Üretimin merkezi Bursa olsun

Hürriyet Haber
12.07.2017 - 17:19 | Son Güncelleme:

Bursa’da, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Taş Yapı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa Organize Sanayi Bölgesi, Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İşadamları Derneği ve Hürriyet gazetesinin gerçekleştirdiği ‘Bursa Ekonomi Zirvesi’nde’ düzenlenen panelde dünyanın içinde bulunduğu ekonomik durum, reel ekonomi, sanayinin gelişimi ve kurlardaki değişimlerin yatırımlar üzerindeki etkisi gibi konular masaya yatırıldı.

Sanayi ve üretim konusunda Türkiye’nin en önde gelen illerinde ilk sıralarda yer alan Bursa’nın gelecekte de aynı başarıyı sürdürebilmesi için neler yapılabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Türkiye’nin en önemli sorunları arasında yer alan işsizlik konusunda çok iyi durumda olan ve Avrupa Birliği ortalamasının da altında bir işsizlik oranına sahip olan Bursa’da, diğer illerde de bu işin başarılabilmesi için neler yapılabileceği tartışıldı.

Panelistlerin yaptıkları konuşmalarda üzerinde durdukları en önemli konu ise Bursa’nın teknolojiyi daha da geliştirerek 30 yıl sonrasında bile aynı şekilde başarılı olması için çalışmalar yapılması gerekliliğiydi. Özellikle sanayi 4.0’a geçişin çok ön plana çıktığı son dönemlerde Türkiye’de bu işi başarabilecek illerin başında Bursa’nın geldiği ifade edildi. Gerçekleştirilen panel yoğun ilgi gösterilirken, panelin moderatörlüğünü, Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdür Yardımcısı Sadi Özdemir üstlendi. Paneldeki konuşmacılar ise şu isimlerden oluştu: Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent, Odeabank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sun, Hürriyet gazetesi ekonomi yazarı Erdal Sağlam ve Fortune Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Toros.

Dünyada para kazanmanın zor olduğu bir dönemden geçildiğini ifade eden Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent, bu durumun kademeli olarak her alana yansıdığını söyledi. Ülkenin zor dönemlerden geçtiğini hain bir darbe girişimi yaşandığını hatırlatan Sefer Levent, “Terör olayları yaşandı. İnsanların seyahat özgürlükleri sınırlandı. Turizm etkilendi. Bizi gördüklerinde ‘dolar ne olacak’ diyorlar. 4 liraya kadar dayandı. Şu anda 3.60 seviyelerine geldi. Bu dalgalanmada dış piyasadaki gelişmelerin de etkisi oldu. Suların durulduğu bir döneme giriyoruz. Çok spekülasyon vardı içeride ve dışarıda” dedi.

Bursa özelinde bugünün değil yarının konuşulması gerektiğine dikkat çeken Sefer Levent, “Bursa özellikle otomotiv konusunda bir üs konumunda. Daha ucuza mal edip, ihraç edebiliyoruz. Özellikle Bursa’da kurulacak Tekno OSB’yi çok önemsiyorum. Yüksek katma değerli ürün çıkacaksa ortaya eğer bunun yolu buradan geçiyor. İhraç edeceğimiz pahada ağır ürünlere geçeceksek Bursa’nın bunda çok önemli bir payı olacaktır. Tren vagonu, tramvay ya da, metro da stratejik üründür. Bir Türk marka bunları yapabildiği için küresel markalar fiyatlarını düşürmek zorunda kaldı. Stratejik ürün işte budur”

Yenişehir’de otomotiv test merkezi açılması konusunda yapılan çalışmalara değinen Sefer Levent, “3 bin 400 alanda inşa ediliyor. Bursa’da yapılan otomobillerin test edilmesi için yılda 35-40 milyon dolar harcanıyor. Bu test merkezlerinin de sayısı çok az dünyada. 1.5 milyar TL’lik bir yatırımdan bahsediyoruz. İlk olarak fren test merkezi inşa edilecek. Ancak kamulaştırmada sıkıntılar var. Buradan Botaş’ın diğer kurumların elektrik hatları geçiyor. Bu hatların başka yerden geçmesi gerekiyor. Bu tip yatırımların artması gerekiyor. Bursa’nın daha fazla girişim yapması çok önemli. TSE bu işi üstlenmiş. İstihdam da sağlayacak Bursa’ya. Burası önemli bir şehir. Bursa şu anda çok iyi durumda olabilir. Ancak bunu ileriye nasıl taşırız. Bunlara kafa yormalıyız” ifadelerini kullandı.

2-3 yıl öncesine kadar yabancıların Türkiye’ye olan ilgisinin doruk noktada olduğunu belirten Levent, “Para istikrarı sever. Referandum ve seçim söyleminden kurtulamadığımızdan dolayı etkileniyoruz. Daha referandum olmadan erken seçim konuşanlar oldu. Şu anda Ankara’da herkes referanduma kilitlenmiş durumda. Bir takım ekonomi politikaları da var ancak öyle bir dönemdeyiz ki ekonomiyi gündemde tutmamız gerekirken siyaseti başa almış durumdayız. Bir takım istihdam kampanyaları yapsak da üretimi öne almalıyız önce. Bu yüzden istihdamda kan kaybediyoruz” diye konuştu.

