Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Üslub-u beyan...

BİRAZ bizim Bekir Coşkun üslubuna benzeyecek ama Başbakan Tayyip Erdoğan kürsüye çıktığı, hele kendi parti dünyasına hitap ettiği zaman bendeniz korkarım (!).

Hele cümlesini "Bu böyle biline!" diye bitirince Allah korusun, "O konuda söylenebilecek en son sözü söyledi" der, o işin geleceğinden kaygı duyarım.

Sayın Başbakan dün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) Mersin Merkez İlçe Kongresi'nde, Danıştay'a fena yüklenmiş. Hani Danıştay'ın, Ankara'daki bir askeri garnizon içinde bulunan Anaokulu'na tayin edilen, ancak garnizona türbanla gelip orada başını açarak okula gitmek isteyen Aytaç Kılınç isimli bayan öğretmenin engellenmesini "hukuka uygun" bulmasını içine sindirememiş:

"Bu kararı hukuk ilkeleri içerisinde tanımlayamıyorum. Tarif edemiyorum. Kalkıp da bir anaokul öğretmenine, öğretmenlik yaparken başını açtın, dışarda da başın açık olarak gezeceksin deme hakkına kimse sahip değildir. Hangi makamda olursa olsun. Bu anlayış, hiçbir hukuk anlayışı içerisinde tanımlanamaz. Kalkıp da Türkiye’de kendilerine göre alanlar belirlemek suretiyle vatandaşımızın din ve vicdan özgürlüğünü kimsenin kısıtlamaya hakkı yoktur.

Bu böyle biline!"


Tamam, bildik ama Sayın Başbakan da buna benzer bir kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Dahlan-İsviçre davasında verdiğini bilirse, iyi olur.

Sayın Başbakan dün yatağın ters tarafından kalkmış olmalı ki, sadece Danıştay'ı azarlamakla kalmamış. Konuşmasını yaparken uzaktan laf atan ve;

"Çiftçinin hali ne olacak? Hangi yüzle geliyor buraya?" diyen bir köylüyü de fena halde haşlamış. Adamcağızı uluorta:

"Artistlik yapma" diye azarlamış. Mustafa Kemal Öncel adlı vatandaş protestosunu sürdürünce de şu üslupla konuşmuş:

"Terbiyesizlik yapma. Artistlik yapma lan!"

Başbakan'ın her biri bir yazı konusu olacak başka sözleri de var ama onlara değinmeye kalkarsak, kendimize yer kalmayacak. Sadece şunu ilave edelim. Boş imam kadrolarına tayin edilecek kişilerle ilgili bir Danıştay kararına değinirken de "Efendi bu senin değil, Diyanet'in işi!" demiş.

Nasıl? Beğendiniz mi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın üslubunu?

Geçen gün AKP'nin Zeytinburnu ilçe kongresinde de, bizde İmam Hatip Lisesi mensuplarının tüm meslek liseleri içindeki oranının yüzde 3 olduğunu söyledikten sonra bu rakamın bazılarınca büyütüldüğünü ileri sürmüş:

"Sanki (meslek liselerinin) hepsi imam hatip, anasını satayım" buyurmuştu.

Bu sütunu izleyenler bilirler. "Siyaset adamlarının üslubu" konusuna her fırsatta değiniriz. Çünkü siyasilerin toplum için model olma gibi bir rolleri olduğuna inanırız. Birincide değil, beşincide değil ama belki onbeşincide bir siyasimiz bunlardan etkilenir diye düşünür, umutlanırız. Ama Sayın Başbakan'ın giderek seviye kaybeden üslubuna baktıkça, bu ülkenin insanına üzülüyoruz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI