Uzmanlar uyarıyor: Enerji krizi kapıda mı?

Hürriyet Haber
16.11.2016 - 12:04 | Son Güncelleme:

Akıllı enerji yönetimi şimdi daha da kritik

HİÇ düşündünüz mü? Dünya şehirleşmeye devam ettikçe, şehirlere insan göçü sürdükçe, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlar bile aşırı nüfus yoğunluğu riskiyle karşı karşıya kalabilir. Hava ve ses kirliliği, doğal veya insan yapımı felaketler de cabası. Bir şehrin dayanıklılığı, o şehrin enerji, su, ulaşım ve iletişim gibi hayatın bağlı olduğu şeyleri koruma kabiliyetine bağlı. Bunlar yerinde olduğu sürece, şehirler ekonomik büyüme, refah oluşumu ve inovasyon için elverişli olmayı sürdürebilir. Ancak uzmanların özellikle enerji konusunda yaptığı bir uyarı var. O da, eğer enerjiyi üretim, koruma ve tüketim yöntemlerimizi değiştirmezsek, bir krizin kapıda olduğu... İşte burada da akıllı enerji yönetimi devreye giriyor. Doğru yönetim ile enerji hem daha verimli, hem daha ucuz kullanılabilir. Ayrıca enerji zinciri de korunmuş olur.

BİRBİRİYLE KONUŞAN CİHAZLAR
Bilinen enerji kaynakları azalır, çevre kirliliği artarken, günümüz dünyasında enerji yönetimi giderek önem kazanıyor. Enerjinin üretiminden, tüketimine tüm değer zincirinde daha fazla verimlilik akıllı enerji yönetimine dayanıyor. Akıllı şebeke sistemlerinin ise 21. yüzyılın enerji yönetim sisteminin belirleyicisi olacağı ifade ediliyor. Türkiye’de de enerji yönetimi alanında ciddi adımlar atılıyor. Örneğin, Enerji Bakanlığı’nın enerji verimliliğini arttıracak ‘Türkiye Akıllı Şebekeler 2023 Vizyon ve Strateji Belirleme Projesi’nin (TAŞ 2023) 2017'nin ikinci yarısında başlaması planlanıyor. Proje ile evdeki tüm cihazların birbiri ile konuşması sağlanarak enerji tasarrufunun arttırılması amaçlanıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Uğur Yüksel, geçtiğimiz günlerde basınla sohbet toplantısında, “Ev otomasyonu sisteminin dünyada giderek örnekleri artıyor, Türkiye’de de artacak. Evdeki tüm cihazların birbiri ile konuşması gerekiyor. Uygulama tüketicinin maksimum verimlilikle enerji kullanmasını sağlayacak. Enerji Bakanlığı da bununla ilgili plan hazırlıyor” dedi. 

TÜKETİME GÖRE UYGUN ELEKTRİK
Enerji yönetiminde diğer bir önemli alan olan talep tarafında da yeni gelişmeler bekleniyor. Enerji tüketicileri, zincirin önemli bir parçası olmalarına rağmen piyasaya katılımları halen kısıtlı. Uzmanlara göre, tüketiciler bilinçlenip, esnek tüketimlerini belirlediği ve akıllı enerji yönetimi uygulamalarına geçtikleri durumlarda, enerji maliyetlerinde de ciddi tasarruflar sağlayarak, ek kazanç elde edebiliyorlar. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) hayata geçireceği bir uygulama tam da bunu hedefliyor. Buna göre, büyük elektrik tüketicileri tüketimlerini elektriğin daha bol ve ucuz olduğu saatlere kaydırabilecek. “Talep tarafı katılımcısı tüketicisi” olarak adlandırılan bu tüketiciler, piyasa fiyatlarının yükseldiği veya sistem güvenliğinin tehdit altına girdiği-yani elektrik üretiminin tüketimini karşılayamadığı-durumlarda tüketimlerini kısmaları halinde, daha uygun fiyatlardan elektrik alabilecek. Elektrik tüketiminin gönüllü bir şekilde azaltılması karşılığında, tüketilmeyen elektriğe karşılık bir bedel tüketicilere ödenecek. Sektör temsilcileri, burada esas önceliğin, sadece arz değil talebin de kontrol edilerek sistemin dengede tutulması olduğunu vurguluyor.

