Eğitim Haberleri

    Uzmanlardan üniversite adaylarına uyarı: Bahar rehavetine kapılmayın

    Serda ÖZÇELİK
    08.05.2017 - 15:42 | Son Güncelleme:

    LYS’ye yaklaşık bir ay kaldı. Öğrenciler, hazırlıklarına devam ediyor. Ancak uzmanlara göre, özellikle baharın gelmesiyle havaların ısınması birçok adayı olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, adaylara bu durumla başa çıkabilmeleri için öncelikle soğukkanlı olmaları gerektiğini söyleyerek, “Bilgilere ve sınava yeniden olumlu duygularla hazırlanabileceğiniz düşüncesine ancak biraz kendinizi dinleyerek ve doğru soruları sorarak ulaşabilirsiniz” diyor.

    Baharın gelmesiyle sınavlara hazırlanan üniversite adayları bir motivasyon sorunu yaşayabiliyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet, Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) girecek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Baharın gelip havaların ısınmasıyla birçok öğrencinin olumsuz durumlar yaşadığını belirten Acet, “Bu dönemde adayların ders çalışmayı bırakmak, seneye yeniden hazırlanmak gibi düşünceleri dile getirmeye başladığını söylemek de yanlış olmayacak” dedi ve bu durumun birçok nedeni olduğunu söyledi. Acet, bunları şöyle sıraladı: “İlki aylar hatta yıllara yayılan ve yoğun-yorucu sınava hazırlık sürecinde yaşanan yıpranmışlık; diğeri belirtilerini yaşadığımız ancak anlamlandırmakta ve tedbirlerini almakta zorlandığımız bahar sendromu ya da rehaveti. Her iki durumun yarattığı ortak sonuç; olumsuz davranışlardaki artış, kendini güvende hissedememe, eforlu işler ve çalışmalarda odaklanamama ve sonucunda başarı duygusunun zedelenmesi ve özgüvenin kaybedilmesi. Bu, LYS’lere yaklaşık 1 ay kalmışken hiç yaşamak istemeyeceğimiz bir durum. Çünkü daha fazla sorumluluk almamız gereken, hedeflediğimiz sonuçlara ulaşma yolunda daha heyecanlı, istekli olmamız ve çalışmamız gereken bir döneme giriyoruz.”

    SOĞUKKANLI OLUN VE KENDİNİZİ ANLAYIN

    Bu durumla başa çıkabilmek için öncelikle soğukkanlı olmak gerektiğini öneren Acet, içinde bulunulan zihinsel-fiziksel ve duygusal durumun ancak sakin kalınarak anlaşılabileceğini ve tespit edilebileceğini belirtti. Acet, şu önerilerde bulundu:

    Yorgunluğunuzun nedenleri, ölçüsü, ne kadar dinlenmeniz gerektiği, sizi nelerin rahatlattığı gibi bilgilere ve sınava yeniden olumlu duygularla hazırlanabileceğiniz düşüncesine ancak biraz kendinizi dinleyerek ve doğru soruları sorarak ulaşabilirsiniz. Kariyerinizi planlamak adına hedefler koyduğunuz, çok istediğiniz ve şevkle çalışmaya başladığınız günleri düşünün, elde edeceğiniz sonucun sizi ne kadar mutlu edeceğini siz biliyorsunuz. O halde kararlılıkla çalışmaya devam etmek için küçük düzenlemeler yapın, öğretmenleriniz bu konuda en iyi yardımcınız olacak. Fiziksel olarak kendinizi iyi hissediyor oluşunuz duygu ve düşüncelerinize yansıyacak. Aşırı yükleme ve yorgunluk yaratacak çalışma ve etkinliklerden bir süre uzak durarak aktif dinlenmeye geçin. Bunu dengeli beslenme, güne güzel bir kahvaltıyla başlama ve düzenli uyku gibi davranışlar ile desteklerseniz emin olun yaşam enerjinizi doğru ve hedefe yönelik kullanmış olacaksınız.

    PSİKOLOJİK HAZIRLIK DA ÖNEMLİ

    Sınava hazırlık sürecinin çeşitli bilgileri edinme ve kullanma becerisi kadar psikolojik bir hazırlık olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Yakınmaktan, başaramayacağınızı düşünmekten ve sürekli hatalarınızı görmekten vazgeçin. Emek verdiğinizden ve elinizden gelenin en iyisini yapacağınızdan emin olun. Bu süreçte size olumsuz duygular yaşatacak ortamlardan, kişilerden uzak durun. En önemlisi kendi düşünceleriniz ve kullandığınız dilin olumlu olması. Yaşamınızı sadeleştirin, ancak rutine düşmeyin. Arada kendinize küçük ödüller ve molalar vererek moral depolayın. Bu uzun süredir görmediğiniz bir arkadaş ziyareti, bir konser ya da film, bir müze ziyareti, bir hafta sonu seyahati olabilir.

    TEŞVİK EDİCİ BİR ROL ÜSTLENİN

    Aileler de bu konuda çocuklarına destek olmalı. Sınav sürecinin yorgunluğunu ve bahar aylarının yaratacağı olumsuz süreçleri ortadan kaldırarak birlikte başarabilmek için öğrencilerimiz kadar sizlere de büyük sorumluluklar düşüyor. 'Şimdi sırası mı? Şunun şurasında sınava ne kadar kaldı?' ile başlayan cümleler bu dönemde beklenenin aksine sonuçlar doğurabilir. Öyleyse onları koşulsuz desteklemek, başarıya giden yolda onlara uygun koşulları yaratabilmek için teşvik edici-dengeleyici bir rol üstlenmelisiniz. Bu desteğe inanın çok ihtiyaçları var.

     

     

     

    Etiketler: öğrenci , uzman
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı