Atölye Meyal: "Üretimsiz tüketim mutlu edemez!"

Güncelleme Tarihi:

Atölye Meyal: Üretimsiz tüketim mutlu edemez
Oluşturulma Tarihi: Eylül 27, 2016 10:33

Aslında hepsinin farklı meslekleri var. Şehir temposunda üretimde, sohbette buluşulabilecek az zamanda bir nefes aralığı sunuyorlar. Şimdi onlardan bu nefesin kaynağını anlatmalarını istedik. İşte kendi ağızlarından Atölye Meyal’in hikâyesi:

Haberin Devamı

Bize şehrin temposundan kalan o azıcık zamanda, bizi stresten uzak tutan, komün olarak üretim yapabileceğimiz ve yeni şeyler öğrenebileceğimiz küçük bir mekânımız olması hayalimizdi. Atölyeye isim ararken açıkçası epeyce düşündük, sonra hayalimizi gerçekleştirme sürecinde atölye de meyal olsun dedik… Aslında uzun uzun alt metinlerimiz de oldu ama samimi olarak “hayaldi, meyal oldu” diyoruz. “Atölye Meyal”; bizim İstanbul temposunda her vazgeçtiğimizde bir araya gelip kendimizi boyalara, çamura, iğne-ipliğe teslim ettiğimiz, her katılıma açık küçücük ikinci evimizdir.

Atölye Meyal: Üretimsiz tüketim mutlu edemez

Atölye'de nasıl bir iş bölümü var? Kim hangi işle daha haşır neşir?

Haberin Devamı

Atölyeyi iki arkadaş kurduk. Ve hala icra ettiğimiz başka mesleklerimiz var. Bir hobi olarak saç aksesuarları yapmıştık. Sonra daha abartılı malzemeler kullanarak “fascinator” denilen şapka aksesuarlar yaptık. Bu aksesuarlar Türkiye’de yaygın olarak kullanılmıyordu. O yüzden ilk başta kendimiz takıp takıp resim çekiyorduk. Sosyal medya o kadar popüler değildi, ancak yaptığımız ürünleri sosyal medyada paylaşınca etrafımızdaki arkadaşlarımız özel günlerde kullanmak üzere bizden şapka yapmamızı istediler ve kendimizi sürekli malzeme alırken bulduk. Sonra birimiz dikiş dikmeyi öğrendi. Değişik kumaşlar kullanarak çantalar tasarladık, diğerimiz ise dekoratif boyama tekniklerini öğrenmeye başlamıştı ve deneme olarak neredeyse evindeki her şeyi boyamıştı. Sürekli yeni şeyler denediğimiz çok keyifli bir süreçti. Şimdi açıkçası herkes her şeyi yapıyor ve deniyor. Hala hepimiz öğreniyoruz. Ayrıca hiçbir sınırlama yok. Atölyede çalışmak, üretmek, ders vermek, atölye yapmak isteyen herkese anahtarı veriyoruz. “İstediğin zaman aç, çay var, kahve var, müzik var, dükkân senindir”.

Atölye Meyal: Üretimsiz tüketim mutlu edemez

Haberin Devamı

Ne tür malzemelerle çalışıyorsunuz? Yola çıkarken planlamadığınız ama sonradan kullandıkça sevdiğiniz malzemeler var mı? 

Dekoratif boyama(ahşap, cam ve benzeri sert zeminler), seramik, kumaş boyama, taş boyama, seramik kolye ve küçük obje yapımı, eskileri yenileme en çok yaptığımız işlerden. Başka arkadaşlarımızdan da kendi atölyelerinde yaptıkları ve bizim atölye ile paylaştığı işler de var. Malzeme saymak doğrusu çok zor, bazen birimiz bir şey geliştiriyor ve yepyeni malzemelerle yeni şeyler yapıyoruz. Örneğin son zamanlarda Çiğdem harika kot montlar tasarladı, yakın bir tarihte de atölye yapacak. Katılımcılar eski kotlarını dönüştürecekler. Bu çok özel bir şey.  

Haberin Devamı

Atölye Meyal: Üretimsiz tüketim mutlu edemez

Workshop'lar da düzenliyorsunuz. Katılımcılarınız kimler ve en çok ilgi gören Workshoplar hangileri?

Öncelikle kurumsal iş yerlerinde çalışan arkadaşlarımıza söylüyoruz, aradığımız katılımcı sayısı sağlanamazsa sayfamızdan duyuruyoruz. Ayrıca herhangi bir atölye ilanı olmaksızın teknik öğrenmek isteyen, ürün yapmak isteyen herkese de atölye açıktır. Katılımcılar genelde yoğun iş temposunda kendine dinlendirici ve eğlenceli bir alan yaratmak isteyen çalışanlar oluyor. Ya da bu işlerle ilgilenip teknik öğrenmek isteyen katılımcılar da oluyor. En çok talep gören Workshop “eskileri yenileme”. Çünkü herkesin evinde atmak istemediği ve yenilemek istediği şeyler var.

Haberin Devamı

Atölye Meyal: Üretimsiz tüketim mutlu edemez

Aslında hepinizin farklı meslekleri var. Peki, sizi bu atölyede buluşturan ortak nokta, ihtiyaç nedir?

Çok azımız sevdiğimiz işler yapabiliyoruz. Ve günlük hayatın bize kalan bölümü korkunç derecede az. Eğer şanslı değilseniz İstanbul’da kendinize kalan 1-2 saat var. Bu saat diliminde kitap mı okusam, film mi izlesem, yemek mi yapsam yoksa arkadaşlarla bir şeyler mi içsem diye düşünürken kendinizi saati 07.00’a kurmuş yatmaya hazırlanırken buluyorsunuz. Biz bu monotonlukta ve sıkışmışlıkta elbette sanatta, üretimde ve estetikte buluşuyoruz. Hepimiz o değerli vakitlerimizde yeni deneyimlerin ve yeni öğrenilenlerin değerini çok iyi biliyoruz. Tüketim bazılarını her daim mutlu edebilir. Ama bizim buluştuğumuz ortak nokta; üretimsiz tüketimin bizi sonsuza kadar mutlu edemeyeceği. Bundan sonrasında yaptığımız şeyler de bir iletişim biçimi oluyor illa ki. Kimisi iğne-iplikle anlatıyor derdini kimisi boyayla yükseltiyor sesini. İhtiyacımız tam olarak bu, herkesin kendi gerçeğini haykırması.

Haberin Devamı

 Röportaj: Erkmen Özbıçakçı

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!