Utanmazlar ki

ŞİMDİ ne buyuracaksınız? Hangi haltı yumurtlayacaksınız?

Hadi hadi, söyleyin efendiler, bugün nasıl bir yalan uyduracak; nasıl bir kumpastan hayır bekleyecek; nasıl bir bahaneyle temize çıkacaksınız?

Ne o hanımlar beyler; dinciler laikçiler; barışperestler mücahitperestler; sağcılar solcular, öyle sus pus durmayın canım, küçük dilinizi kedi mi yuttu?

* * *

SİZ ki, 11 Eylül kahpeliği ertesinde, zeka yaşı en düşük ahmakların dahi kahkalarla güleceği zavallı komplo teorileri icad edip, uçakları aslında ‘Siyonist gizli servislerin’ betona çaktığına dair ahkam kestiniz.

Bunu ‘ispatlamak’ için de, ilk gökdelene yapılan saldırının amatör kamerayla saptanmış olmasını veya en marjinal bazı Batılıların internette bilimkurgu senaryosu üretmesini ‘delil’ diye tezgahlamaya kalkıştınız.

Oysa, daha 13 - 14 Eylül'de canilerin kimliği aşağı yukarı belli olmuştu.

Aynı günlerde ben buradan sizlere, ‘ideolojik saplantıyla yalandan medet ummayın, fena şişeceksiniz ve tutunacak dalınız kalmayacak’ diye seslendim.

Sonra, bir, iki, üç, Usame bin Ladin alçağı ‘El Cezire’ tv'si aracılığıyla hayasızlığı üslendi. ‘Mücahitler’ine ‘şehadet mertebesi’ öngördü.

Siz bu defa da, ‘ama açıkça ben yaptım demedi ki’ bahanesiyle Suudi katili ve ‘El Kaide’ şebekesini temize çıkartmaya yeltendiniz.

Geçen hafta ise, aynı bin Ladin'in pişmiş kelle gibi sırıtarak katliamla övündüğü video kaset yayınlanınca, bunun ‘montaj’ olduğunu buyurdunuz.

Ya da, mağaradaki Arabi muhatabını ‘CİA’ ajanlığıyla suçladınız.

Velev ki öyleydi, sanki ağzından tatlı tatlı laf alan bir ajan karşısında kaşınarak suç ikrar etmek, suçun işlenmediği anlamına mı gelecek?

Tersi olsaydı, bu kez de ‘işkencede konuşmuştur, sayılmaz’ diyecektiniz.

Ve işte geldik önceki gün yine ‘El Cezire’ ekranına yansıyan son videoya!

Hanımlar beyler; dinciler laikçiler; barışperestler mücahitperestler, hadi susmayın yahu, söyleyin, şimdi buna diyorsunuz?

* * *

GÖRÜN, herifin süngüsü iyicene düşmüş ve meymenetsiz suratındaki avurtlar çökmüş ama, katil ‘cihad’ çağrısını tekrarlarken, beş tanesinin de bizzat ismini ve camii cemaati aidiyetini vererek, hain gözleriyle kameraya baka baka, katliamı düzenlettirdiği on dokuz meczubun milliyetlerini dahi açıkladı.

Kenya'daki ABD elçiliğine karşı düzenlenen ilk saldırıda iki ton dinamit kullanıldığından, 11 Eylül ‘kamikaze’lerinin ‘kafirin bağrında eğitilmiş’ olduklarına dek, kıyamın sorumluluğunu ak üstüne kara harflerle üstlendi!

Şimdi söyleyin bre, bu da mı sahte? Bu da mı ‘CİA montajı’?

Hışt efendiler; hey hanımlar, beyler, sizi bizzat, gizli - açık avukatı kesildiğiniz Usame bin Ladin alçağı kaçıncı defadır yalanlıyor ki, utanın!

Utanın ve yerin dibine, bin kat dibine girin!

* * *

AMA utanmazsınız, çünkü sizde yüz surat mahkeme duvarı ve alnınızın en ortasına tükürülse, ‘gökten rahmet yağıyor’ diye şapur şupur yalanırsınız.

Ve siz, dinci, laikçi; barışperest, mücahitperest; sağcı, solcu; farklı ideolojilerin ayni saplantılarıyla gerçeği göremeyen; ötesi, gerçeği saklamak için kumpas uyduran sahtekar taife, şunu, bana değil kendinize itiraf edin:

Usame bin Ladin rezilinin göz çıkartan sorumluluğundan, Afganistan'daki savaşın kaçınılmaz seyrine; uygarlığın barbarlıkla mücadeledeki meşruluğundan, İslam aleminin paranoyak patırdısına, sizler hiç istisnasız, 11 Eylül'den beri yapmış olduğunuz bütün ‘tahlil’lerde yanıldınız; bütün ‘öngörü’lerde çuvalladınız; bilhassa da, bütün yalanlarda şapa oturdunuz!

Ben sözümü geri aldım, utanın demiyorum, biliyorum siz utanmazsınız!
Yazarın Tüm Yazıları