Gündem Haberleri

    Uyarı...

    Hürriyet Haber
    23.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    MERSİN’de 20 Mart günü yaşanan rezalete gösterilen tepki yeterli mi?İtiraf edelim ki bilemiyoruz. Ama Nevruz kutlamaları sırasında Türk bayrağını yakmaya kalkan alçaklara çeşitli kesimlerin tepkisi güçlü oldu.Genelkurmay Başkanlığı adına yapılan açıklama ise sadece güçlü değil, anlamlı ve güzeldi. Son paragrafını birlikte okuyalım:‘Dost ve düşman herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; ne bu ülkenin bölünmez bütünlüğü, ne de bu birlik ve bütünlüğün sembolü olan şanlı Türk Bayrağı asla sahipsiz değildir. Başta yüce Türk Milleti olmak üzere, onun bağrından çıkmış Türk Silahlı Kuvvetleri, tıpkı atalarının yaptığı gibi, ülkesini ve bayrağını koruma ve kollamaya, bunun için gerekirse kanının son damlasını akıtmaya hazırdır. Yeminlidir. Onun vakar ve ciddiyetini, sabrını yanlış yorumlayanlara, yanlış hesap peşinde koşanlara, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Vatan ve Bayrak sevgisini denemeye kalkışanlara, tarihin sayfalarına bakmalarını öneririz.’Bu sadece üniformalı 450-500 bin askerimizin değil -aramızdaki bir avuç alçak hariç- hepimizin yani 70 milyon insanımızın sesidir.Bu sesin doğru zamanda ve doğru bir nedenle duyurulmasına bir süredir ihtiyaç vardı. Çünkü özellikle Irak’taki son gelişmelerden cesaret alan bazı çevrelerin Türkiye’nin bütünlüğünü hedef alan hayaller görmeye başladıkları biliniyordu.Bunlardan sonuncusu tam da bu ‘bayrak’ olayından bir gün sonra 21 Mart günü Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz şenliklerinde su yüzüne çıktı.Nairobi’de yakalanıp Türkiye’ye getirildiği sırada korkudan neredeyse Mustafa Kemal’den daha Atatürkçü kesilen; ‘Ulusal bütünlük içinde, demokratik Türkiye’den başka bir şey istemediğini söyleyen İmralı Kontu Abdullah Öcalan’ın son marifetini orada gördük:Türkiye, Suriye, İran ve Irak Kürtlerini içine alan bir ‘Demokratik Konfederalizm’ istiyormuş. Biri buna avucunu yalamasını tavsiye etmeli...Ama dikkat ederseniz en masum görünenlerin de sözlerinin gerisinde bu hayalin yattığını kolayca görebilirsiniz. Örneğin ‘bayrak’ olayı için tepkisini dile getiren, ‘Bu bayrak sadece Türklerin değil, Kürtlerin de, bizim de bayrağımızdır’ diyor.Siz, ‘Aferin... O da benim gibi düşünüyor’ diyerek sevinedurun, oysa o ‘Türkler ayrı biz ayrıyız’ mesajını veriyor. ‘Türkler’ dediği kavramın (kesimin) karşısına ‘Kürtler’ diye bir kesim, bir bütünlük çıkartıyor. Hani bu ülkenin tüm nimetlerinden eşit bireyler olarak yararlanacak, tüm külfetlerini birlikte omuzlayacaktık? Hani vatandaşları arasında ayrımcılık yapmayan demokratik bir Türkiye’den başka bir şey istemiyorduk?Bunları söyleyen, savunan siz değil miydiniz? Türk ulusunu ‘Türk halkı’ ve ‘Kürt halkı’ diye ne zaman ayırdık? Demokrasi, özgürlük, ortak mutluluk... Bunların hepsi güzel. Ama tüm bunların gerçekleşebilmesi için ‘bu vatanın ayrımsız ve ayrımcısız evladı olmayı’ sizin de kabul etmeniz lazım. Yoksa siz tersine giderken birileri de Mersin’e gider.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı