"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Ürettiğimiz ilacın İbo kasedi kadar değeri yok mu

<B>ARAŞTIRMACI </B>İlaç Firmaları Derneği Başkanı <B>Altan Demirdere</B> ve Genel Sekreteri <B>Engin Güner</B>’le sohbet ediyoruz... Konu ilaçta <B>‘orijinal-jenerik’</B> çekişmesi... Onlar <B>‘orijinal’</B> ilaç üreticilerini temsil ediyor.

Demirdere ve Güner, öncelikle ‘jenerik’, yani ‘benzer’ ilaçlara asla karşı olmadıklarını vurguluyor. Aynı zamanda Novartis Türkiye’nin Genel Müdürü olan Altan Demirdere, görevde bulunduğu guruba bağlı Sandoz’un dünyada bir numaralı jenerik ilaç üreticisi konumunu hatırlatıyor.

Demirdere ve Güner, dünyada jenerik ilaç oranının ortalama yüzde 15’i geçmediğini, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 50’ye kadar çıktığına dikkat çekip bundan yakınıyor. Demirdere, yakınmayı suçlamaya dönüştürüyor: ‘Hakkıyla, tüm kurallara uyarak izin almadan jenerik ilaç kullanıp satanlar insan sağlığı üzerinden hortumculuk yapıyor...’

Engin Güner
, Sağlık Bakanlığı’nda izin bekleyen jenerik ilaç dosyalarıyla ilgili kuşkularını dile getiriyor: ‘600 kadar naylon şirket kurulmuş. Jenerik ilaç iznini internette isim kapatma işine çevirdiler.’

Bunun üzerine, ‘Geçenlerde Sağlık Bakanlığı’nın bu sorunu çözdüğüne dair haberler vardı’ hatırlatması yapıyorum, Güner yanıtlıyor: ‘Evet, 300 ilaç için izin verildiği söyleniyor. Eğer doğruysa bu çok fazla. 300 ilacın ancak yüzde 10’u adam gibi başvurudur. Diğerlerinde şüpheliyiz.’

Altan Demirdere
, bu şüpheyi biraz açıyor: ‘İzin başvurusunda mutlaka biyoeşdeğerlik raporu olmalı. Yani, denek testi de yapılmalı. Hastalar üzerinde bu ilaçlar denenip, sonuçları dosyaya eklenmeli.’

Demirdere,
Türkiye’de orijinal ilaca yeteri kadar süre verilmeden, jenerik ilaçların devreye girdiğine işaret edip, şöyle diyor: ‘Avrupa Birliği’nin (AB) kabul ettiği süre 6 yıldır. Buluşu yapan şirket ilacını 6 yıl pazarda rahatça satar. Sonra jeneriklerin üretimine izin verilir. Türkiye de bu süreyi kabul ediyor. Ancak, dünyada ilk kez üretilen bir ilacın Türkiye’ye gelişi 3 yılı buluyor. izin hızlı çıkmıyor. Bu durumda orijinal ilaç için Türkiye’de süre çok ‘dar’ oluyor.’

Demirdere,
bu iş için çözüm önerisini de getiriyor: ‘Madem AB’ye girmeye çalışıyoruz, öyleyse AB’nin ruhsat verdiği orijinal ilaca Türkiye de aynı anda ruhsat versin. Böylece bizim zaman kaybımız önlensin.’

Demirdere,
olayı biraz magazine çekiyor: Veri Koruma’nın ‘fikir ve sanat eserini koruma’dan ne farkı var? Eğer İbo (İbrahim Tatlıses) korsan kasetçiye karşı korunuyorsa, bizim şirketlerin yarattığı ilaçlar da korunmalı. Kendi buluşumuz olan ilaçların İbo kasedi kadar değeri yok mu?’

Demirdere
, bir orijinal ilaç 100 liraysa, jeneriğinin 80 liraya satıldığını vurgulayıp, konuya bir de şu pencereden bakıyor: ‘Türkiye ilaç pazarının boyutu 4 milyar dolar. Tamamı jenerik ilaç olsa, 800 milyon dolarlık bir ucuzluk sağlanabilir... Yani, orjiinal ilaçların korunmasının öyle 1.8 milyar dolarlık faturası olmaz.’

Sohbetin sonunda Engin Güner, ilaç fiyatıyla ilgili bir ayrıntıya daha vurgu yapıyor: ‘İlaç fiyatlarında bazı Avrupa ülkelerindeki en ucuz ilacın fiyatı dikkate alınıyor. Oysa orijinal ilaçlarla jenerikler için ayrı ayrı baz alınsa, Türkiye’de jenerik ilaçların fiyatı daha da düşer.’

Burada bütün iş Sağlık Bakanlığı’na düşüyor...

Jenerik ilaçların önünü asla tümüyle kapatmayalım...

Ama orijinali üretenin ‘buluşu’na da saygı göstermeyi bilelim...

Bu işin doğru yöntemini bir an önce bulalım olmaz mı?

Tsunamizedeye yardım var, ya Hakkari’ye

TÜRKİYE
Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanlığını kısa süre önce Aynur Bektaş’a devreden Umut Oran’dan bir mektup aldım.

Umut Oran, çok sayıda sivil toplum örgütünde görev yapıyor. Oran, özetle şöyle diyor: ‘Geçen gün ‘Tsunamizedeye 42 milyon YTL toplandı, Erdoğan beğenmedi’ haberini gördüm, üzüldüm. Başbakan’ın tsunamizedelere yardım toplamak için düzenlediği yemeğe davetliydim, reddettim. Orada para toplanırken, Hakkari’deki depremzedeler de çok mağdurdu. Doğru olan önce kendi içimize, sonra dışımıza bakmak değil midir? TGSD ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Hakkari’ye dönük bir yardım kampanyası başlattı. Seçkin işadamlarımızla devlet büyüklerimizi bu kapanyaya davet ediyorum.’

Başbakan Tayyip Erdoğan Güney Asya’dayken Hakkari’yi de Umut Oran’ın mektubuyla hatırlatayım dedim.
X