Gündem Haberleri

    Uzmanlardan deli dana uyarısı

    Hürriyet Haber
    06.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Selçuk Üniversitesi (SÜ) Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veysi Aslan, "Türkiye'de 'deli dana yok' diyoruz, ancak bu konuda ciddi bir araştırma da yapılmış değil" dedi.

    Prof. Dr. Aslan, kaçak yollardan yurda sokulan canlı hayvanlarla, et ve yan ürünlerinin, sağlıklı olup olmadığını henüz bilmediklerini söyledi.

    Aynı sakıncanın canlı hayvan varlığı için de geçerli olduğunu belirten Aslan, büyük ve küçükbaş hayvanların tamamının ciddi bir taramadan geçirilmemesi nedeniyle, deli dana dahil, tehlike arz eden diğer hastalıklar konusunda kesin bir şey söylenemeyeceğini aktardı.

    Aralarında İngiltere'nin de bulunduğu bazı batılı ülkelerde deli dana hastalığı nedeniyle itlaf edilen hayvanların, imha edilmek yerine değişik biçimler altında başka ülkelere gönderilme olasılığından söz eden Aslan, hasta etlerle bunların yan ürünlerinin, ikinci bir ülke üzerinden Türkiye'ye sokulmuş olabileceğini kaydetti.

    Hindistan'dan Türkiye'ye sokulan etlerle canlı hayvanların bir bölümünün batı orijinli olma olasılığının yüksek olduğunu belirten Aslan, "Çünkü bu konuda ciddi analizler de yapılmış değil. Kaldı ki, deli dana virüsünün sıradan yöntemlerle tesbit edilmesi sanıldığı kadar kolay olmuyor" dedi.

    Aslan, deli dana virüsünün en önemli kaynaklarından biri olarak gösterilen hayvansal yemlerin, bolca tüketilen tavukçuluk sektöründe de kullanıldığını anlattı.

    Küçükbaş da tehlikeli

    Deli dananın tipik belirtilerinin, kısa sürede kesime hazır hale gelen tavuklarda izlenemediğini belirten Aslan, şöyle konuştu:

    "Deli dananın özellikle sığırlarda görülmesi ya da onlara özgü bir hastalık olarak algılanması, bunların besi süresinin uzun zaman almasından kaynaklanıyor. Oysa deli dana hastalığı, sığırların yanında, küçükbaş hayvanlarla kanatlılarda da görülmektedir. Hastalık kısa zamanda belirti vermediği için küçükbaş hayvanlarla kanatlılarda izlenemiyor. Bu bakımdan sorun, büyükbaş hayvanlar kadar, küçükbaş hayvanlarla kanatlılar açısından da tehlikelidir."

    Deli dana mikrobunun ilacının yüksek ısı olduğunu ifade eden Aslan,yem hammaddesi olarak değerlendirilecek hayvansal ürünlerin yüksek ısıda hazırlanmasının yararlı olacağını anlattı.

    Deli dana virüsünün 130-140 derecede öldüğüne dikkati çeken Prof. Dr. Aslan, "Bu, hazırlanacak etli yemekler için de geçerlidir. Çünkü ülkemize sokulan etlerin menşeini tam olarak bilmiyoruz. Bu aşamada yapılması gereken, etlerin asgari 120 derecede pişirilmesidir" dedi.

    Kedi-köpek maması ithalatının durdurulmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Aslan, uygulamanın tavuk ve balık yemlerini de kapsaması önerisinde bulundu.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı