyice yıkayın. Oyacak yardımıyla çekirdek yuvalarını çıkarın ve kabuklarını soyun.

Su ve limon suyunu bir tencereye koyarak elmaları ekleyin. Elmalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Ancak dağılmamalarına dikkat edin.
Elmalar yeterince yumuşayınca üzümü ve toz şekeri ekleyin. Arada sırada karıştırarak 5 dakika daha kaynatın. Ocaktan alıp soğumasını bekledikten sonra servise sunun.
Not: Kompostoyu ekşi elmayla yapacaksanız, limon sıkmanıza gerek yok.
Şeker yerine tatlandırıcı kullanacaksanız, tatlandırıcıyı ocaktan aldıktan sonra ekleyin.
Bu kompostoya kaynarken 3-4 adet karanfil de katabilirsiniz. Karanfil çok hoş bir koku verecektir.

Malzeme listesi

- 8 adet orta boy sert elma
- 1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm (İzmir üzümü, sultani üzüm.)
- 1 su bardağı  toz şeker
- 4 su bardağı su
- 1 tatlı kaşığı limon suyu

Kalabalık ve üretken saray mutfağı

Bir mutfak ne kadar karmaşık olabilir ya da bir mutfakta kaç kişi çalışabilir?
Osmanlılar’ın saray mutfağında çalışan aşçı sayısı tahmin edebileceğinizin çok üzerinde; yaklaşık 300’dü. Bunların 20’si başaşçı olarak görev yapardı. Başaşçılardan sonra saray aşçıları gelirdi ve sayıları da 60’ı bulurdu. Saraydaki yardımcı aşçı sayısı ise 200’dü.
Hiç öyle “Biraz abartılı sayılar değil mi bunlar?” demeyin. Mutfak sorumlularının hemen hemen vezirle aynı rütbede sayıldıklarını söylersek, sanırım sayıların abartılı olmadığını ispatlamış oluruz.
Peki bu kadar aşçı ne yapıyordu mutfakta?
Aşçılar ve yardımcıları, aralarında işbölümü yapmışlardı elbette. Bir kısmı sadece padişah için yemek yapardı ve bunlara ‘kuşçubaşı’ denirdi. Aşçıların bir kısmı da valide sultanlar ve şehzadeler için yemek pişirirdi. Misafirlere yemek yapan aşçılar da vardı.
Bir de tatlı o kadar önemli bir yere sahipti ki, mutfakta helva, macun ve şurup yapımı için kalabalık bir aşçı kadrosu çalışıyordu.
Gördüğünüz gibi oldukça karmaşık bir yerdi sarayın mutfağı ve bence Osmanlı mutfağının bu kadar hatırı sayılır olmasının bir nedeni de bu karmaşa ve üretkenlik...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI