Gündem Haberleri

    Üsküdar ve Bayezid, Ramazan’da kadınlar için yasak bölgeydi

    Murat BARDAKÇI
    30.10.2003 - 01:49 | Son Güncelleme:

    Sultan Abdülmecid, Ramazan'da kadınların özellikle Bayezid Meydanı, Şehzadebaşı ve Üsküdar caddelerinde akşam ezanından sonra dolaşmalarını yasaklamış, uymayanların güvenlik güçleri tarafından toplanarak evlerine teslim etmelerini emretmişti.

    Abdülmecid, Ramazan'da çıkacak olan ekmekleri önceden tatmak ister, beğenmediği takdirde fırıncılara, hamurun nasıl olması gerektiğini bizzat söylerdi.

    Osmanlı döneminde, Ramazan'da kadınların sokağa çıkmaları bazen yasaklanır, geceleri araba ile veya yaya olarak toplu halde dolaşmalarına da izin verilmezdi.

    Sultan Abdülmecid zamanında, o yılın Ramazan'ından üç gün önce, 22 Nisan 1857'de saraydan Zaptiye Nezareti'ne gönderilen bir emirde, kadınların Bayezid Meydanı, Şehzadebaşı ve Üsküdar gibi kalabalık yerlerde akşam ezanından sonra dolaşmamaları tenbih edilmiş, yasağa uymayanların güvenlik güçleri tarafından toplanarak evlerine teslim edilmeleri söylenmişti.

    Kadınlar çarşı ve pazar gibi kalabalık yerlerde bulundukları vakit de 'edepli' davranmak zorundaydılar.

    Devletin yayınladığı emirlerde, Ramazan ayının gelmesiyle Müslümanlar'ın dini kurallara daha sıkı sarılmaları ve daha edepli olmaları istenirdi. Bu duyurulara ‘Ramazan Tenbihnamesi’ denilirdi. Emirler imam ve vaizler tarafından halka vaazlarla anlatılır, Ramazan'da daha dindar olunması gerektiği söylenir, güvenlik güçlerine de ilán edilen kurallara Ramazan boyunca uyup uyulmadığına dikkat etmeleri ve gereğini yapmaları talimatı verilir, bütün bu hazırlıklar Ramazan'dan bir ay önce, Şaban ayı içerisinde tamamlanırdı.

    Ramazan'da devletin üzerinde durduğu en önemli mesele, yiyecek sıkıntısı çekilmemesi ve gıda fiyatlarının artmamasıydı. Ramazan ayında gıda fiyatlarına 'narh' konur, yani fiyatlar devlet tarafından belirlenir, bu fiyatların üzerinde satış yapılmaması için görevliler teftişlerde bulunurlardı.

    Fiyatlarının artmaması için büyük çaba gösterilen iki yiyecek vardı: Ekmek ve et. Ramazan'da çıkarılacak ekmeğin, simidin ve çöreğin ne şekilde ve içine neler konularak pişirileceği devlet tarafından kararlaştırılarak fırıncılara duyurulurdu. Ekmek numunesi padişaha önceden gösterilerek onayı alınır, sonra fırıncılardan, ekmeğin belirlenen numuneye göre hazırlanması istenirdi. Aynı zamanda satış fiyatı da Şaban ayının son günlerinde ilán edilirdi. Ramazan'da yiyeceklerle zam yapılmaz, zamlar Ramazan sonrasına ertelenirdi.

    Eski devirlerde bizde en fazla çok tüketilen et, koyun eti idi. Sığır eti lezzetli olmadığı için kullanılmaz, tavuk ise çok daha az yenirdi. Halkın Ramazan'da daha da artan et ihtiyacının karşılanması ve sıkıntı çekilmemesi için yerleşim merkezlerine Trakya'dan koyun getirtilirdi.

    Ramazan'da halkın sıkça gittiği Bayezid, Süleymaniye, Sultanahmet, Eyüp ve Ayasofya camilerinin etraflarındaki yollar ve kaldırımlar, kutsal ayın gelmesinden önce mutlaka tamir edilirdi ama masrafların tamamı devletten çıkmazdı. Harcamaların bir bölümünü Maliye karşılar ama bir kısmı kaldırımların gerisindeki dükkánların sahiplerinden tahsil edilirdi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı