Üniversite sınav soruları tartışılmalı

Hürriyet Haber
31.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yavuz GÖKMEN

Hayatımda ikinci kez üniversite imtihanı sorularına baktım. İlkinde de kendi girdiğim sınavın sorularına zorunlu olarak bakmıştım.

Elbette, bu ilk cümleyi okuyan soru hazırlayıcılar, ‘‘Adama bak, zerre kadar anlamadığı şeyle ilgili olarak ahkâm kesiyor’’ diyeceklerdir. Varsın desinler. Ben bu konuda iddialı değilim. Lütfedip söyleyeceklerimin aksini ispat ettikleri takdirde boynum kıldan incedir.

Anlamadığım bir konuda yazı yazıyorum; çünkü yelpazesi oldukça geniş tutulabilecek kadar çok konudan anlarım. Üniversiteyi yıllar önce bitirmiş ve Allah'a çok şükür ikinci oğlunu da üniversiteye yollamış biri olarak bu konuda da yazı yazabileceğimi pekala düşünebilirim.

Ayrıca felsefe ve mantık konusunda kendimi bir ölçüde yetkin bulurum. Bütün bunları elbette ki, şimdiden bana şiddetle kızacaklarını tahmin ettiğim bazı kişilerden özür dilemek amacıyla yazıyorum.

Lütfedip bağışlasınlar, haddim olmayarak konularına tecavüz ediyorum.

* * *

Matematik ya da Fen sorularına bakmadım. Açıkça söylemek icap ederse, ben matematik bilmeyen Platon'culardan değilim. Matematikten pek anlamadığım için olacak zaten Platon'cu da değilim. Ben sözel bölümden söz ediyorum.

Sözel bölüm soruları önce bana çok ilginç geldi. Çünkü bu soruların sadece ezbere dayalı bilgiyi değil, zekâ ve mantığı da içerdiklerini düşündüm. Soruları soranlar, ezberciliği değil, düşünceyi ve kavrama yeteneğini de tespite uğraşır gibiydiler.

Sonra bazı soruları kendimce cevapladım. Gerçek cevaplarına bakınca doğru yanıtlar verdiğimi de anladım.

Fakat bu arada birkaç sorunun yanıtları üzerinde derin derin düşünmek zorunda kaldım.

Çünkü bu sorular hem hazırlanış hem de yanıt olarak tümüyle yetersizdiler. Üstelik bir kısmı bence yanlış bir mantık dizini içeriyorlardı.

Mesela, insanın beş bin yıldır aynı olduğu konulu bir metinden çıkan ve bu insanın aniden günümüze gelse trafik kazasında öleceği savını taşıyan soru buna örnekti. Soru da, cevap şıkları da zaman tünelinden geçen insanın niçin zamanımızda şoke olarak benliğini yitireceğini gösteren bir içerik taşımıyorlardı. Yetersiz ve belirsiz bir yanıt doğru kabul edilmişti.

* * *

Sözgelimi, Osmanlı'da kardeş kavgasını önlemenin yollarını araştıran sorunun doğru yanıtı bana göre taht kavgasını körükleyen temel nedenleri içeriyordu. Bu arada eğer soru noksan hazırlanmamışsa, Osmanlı pazarına yabancı malların girişini gümrük vergilerinin artışına bağlayan yanıt ekonomiden sıfır alıyordu.

Emeviler'le ilgili bir sorunun yanıtı da bana fevkalade garip geldi. Sanırım kırk altıncı soruydu.

Sorular ve yanıtların hepsine bakamadım. Ama konuyu önemli bulduğum için yazdım.

İnşallah yanılıyorumdur.













Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı