"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Uzak durun!

<B>EY </B>Türk sinemasının başarı grafiğinin yükselmesini isteyenler!<br><br>Ey Türk sinemasının uluslararası alanda önemli bir yer edinmesini arzu edenler!

Ey Türk sinemasına hizmet etmek isteyenler!

Lütfen, ‘Hırsız Var’ ve ‘Hababam Sınıfı Askerde’ adlı iki filmden de uzak durun!

Uzak durun ki, bundan sonra komedi filmi çektiklerini sananlar, ‘Ulan ne yapsak bu millet yiyor!’ havasına girmesin!

Uzak durun ki, acıklı güldürme çabaları bu kadar pervasız bir cesaret kazanmasın!

Sakın ‘Mehmet Ali’nin leopar desenli ‘g-string’ini görünce o kadar güldüm ki az kalsın koltuktan düşecektim’ şeklindeki yorumlara aldanmayın.

Bırakın ‘düşen’, ‘kalkan’ ya da ‘küfreden’ adamlara ya da kadınlara kahkahalarla gülmeye teşne, vasat salon komedilerinin hastaları koltuklarından düşsünler!

* * *

Aman, ‘Zaten kaç tane Türk filmi çekiliyor ki! Ne olursa olsun gidelim, Türk sinemasına destek verelim’ havasına girmeyin!

Siz böyle yaparsanız, akla ilk gelen saçmalıkların ‘sinema filmi’ adı altında beyazperdeye aktarılması faciası ilelebet sürecektir.

Sorumluluğa ortak olmayın!

Bu iki filme hak etmedikleri desteği vererek, yeni facialara kapı aralamayın!

İlgiyi kesin ki, ‘Biz nerede hata yaptık?’ sorusu sorulabilsin ve ucuz cesaret son bulsun!

Unutmayın! Eğer propagandanın etkisinde kalarak hak edilmemiş desteği vermeye devam ederseniz, yeni bir ‘Hababam Sınıfı’ ya da ‘Hırsız Var İki’ gibi faciaların gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Ve gelecek bayram tatilinizin de zehir olma ihtimali artacaktır!

* * *

Uyarıyorum: Söz konusu olan sadece ‘vasatı teşvik’ de değildir.

İşin içinde boşa giden para ve boşa giden zaman da vardır.

Hadi para ve zaman için ‘Giden gitmiştir!’ diyelim.

Peki maruz kaldığınız o feci ‘kantin esprileri’ karşısında yediğiniz tırnaklarınızın, bozulan sinirlerinizin ve midenize yayılan uğursuz ağrının hesabını kim verecek?

Düşünsenize:

‘Türk sinemasına destek vermek’ adına hem kabiliyet düşmanlıklarının daha da cüret kazanmasına neden oluyorsunuz, hem de sağlığınızı yitiriyorsunuz.

Olur mu böyle şey!

* * *

Hem siz ‘Hırsız Var’ için ‘Ay gittim! Acayip güzel bir film! Gamze Özçelik bir harika!’ diye vasata övgüde bulunursanız, bundan cesaret alan yapımcı, yönetmen gibi adamlar, bu sefer hem sesi daha az anlaşılır, hem de senaryosu daha karmaşık bir filmle karşınıza çıktığınızda ne diyebilirsiniz ki?

Bitmedi!

‘Hırsız Var’daki o gereksiz hareketlilik ve hiç durmayan kovalamaca için ‘Oh be! Nihayet bizim de bir ‘ekşın’ filmimiz oldu’ yorumunu yaparsanız, yönetmen ve yapımcı gelecek yıl ‘daha hızlı ve daha çılgın’ bir filmle karşınıza çıktığında, başınıza geleni hak etmiş olmayacak mısınız?

Diyeceğim o ki, yüz vermeyin de feci projelerin önü şimdiden kesilsin!

* * *

Hadi ‘Hırsız Var’ın hiç olmazsa hatırası yok.

Ya ‘hatırası olan’ Hababam Sınıfı?

Yok, söylene söylene artık temcit pilavına dönen ‘Rıfat Ilgaz Usta’nın büyük eserine saygısızlık’ vaazı filan vermeyeceğim.

Geçmişe ait duyarlılıkların ve konjonktürün öyküsünün, bugünün dünyasına aktarılması girişimine yönelik ciddi bir eleştiriyi de gündeme getirmeyeceğim.

Çünkü ‘Hababam Sınıfı Askerde’ adlı film, bu tür yaklaşımları bile hak etmeyecek kadar zorlama!

Benim derdim artık sadece şu:

Ya Hababam Sınıfı’nın yeni versiyonlarının kazandırdığı ekonomik getiriden etkilenen uyanık girişimciler, tutup da ‘Çiçek Abbas’ın Dönüşü’, ‘Salako İstanbul’da’ ya da ‘Neşeli Günler 2005’ gibi projelere el atarsa!

Aman, Allah korusun!

Ey seyirci, unutma, bu kábusun önünü kesmek senin elinde!
X