Urfa’da tepsi geleneği

Geçenlerde yemek araştırmacısı ve yemek kültür yazarı arkadaşımla yaklaşık 42 derece sıcaklıkta Urfa’yı gezdik.

Metro Grup’un organize ettiği ve Metro Kültür Yayınları’ndan çıkan “Gaziantep Deyince” isimli kitabın tanıtımı için çıktığımız Gaziantep ve Urfa gezisi çok keyifliydi.

Aslında keşke imkanınız olsa da Türk mutfağını ve geleneklerini çok iyi bilen bu değerli mutfak araştırmacısı arkadaşımla siz de gastronomik geziler yapabilseniz. Eğer böyle bir şansınız olsaydı, inanın bana çok memnun kalırdınız. Yemek kültür araştırmacısı keşfe çıktığınız yörenin tarihini, coğrafyasını, iklimini ve sosyolojisini anlatacak, aynı zamanda sizi bir lezzet yolculuğuna çıkaracaktır. Geri döndüğünüzde ise geziden aklınızda ve damağınızda çok şey kalacaktır.

Yaptığımız Urfa gezisi de muhteşemdi. Zaten Urfalılar o kadar sıcakkanlı, misafirperver ve güler yüzlü ki, kendinizi evinizdeymişsiniz gibi hissediyorsunuz.

Urfa’da beni çok şaşırtan bir şey gördüm; sokak ve çarşılarda tepsi trafiği var. Urfalılar sürekli fırına tepsilerle yemek götürüyorlar. Her ekmek fırınının tezgahında, üzeri numaralı onlarca tepsi duruyor. Kimisi kuşbaşı et, domates ve biberli, kimisi kıymalı, kimisi sebzeli tepsiler, Urfalılar’ın günlük yemek geleneğinin çok önemli bir parçası. “Hanım yemek nerede?” “Fırına tepsi yolladım, geliyor.” İşte Urfalılar’ın günlük sohbetlerinin en olağan konuşmalarından birisi.

Taş fırında pişen bu yemeklerin hem hazırlanışı çok kolay, hem para ödenmediği için çok ekonomik hem de lezzetleri doyulmaz denebilecek nitelikte. “Fırıncının bu işten kârı ne?” diye soracak olursanız, yemeğin yanında sattığı tırnak pideleri diyebilirim.
Evde sacda pişirilen ekmek ya da tırnak pidesiyle yenen bu tepsi yemeklerinin arasında benim favorimse etsiz yapılan sebze yemekleri oldu. Hepinizin bayılacağı bir fırın yemeği daha var; Harran kubbesi... ‘Harran evi’ de denilen bu yemekte patatesler ikiye bölünüp yağlanıyor ve fırına gönderiliyor. Benim bir başka favori yemeğim ise evlerde yapılan kazan kebabıydı.

ZEYTİNLİ SİMİT POĞAÇASI

10 Kişilik
Hazırlama Süresi 20 dakika
Pişme Süresi 35 dakika

MALZEME LİSTESİ
* 1 su bardağı siyah zeytin
(Çekirdeği çıkarılıp dilimlenmiş)
Hamuru için;
* 8 su bardağı un
* 250 gr bitkisel margarin
* 1 su bardağı sıvıyağ
* 1 su bardağı yoğurt
* 1 adet yumurtanın akı
* 2 çay kaşığı tuz
* 1 paket kabartma tozu

YAPILIŞI

Unu derin bir kaba koyup üzerine oda sıcaklığında iyice yumuşamış olan margarini ekleyin. Sıvıyağ, yoğurt ve yumurtanın akını ilave edip, tuz ve kabartma tozunu da serpiştirdikten sonra yoğurmaya başlayın. Malzemeler iyice karışıncaya kadar yoğurun. Elinize yapışmayan ve kulak memesi yumuşaklığında olan bir hamur elde etmiş olacaksınız.
Hamura şekil vermeden önce çekirdeği çıkarılıp incecik dilimlenmiş zeytinleri (file zeytin de denir) hamura katıp hamuru tekrar yoğurun. Hamurdan pinpon topu büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarladıktan sonra 10-12 santim uzunluğunda parmak şeklinde hamurlar yapın. Uçlarını birleştirip halka şekline getirin.
Fırın tepsisini sıvıyağla hafifçe yağlayın. Simit şeklindeki poğaçaları tepsiye aralıklı olarak yerleştirin. Simit poğaçaları 5 dakika önceden 175 dereceye ayarladığınız fırında üzerleri iyice kızarıncaya kadar pişirip çıkarın. Sıcak ya da ılık olarak servise sunun.
Yazarın Tüm Yazıları