Uzmanından uyarılar

Hürriyet Haber
16 Mart 1999 - 00:00Son Güncelleme : 16 Mart 1999 - 00:01

Aydın Ergil Türkiye'nin ilk ‘‘2000 Yılı Sorunu Uzmanı’’. Bir bilişim mühendisi. Bilgi işlem sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip. Deneyimlerini 10'u aşkın seminer, 40'ın üzerinde gazete ve dergi yazısında, birçok radyo ve tv programında değerlendirmiş. Ergil sorularımızı şöyle yanıtladı:

Türkiye'de 2000'de görüntü nasıl olacak?

- Kamu çok geç uyandı. Bunda sorunun pek önemli olmadığını her fırsatta söyleyen 'bilgisine güvenilir' kişiler de var. Olacakların sorumlusu, tüm uyarılarımıza karşı genelge yayınlamak dışında hiçbir adım atmayan 55. Hükümettir. DPT, Ulusal Eylem Planı üzerinde çalışıyor. Bunun yeterli olmayacağını düşünüyorum.

Danışmanlık yaptığınız şirketlerde ne tür sorunlarla karşılaştınız?

- Bunların başında bir banka var. Çalışmamız sonunda bankanın hiç şüphelenmediği 2000'e uyumsuz donanım ve sistem yazılımlarını bulduk. Bankanın elinde başlangıçta kimsenin bize sözetmediği 2000'e uyumsuz bir alay bilgi işlem aygıtı olduğunu gördük. Soruna en duyarlı sektör finans. Sanayi uyuyor, sorun bilgi işlem yöneticilerine emanet edilmiş. Tüm sanayi üretimi riskte. Tedarikçi ve müşterilerinin 2000'e uyumu gözardı ediliyor. Bunu sağlayamayan kuruluşlar kendi içlerinde sorunu çözseler dahi iflasın eşiğine gelecekler.

Sokaktaki insan sorundan nasıl etkilenecek?

- ABD ve Kanada'da neredeyse çözüm çalışmalarının sonuna gelindiği enerji ve iletişim sektörü halkı, elektriğin bazı bölgelerde 72 saat elektriksiz kalınması olasılığına karşı önlem almaya çağırıyor. DPT toplantı tutanaklarından bizde böyle bir riskin 'bulunmadığını' öğreniyoruz. TEAŞ ve TEDAŞ Bilgi İşlem Müdürleri, çözümü ABD'de milyarlarca dolara gerçekleştirilen elektrik üretimi ve dağıtımı konusunda bizde sorun bulunmadığını 'müjdeliyorlar'. Ben bu sorun bulunmadığı müjdelerinin, kurumlarındaki her bölümden sorumlu olan genel müdürlerinin vermesini beklerdim.

Vatandaşlar 2000 Sorunu'ndan etkilenmemek için ne yapmalı?

- Hazırlıklarını, aynı kurumlar gibi yapmalılar. Kuruluşlara önerdiğim ilk şey, üretimlerini sürdürmeleri için nelerin gerekli olduğunu saptamaları. Vatandaş kendi yaşamını sürdürmesi için neler gerekli, bulunduğu bölgede hangi riskler var bunları saptamalı. Bir yörede elektrik 24 saat kesilirse, oradaki ısınmayı, hidroforlu ise su sağlanmasını, ulaşımı, telefon görüşmelerini etkileyebilir. Sorunun hukuksal boyutları konusunda farklı türde davalar sözkonusu olabilecek.

Kriz konusunda ne zamana kadar önlem alınabilir?

- Kişilerin kendi yaşamları için önlem zamanı henüz geçmedi. Ama kuruluşlar giderek sorunu çözebilecekleri kısımlarının sayısını azaltıyorlar. Büyük kuruluşlar, sorunu tümüyle çözme olanağının artık bulunmadığını kabul ederek, yalnızca yaşamsal sorunları çözme yoluna gitmeli. Ülke bazında ise Sayın Başbakan'ın, diğer 'çok cazip siyasal ve ekonomik konuların' yanında, hepimizin yaşamını etkileyebilecek bu sorun konusunda açıklamalara başlaması gerekiyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı