Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Uyan ey La Fontaine !

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Yavuz GÖKMEN

Şimdiyedek birbirimizle kavgalaştık ve Galatasaray'lılara has bir vakarla üst düzeyde eleştiriler yaparak takımın kendisine gelmesini sağlamaya çalıştık. Bunu başarıp başaramadığımızı bugün göreceğiz.

Ben doğuştan avantgarde olduğumdan, gidilebilecek en ileri noktaya gittim ve işi teknik direktörün kellesini istemeye kadar vardırdım.

Çünkü Fatih Terim, kişiliğinin özü itibarıyla bana benziyordu. Tam bir delikanlıydı ve yiğitliği seviyordu. Kendisini şiddetle beğeniyor ve çözemeyeceği hiç bir sorun olmadığını sanıyordu. Delikanlı olduğundan gururlu, onurlu ve merhametliydi. İnsanlara kızıyor ama kıyamıyordu.

‘‘Kıyamamak’’ en büyük delikanlı zaafıydı ve bu zaaf, yabancı teknik direktörlerde yoktu. Onlar iyi oynamayan kendi oğulları olsa takımdan kesip atıyorlardı. Ancak Terim bunu kendisine yakıştıramıyordu.

Sonuçta, başlangıçta ‘‘yenilmez armada,’’ ‘‘rüya takım’’ olarak lanse edilen Galatasaray bir takım yaşlı dinozorların alay konusu durumuna düşüyordu. İşte buna dayanamam.

Böyle bir durumda, Galatasaray'a karşı sivrilttiğim okları bir kenara koyar ve bu gibilerle asla muhatap olmayacağım için, La Fontaine masallarına başvururum.

Ancak önce yazmak istediğim başka şeyler var. Bir tanesi Hakan Şükür'le ilgilidir.

Bu çocuğun Türkiye'de oynayamadığı, psikolojik problemleri olduğu söyleniyor ve bu bir ölçüde doğrudur. Bu delikanlı İtalya'ya giderken bana: ‘‘Sahaya çıktığımda ayaklarım ağırlaşıyor'' demiştir. Ben de ona: ‘‘Ağırlık ayaklarında değil, beyninde'' cevabını vermişimdir. Ancak bu konuda suçlu tek başına Hakan Şükür değildir. Milli Takım santrforunu önce hakemler katletmektedirler.

Hakan Şükür Türkiye'de hemen her maçta resmen dayak yemektedir ve hakemler buna ses bile çıkarmamaktadırlar.

Hakan Şükür'e Kocaeli maçında yapılan iki, Fenerbahçe maçında yapılan bir ve Beşiktaş maçında yapılan gene bir adet penaltı hakemler tarafından yenilip yutulmuştur.

Eğer bu penaltlar verilse ve hakemler Hakan Şükür'e onsekiz dışında yapılanları da es geçmeselerdi acaba Galatasaray şimdi kaçıncı durumda olacaktı? O zaman Hakan Şükür'de psikolojik problem olacak mıydı?

Ve o zaman kafalarında boşluktan başka hiç bir şey olmadığı için Galatasaray'la dalga geçmeye çalışan bir takım meczuplar ne yapacaklardı?

Galatasaray bir Aslan'dır ve Aslan yaralı da ölü de olsa Aslan'dır.

La Fontaine'in masallarında olduğu gibi tilkilere kanabilir, farelerce kurtarılabilir ve tavşanların tuzaklarına düşebilir.

Yılanlarca, akreplerce sokulabilir, sivrisineklerle, sarı minik kuşçağızlarla baş edemeyebilir. Ama o her zaman Aslan'dır.

O Cim bom bom'dur, O Galatasaray'dır. O en büyük aşk'tır.

Anlatabildim mi?


Bunları da Beğenebilirsiniz