Nisan 2015’ten bu yana Türkiye’nin seçim sürecinde olduğuna dikkat çeken Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Erdal Sağlam, riskleri görmeden sanayicilerin sağlıklı karar alamayacağını ifade etti. Küreselleşme konusuna ABD Başkanı Donald Trump nedeniyle ara verilmiş gözükse de, küreselleşmenin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Sağlam, “Sanayi 4.0 artık kaçınılmaz bir gerçek. Son 10 yılda Türkiye’nin en büyük 10 şirketi hep aynı. ABD’de 10 yıl içinde bütün ilk 10’lar hep değişmiş. Yeni teknoloji almış başını gidiyor. Türkiye bu konuda geride kaldı. Son dönemde verilen teşvikler genelde ‘şirket kurtarmaya’ yönelik. Şirketlerin kredilerinin yeniden yapılandırılması, çiftçi borçlarının ertelenmesi, hazine kefaleti ile şirketlere taze kaynak verilmesi, bunların hepsi mikro teşvikler” dedi.

Türkiye’nin bölgesel ve coğrafi konumu nedeniyle ileriye dönük avantajlı olduğunu söyleyen Erdal Sağlam, “Türkiye’nin yeni büyüme dinamikler yakalaması gerekiyor. Bundan sonra teknoloji ön plana çıkarılmalı. Bursa 20 yıl sonra ne yapacak? Bunun planlanması çok önemli. Örneğin Renault şirketinin aldığı stratejik karara göre Bursa’daki fabrikasının ne yapacağına göre mi kaderini belirleyecek. Renault, yüksek teknolojiye geçildiği zaman burada yüksek teknoloji kullanacak eleman bulabilecek mi.? Şimdi buluyor. 20 yıl sonra yüksek teknoloji ürünü kullanacak çalışan bulabilecek mi.? İşte bunun için çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.

Turizm, tarım ve sanayi gibi alanların hepsinin Bursa’da bir arada olduğunu dile getiren Fortune Turkey Yayın Yönetmeni ve CNN Türk Parametre programı yorumcusu Cüneyt Toros, Bursa’nın bir üretim üssü olduğunu, ancak bunu anlatmakta güçlük çektiğini belirtti. “O kadar çok şey üretiyor ki, bu da zorluk yaratıyor. Bursa bulunduğu yer konumuyla da çok dikkat çekiyor. Son yapılan ulaşım projeleri de Bursa’nın değerini katlıyor. Osmangazi Köprüsü yeni yapılacak Çanakkale Köprüsü Bursa için önemli ayrıntılar. Hiçbir zaman Marmara’daki iller bu kadar yakınlaşmamıştı” diye konuştu.

Bursa’da yeni kurulacak Teknosab’a da yoğun bir yatırım yapılmasının beklendiğini anlatan Cüneyt Toros, “Almanya teknoloji dönüşümü ilk başaran ülkeler arasında. İş gücünden kaynaklanan maliyet unsuru teknoloji ile ortadan kalkıyor. Eğer Bursa bu dönüşümü sağlayamazsa elinde sadece lojistik avantajı kalıyor. Bursa bu dönüşümü yapacak ilk konumda. Bu iş nasıl bir an önce yapılabilir bunu tartışmalı ve araştırmalıyız. Teknoloji ve sanayi 4.0 ile alt yapı çok daha fazla değer kazanacak. Almanya üretimde birim maliyetini 10 yıl içinde 121’den 103’e çekecek. Bunu da ‘sanayi 4.0’ ile başaracak. Bir üretim üssü olan Bursa’nın sanayi 4.0’a daha hızlı nasıl geçebilirim diye bakması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin dünyada daha fazla ismini duyurması gerektiğine dikkat çeken Cüneyt Toros şunları söyledi: “Belki şirket satın alarak bunu yapabiliriz. Üretimi tamamladık. Marka olalım desek bugünden yarına olmaz. Çok ciddi planlama gerekiyor. Ancak belli konularda marka sahibi olmamız gerekiyor. Bazı alanlarda ise sadece yüksek teknoloji ile üretim yapmak bile yeterli olabilir. Üretim bazında yüksek teknoloji ile yapılmış verimli üretim, Türkiye’ye katma değeri yüksek üretim malı getirebilir. Bir şekilde yeni teknolojilere yatırım yapmalıyız. Ama ilk yatırım insana olmalı. Bursa için önemli olan buradaki büyük markaların ve üreticilerin 30 yıl sonrada burada olması.”

17 ilde 52 şube ile hizmet verdiklerini ifade eden Odeabank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sun, “Odeabank çok genç bir banka. Ancak buna rağmen Türkiye’de mevduatta sekiz, kredide dokuzuncu sıradayız. Grubumuz Türkiye’ye güveniyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra grubumuz bankanın sermayesini 1 milyar dolar artırdı. Rüzgar arttığında kimileri kaçacak delik arar, kimileri ise yel değirmeni yapmak için fırsat arar. Biz bu dönemdeyiz. Sanayiciyi desteklemek için buradayız. Uygun fazi, uzun vade fırsatı sağlayan bir banka olmalı ki sanayici içi rahat şekilde yol alabilsin. Büyük projelere destek vermeye çalışıyoruz. Enseyi karartmak yerine doğru yerde katma değeri yüksek istihdam yaratacak yatırım yapmak için doğru zaman olduğunu düşünüyoruz. Rusya ile yaşanan gelişmeler, 15 Temmuz, Suriye gibi sıkıntılar varken, Türkiye belli oranda büyüyorsa bunları göz ardı etmemeliyiz” dedi. Banka olarak yıl sonunda dolar kurunun şu anda olduğundan daha da aşağı inmesini beklediklerini söyleyen Gökhan Sun, Merkez Bankası’nın elinde bu konuda güç olduğunu vurguladı. Sun, Bursa’da tek şube ile hizmet verdiklerini, ancak bu şubeden 1 milyar TL’nin üzerinde kredi kullandırdıklarını belirtti.

Sayfa Başı