« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Uymazsan uydururlar...

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
OLAYIN kendisi bir bakıma basit ve küçük. Ama uzun vadede yaşamımızı nelerin, kimlerin düzenleyeceğini göstermesi yönünden hayli anlamlı: Önceki akşam İstanbul'da yapılan Galatasaray-Vllaznia futbol karşılaşmasına gelen Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın ‘‘koruma’’ları stadyuma alınmamışlar.Çünkü UEFA, yani Avrupa Futbol Dernekleri Birliği kural koymuş... Anlaşılan binlerce kişinin geldiği stadyuma birilerinin, yanında bir sürü tabancalı adamla gelmesini belli ki diğerlerinin huzuru açısından sakıncalı görmüş. Nitekim UEFA daha önce Galatasaray Kulübü'ne uyarıda bulunmuş. Bir daha öyle tabancalı, tüfekli korumaları stadyuma alırsanız, merdivenlere birilerinin oturmasına göz yumarsanız, stadyum çıkışında gazetecilerle oyuncuların görüşmesine olanak sağlayacak düzenlemeleri yapmazsanız sizi hükmen yenik sayarız demişler.Bizimkiler de kuzu kuzu denileni yapmışlar.Denileni değil, aslında çağımız dünyasının standartları neyi gerektiriyorsa onu yapmaya mecbur kalmışlar.Gördüğünüz gibi artık ‘‘İdare et abi!’’ diyerek, ‘‘Burası bizim memleketimiz, burada bizim dediğimiz geçer’’ efelenmesine sığınarak uygar dünyanın parçası olma şansımız yok. Sokakta üstü açık yiyecek maddesi satılmayacağına dair ülkemizde sayısız kural ve yasak vardır. Belediye mevzuatı öyledir, sağlıkla ilgili bir sürü tüzük, yönetmelik öyledir. Gıda ile ilgili tüzükler, yönetmelikler öyledir. Ama bizim belediye zabıtası gözünün önündeki rezaleti, pisliği görmez. (Nasıl görmez? Hem görür, hem de değerlendirir!)Size bir örnek verelim:İstanbul'un İstinye'de satılan açık gıda maddelerinin, aynı koya akan kanalizasyon karışmış deniz suyu ile -sözde- yıkandığını Sarıyer Belediyesi yıllardır fark edemedi. Arada neler dönüyor olmalı ki, bunca belediye başkanı geldi, buncası gitti, hálá önlemini alan çıkmadı.Avrupa standartlarının uygulandığı bir yaşam içinde böyle bir rezillik olabilir mi?Sabaha kadar herkesin başını şişiren gece kulübü isimli gürültü merkezlerine Avrupa Birliği standartları izin verebilir mi? Ama bu mafya o kadar güçlüdür ki Sadettin Tantan belki de yaptığı en doğru iş olan gürültü ile mücadelede bir arpa boyu yol alamadan gitti.Hoş, gitse de zararı yok. Çünkü onunki incelikten yoksun bir doğru idi. Oysa bize doğrunun uygar olanı lazım. Biz bu kafada ısrar edersek onu da anlaşılan Avrupa Birliği gibi, IMF gibi, Dünya Bankası gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi, Avrupa Konseyi gibi, uluslararası kimliğe sahip kuruluşlar, üstelik başımıza vura vura kabul ettirecekler. İyi de, onurlu bir ulusun bunları kendiliğinden yapması gerekmez mi?
Bunları da Beğenebilirsiniz