AKILLI ŞEBEKELER GEREKİYOR
Enerji talebini kontrol etmek, akıllı enerji yönetiminin yalnızca bir ayağını oluşturuyor. Tabii talebi kontrol ederken, enerjinin yerinde tüketilmesi, yani enerji kaynaklarının bol olduğu yerlerde tüketimin yoğunlaşması da önem taşıyor. Akıllı enerji yönetiminin diğer bazı ayakları ise akıllı sayaçlar ve yukarıda belirttiğimiz birbiri ile konuşabilen akıllı cihazlar gibi fiziksel aygıtlardan oluşuyor. Ayrıca akıllı şebekeler gibi tüm bu cihazları ve verileri birbirine bağlayacak, elektriği maksimum verimlilikle iletecek sistemler gerekiyor. Öte yandan alternatif yani yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu ile depolama mekanizmaları da akıllı enerji yönetiminde önemli yer tutuyor. Tüm bunların bir amacının da bir yandan ekonomik kalkınma sağlarken, diğer yandan çevreyi mümkün olduğunca korumak olduğunu düşünürsek, yenilenebilir enerjinin sistemde daha etkin şekilde yer alması büyük önem taşıyor. Yenilenebilir enerji yükselişini sürdürürken, sorunsuz şekilde sisteme entegre edilmesinin yolu da akıllı yönetimden geçiyor. Yukarıda bahsettiğimiz birçok sistem sayesinde yenilenebilir enerjiler dengelenerek, şebekelerin de güvenliği artıyor.

YENİLENEBİLİRİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), beş yıllık yenilenebilir enerji büyüme tahminlerini yükseltti. Ayrıca 2015’in yenilenebilir açısından rekor yılı olduğu kaydedildi. Buna göre, yenilenebilir geçtiğimiz yıl kömürü geçerek, kurulu güç bakımından dünyanın en büyük enerji kaynağı haline geldi. Geçen yıl dünya çapında her gün yaklaşık 500 bin güneş paneli kuruldu. Hatta Çin gibi ülkelerde saat başı iki adet rüzgâr türbini dikildi. IEA tahminlerine göre, önümüzdeki 5 yıl içinde dünyada saat başı 30 bin güneş paneli ve 2.5 rüzgar türbini kurulacak. Bu gelişmeler yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyada ana akım enerji kaynağı haline geldiğini gösteriyor. İster rüzgâr olsun, ister güneş, doğanın bize sunduğu temiz kaynakların tahmin edilmeleri güç. Ayrıca mevsimsel farklılıklar da olabiliyor. Yenilenebilir elektrik üretiminin önem kazanması ile birlikte akıllı sistemlere de ihtiyaç artıyor. Uzmanlara göre, bu sistemlerle yenilenebilir enerji kaynakları daha kolay ve hızlı şekilde enterkonnekte sisteme entegre edilirken, kesintileri tahmin etme ve arızaları otomatik giderme gibi faydalar sağlanıyor. 

Ayrıca LED kullanımı gibi enerji verimliliğini artıran yöntemlerle Türkiye’de 2023 yılına kadar, 2011 yılına göre yüzde 20 verimlilik sağlanması da hedefler arasında. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için yeni yatırımlar kadar, eski santrallerin yenilenerek dijital sanayi çağına ayak uydurması da büyük önem arz ediyor. Örneğin GE’nin endüstriyel internet platformu Predix ile sunduğu dijital sanayi yenilikleri, üzerlerindeki sensörler ve Predix sayesinde birbirleriyle konuşup optimize olabilen rüzgâr çiftliklerinin verimliliklerini yüzde 20 oranında artırmayı başardı. Yeni teknolojiler, inovasyonlar ve daha verimli ürünlerle, yenilenebilir enerji kaynakları; bir gün enerji ihtiyacının tamamını karşılayabilir hale gelebilir. 

Sayfa Başı