Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Uyuşturucu kullanan hiperaktif VJ kim?

2008’de yayımlanan ‘Parola Zehir’ kitabında, DJ’lik yapan, orta boylu, ince yapılı, uzunca yüzlü, esmer ve sevimli, teniyle uyumlu siyah gözleri bulunan, ünlü model Naomi Campbell’ın ırkından gelen, esmer, çok neşeli ve hiperaktif bir kadından bahsediliyor

Geçen hafta evdeki kitapları toplarken elime televizyon habercisi Emrullah Erdinç’in ‘Parola Zehir’ adlı kitabı geçti. Uyuşturucu üzerine kitaplar yazan, kiminde yazdıklarını polis ifadeleriyle destekleyen kimindeyse takma isimlerle bir hikayeye dönüştüren Erdinç şu günlerde yeni kitabını tamamlamak üzere. Ama konu bu değil; hafızamı tazelemek için göz attığım ‘Parola Zehir’de karşıma çıkanlar...
O zaman dikkat etmemişim... Şimdi bir başka gözle okuduğum satırlar beni hayli şaşırttı...
Kod adı ‘Erkan’ olan bir uyuşturucu satıcısının anılarından yola çıkarak yazılan ‘Parola Zehir’de, bir müzik kanalında VJ’lik yapan, orta boylu, ince yapılı, uzunca yüzlü, esmer ve sevimli, teniyle uyumlu siyah gözleri bulunan, ünlü model Naomi Campbell’ın ırkından gelen, esmer, ‘çok neşeli ve hiperaktif’ olarak tarif edilen kişiyle ilgili şu bilgiler yer alıyor:
“Yerinde duramıyordu. Katıldığı davetlerde, arkadaşlarıyla gittiği yerde beş dakika hareketsiz durduğu şu ana kadar görülmemişti. Güzel dudaklarını sıkıp gözlerini kıstığı zaman, yüzünde güçlü ve kararlı bir anlam beliriyordu. Bu kız uyuşturucu almadığı zaman öfkeleniyor, aklı başından gidiyordu. Kokain yüzünden dizi çekimlerine bile gitmiyormuş. O derece bağımlı...

ŞARAPLA KARIŞTIRDILAR

Bodrum’da bir barda tanıştığı Erkan’a arkadaşlarıyla bir parti düzenlediklerini ve biraz fazla uyuşturucuya ihtiyaçlarının olduğunu söyledi... Erkan, kızla randevulaştı. O melez güzeli esmer kız Ortakent’te bir arkadaşına ait villada düzenledikleri partiye Erkan’ı da davet etti. Erkan, kokainleri hazırladıktan sonra kızın verdiği adrese gitti. Erkan, hiperaktif melez güzelin istediği gibi 10 gram kokain, 20 adet ecstacy ve 20 gram esrarla birlikte gelmişti. Evde parti düzenlenmesine rağmen pek kalabalık yoktu. Melez güzeli de dahil dört kız ve altı erkeklerdi. Erkan, kızdan büyük bir tencere getirmesini istedi. Ve kendisi de evde bulunan şarap şişelerinden 10 tanesini yanına alarak kızı beklemeye başladı. Daha sonra da kızın getirdiği tencerenin içine şarapların hepsini boşalttı. Tencerenin içi ağzına kadar kırmızı şarapla doldu. Erkan, yanında getirdiği 20 hap ile 20 gram esrarı olduğu gibi tencerenin içine boşaltarak tekrar karıştırmaya başladı. Şarap bardaklarından birini eline alarak yaptığı karışımdan doldurdu... Bir bardak da melez güzeline ikram etti. Kız bir an tereddüt etti ama bardağı geri çevirmedi. Önce bir yudum aldı, sonra tümünü bitirdi.”
Kafa karıştırıcı değil mi...
Aklıma, kitapta bahsedilen kişinin 2 Şubat sabahı gazeteci Kerim Altan’ın evinde hayatını kaybeden Defne Joy Foster olabileceği geldi, doğrulatmak için yazar Emrullah Erdinç’i aradım. Erdinç’in cevabı hayli netti: “O kişinin Defne Joy Foster olup olmadığıyla ilgili bilgi veremem. Kitapta, olaylar ve insanlar Erkan’ın ağzından açık açık anlatılıyor zaten. Okuyan kimin kim olduğunu anlayacaktır...”

Rize, Helisiki, Kaçkarlar ve Murat Yalçıntaş

Dediler ki, “Rize’de dünya standartlarında bir Heliski pisti var”... Bilen biliyordur belki ama ben ilk kez duydum. Kaçkarlar, bu spora gönül verenler için biçilmiş kaftanmış meğer. Meraklısı birkaç kişiyle Rize İkizdere’de bulunan, kışları bu sporu yapanların kaldığı, yazın da termal kaplıcaları nedeniyle sağlık turizminin yoğun olan Ridos Otel’e gittik.
Ben kayak yapmayı bilmiyorum ama aramızda Snowboard Türkiye Şampiyonu Memet Güney gibi profesyoneller var.
Kayak tutkunları, bölgenin güzelliklerini anlata anlata bitiremediler. Yabancıların işlettiği iki ayrı firma, sezon boyunca yerli ve yabancı turistlere tam kapasite çalışıyor. Kafanızın üzerinden helikopterlerin biri inip diğeri kalkıyor. Ama her şey hava durumuna bağlı. Yağış varsa, aktivitesi bol otelde havanın düzelmesini beklemek durumundasınız. Bizim gidiş tarihimizden bir gün önce yağış olduğu için kimse kayamamış, dolayısıyla yığılma olmuş. Bizim de sıra bekleyecek vaktimiz olmadığı için ballandıra ballandıra anlattıkları Kaçkarlar’ı göremeden döndüm maalesef.

YALÇINTAŞ’IN BİLİNMEYEN YÜZÜ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş da otelin konukları arasındaydı. Meğer Yalçıntaş hem bireysel olarak sporun pek çok dalıyla ilgileniyor hem de İTO olarak Erzurum Kış Olimpiyatları dahil olmak üzere ülke yararına olacağına inandığı çeşitli spor organizasyonlarına destek veriyormuş.
Asık yüzlü ekonomi dünyasının aksine son derece güler yüzlü ve bir o kadar da mütevazı Yalçıntaş ile uzun uzun sohbet etme fırsatı yakaladım. Renkli kişiliğini, hayata bakışını, içinde bulunduğu sosyal sorumluluk projelerini, yaşantısını, kendisinin ağzından sizlere aktarabilmeyi çok isterdim ancak prensip kararı olarak ‘iş dışında’ hiçbir konuda röportaj vermediğini söyledi. Bu arada kader ve beklenti üzerine de çok hoş hikayeler anlattı.
Beklentim, o röportajı yapabilmek ama tabii ki bu da kader...

X