Ürün değiştirme bağımlısı alışverişçiler

Lafa ‘Bir arkadaşım vardı...’ diye başlayacağım ama ‘Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ diyerek ağzımın payını vereceksiniz, ondan korkuyorum.

Şöyle diyeyim; uzaktan bir tanıdığım vardı, çook uzaktan... Bu kişi mağazalardan kıyafet alışverişi yapar, aldığı her şeyi en az dört kez değiştirirdi.

O zamanlar daha üniversite öğrencisiydi ve dışarıdan nasıl göründüğü onun için hayatta her şeyden daha önemliydi. Bir giydiğini bir daha giyerse hayatın sonu geldi sanıyordu.

Gider kendine, diyelim bir kazak, iki pantolon, bir de bluz alırdı. Ve aylarca, bu aldıkları sayesinde bir giydiğini bir daha giymemeyi başarırdı. Önce hepsini sırayla bir giyerdi. Sonra tek tek değiştirmeye başlardı. İlk değiştirmede giysileri aldığı mağazaya giderdi. Bir tur daha döndükten sonra sıra ikinci değiştirmelere gelirdi. Bunun için (mutlaka zincir mağazalardan alışveriş yapardı) mağazanın başka bir şubesini kullanırdı. Ardından üçüncü ve dördüncü değiştirmeler gelir, mağaza görevlileri üsluplarını sertleştirinceye kadar ısrar etmeye devam ederdi. Sanıyorum evine gardırop alma zahmetine bile girmemişti, çünkü mağazaları babasının gardırobu gibi kullanmaktaydı.

Ben bu kızı araştırılması gereken nadir bir vaka sanıyordum ama geçenlerde mobilya ve ev aksesuvarları satan bir mağazanın çalışanlarıyla sohbet ederken kalabalık bir grubun üyesi olduğunu anladım.

Bu arada abiye kıyafet değiştirenleri bir kenara koymak isterim. Çünkü abiye kıyafet değiştirmek dünyanın dört bir tarafında yaygın bir uygulamadır. Sadece tek bir gece için dünyanın parasını vermek istemeyenler, beğendikleri bir elbiseyi satın alır, gece çok özenli, etiketini bile sökmeden ve mümkünse parfüm bile sıkmadan kullanır, ertesi gün de ‘Kocam dekoltesini fazla buldu, evdeki ayakkabılara uymadı, meğer aynısından bende varmış’ gibi bahanelerle değiştirmeye çalışır. Bu nedenle pek çok mağaza, müşterilerini abiye kıyafet değişimi yapmadığı konusunda peşinen uyarır.

PARTİ BİTİNCE TABAK ÇANAK İADE

Abiye dışında kalan değiştirmecilere geri dönelim. Bu tipler yüzünden hayattan bezmiş, kariyerini gözden geçirmeyi ciddi ciddi düşünmeye başlamış bir mağaza görevlisi ile karşılaştım. Kızcağız şimdi mobilya ve ev aksesuvarları satan bir mağazada çalışıyor ama daha önce giysi de satmış. O vakitler çok ünlü bir kadının çalıştığı mağazaya geldiğini, değiştirme yapmadıklarını bilerek abiye bir elbise aldığını, ertesi gün de değiştirme yapacağım diye tutturduğunu anlatıyordu. Kadın değiştirme konusundaki ısrarını mağaza zincirinin patronunu aramakla tehdide kadar vardırınca, eh elbise de kullanılmamış gibi durduğundan ve kadın bir kez bile giymediği konusunda yeminler ettiğinden, değiştirmeyi kabul etmek zorunda kalmışlar. Sonra ertesi gün gazete ve cemiyet dergilerinde, bir düğünde üzerinde bu elbise ile çekilmiş boy boy fotoğrafları çıkmış. Rezalet.

Yeni çalıştığı mağazada da pek çok akla ziyan olayla karşılaşmaya devam ediyor. Kadınların evde parti verecekleri zaman gelip, tabak çanak tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını, parti bittikten sonra da iade edip paralarını geri almaya çalıştıklarını anlatıyor. Birisi ‘garden parti’si için aldığı gazeboyu bile geri vermeye çalışmış. Bir başka müşterileri de buradan aldığı mobilyaları aylarca kullandıktan ve sıkıldıktan sonra ‘Gelin bunları alın’ diye tutturmuş.

Beni asıl şaşırtan tüm bu örneklerin değiştirme ile sonuçlanmış olması. Tüketici Hakları Kanunu sayesinde o kadar terörize olmuşlar ki, tehdit eden herkesin isteğini yerine getirmişler. Kimi gazeteye, kimi mahkemeye vermekle, kimiyse patrona şikayetle tehdit etmiş.

SUİİSTİMAL EDENLERE ALDIRMAYIN

Benim evim ise sırf değiştirmeye gittiğimde satış görevlisi sorun çıkarır, sinirlerim bozulur diye korkup sakladığım, hiçbir işe yaramayan giysilerle dolu. Çünkü hiç, yukarıda anlattığım müşteriler kadar şanslı olamadım, karşıma hep beni sahtekarlıkla suçlamaya kalkan görevliler çıktı. Kaç kere sinirimden ağladığımı hatırlarım. Sonunda vazgeçtim işte değiştirmekten. Oysa bir hakkın suiistimal ediliyor olması (yukarıdaki öernekler olduğu gibi), o hakkı ortadan kaldırmıyor. İçinize sinmeyen bir şey olduğunda, sinmiş gibi yapmayın, kendinizi kandırmayın ve gidin değiştirin.
Yazarın Tüm Yazıları