Umut haftası

Hürriyet Haber
04.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 04.12.2000 - 00:01

TÜRKİYE ekonomisi, tarihi bir haftaya başlıyor. Piyasalarda patlak veren krizin seyri bu hafta netleşecek. Gecelik faizleri yüzde 1.700'e fırlatan, borsayı birkaç günde birkaç yıl geriye götüren gelişmeleri yerinde incelemek için dün akşam aralarında Türkiye Masası Şefi Carlo Cotarelli'nin de yer aldığı Avrupa sorumlusu Michael Deppler başkanlığında kalabalık bir heyeti Ankara'ya gönderen IMF, kendi ve Türkiye'nin geleceği açısından kritik bir karar verecek.

IMF hemen destek verirse

Bankalar ciddi zarar etti. Bunun etkileri devam edecek.

2000 ve 2001 enflasyon hedefine yine de ulaşılmayacak.

Faizler bir süre daha yüksek kalacak, sonra düşecek.

Bankalar, maliyetleri düşürmek için kredileri geri çağıracak.

Bankaların zararları 2001'de diğer sektörlere yansıyacak.

Şirket kárları düşecek.

İşsizlikte artış yaşanabilir.

IMF hemen destek vermezse

Bankacılık sistemi daha da zorlanacak.

Ekonomik program tamamen devre dışı kalacak.

2001'de büyüme yine eksi olacak.

Yüksek enflasyon veyaciddi bir durgunluk doğacak.

İşsizlik hızla artacak.

Türkiye'nin bu şoku atlatması iyi tahminle 5 yıl sürecek.

İflaslar çoğalacak.

TÜRKİYE tarihi bir haftaya giriyor. Para ve sermaye piyasalarında patlak veren kriz üzerine dün akşam Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) Avrupa Sorumlusu Michael Deppler başkanlığında kalabalık bir heyet Ankara'ya geldi. Türk piyasalalrının zor bir dönemden geçtiğini belirten Deppler, ek kredi desteğinin 21 Aralık'a yetişebileceğini açıkladı.

Son yıllarda, İsrail dışında hiçbir ekonomik programı başarıya ulaşmayan IMF, Türkiye'nin istediği ‘‘Ek rezev imkanı’’ kredisi konusunda kesin tavrını bu hafta netleştirecek. IMF, hızlandırılması için ABD Başkanı Bill Clinton'un da araya girdiği ek desteği ‘‘zamanında’’ ve ‘‘yeterli miktarda’’ devreye sokamazsa, bundan sadece Türkiye ekonomisi değil, IMF'nin uluslararası güvenilirliği de zarar görecek.

IMF Avrupa Başkanı Michael Deppler başkanlığıdaki heyet, dün Türkiye'ye geldi. IMF'nin Parasal İşler Departmanı ile Kambiyo Departmanı'ndan olmak üzere, özellikle krizler konusunda uzman iktisatçıların yeraldığı iki ekipten oluşan heyet, çalışmalarına başladı. ABD Başkanı Bill Clinton'un devreye girmesi, IMF Başkanı Horst Kohler'in açıklaması ve özellikle Deppler'ın Türkiye'ye bizzat gelişi, krizin dünya ölçeğinde ne kadar ciddiye alındığının çok önemli göstergeleri olarak değerlendiriliyor.

Yetkililer özellikle Deppler'ın gelişinin iki açıdan önemli olduğunu vurguluyor: Deppler'ın ziyareti, Avrupa piyasalarına gerektiği anda doğru mesajların doğru ağızdan verilmesinin göstergesi olarak kabul edilirken, bu unvandaki bir ismin, IMF'nin karar alma mekanizmalarını alışılmıştan daha hızlı harekete geçireceği şeklinde yorumlanıyor. Deppler'ın adı bundan birbuçuk yıl önce Para Kurulu tartışması nedeniyle gündeme gelmişti.

TEMİZEL İLE GÖRÜŞECEK

Michael Deppler, Türk mali piyasalarının zor bir dönemden geçtiğini söyleyerek, sağlanacak ek kredi desteğinin, 600 milyon dolarlık stand-by kredisinin görüşüleceği 21 Aralık'a yetişebileceğini açıkladı. Deppler, "Türk mali piyasaları zor bir dönemden geçiyor. Türkiye'nin politikalarına destek veriyoruz. Burada, alınması gerekli önlemleri değerlendireceğiz. Detaylı görüşmeler yapacağız’’diye konuştu.

Deppler'ın bugün Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel ile biraraya gelmesi bekleniyor. Temizel'in de Deeppler'a likidite sıkışıklığının ulaştığı boyutlar nedeniyle IMF'nin taahhüt ettiği Ek Rezerv Kolaylığı'nın fazla zaman yitirmeden sağlanması gerektiğini vurgulayacak. Bazı yetkililer ise, para hemen gelmese de IMF'nin çok yetkili bir ağzı tarafından Ankara'da ‘‘Bu kredi sağlanacak’’ mesajının bile piyasaları yatıştırmaya yetebileceğini belirtiyor.

Ekonomi yönetimi yetkilileri, sağlanacak ek desteğin türü ve miktarı konusunda kesin bir şey söylemekten ısrarla kaçınıyorlar. Ancak IMF'nin son üç yıl içinde geliştirdiği iki yeni kredi paketi olan Ek Rezerv Kolaylığı ve Koşullu Kredi'den, Ek Rezerv Kolaylığı'nın sağlanma ihtimali daha yüksek görünüyor.

Likidite için önlem alınabilir

MALİYE Bakanı Sümer Oral, Ekonomik Program'ın bütçe ayağında çok olumlu gelişmelere sağlandığını söyleyerek, ‘‘Son günlerde finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalar programın sürdürülmesine kesinlikle etki yapmayacaktır’’ dedi. Para ve döviz piyasalarında yaşanan gelişmelerin, faiz oranlarının geçici olarka yükselmesine neden olduğunu hatırlatan Oral, ‘‘Ancak izlenmekte olan politikalar ile faizler tekrar istikrarlı bir düzeye gelecektir’’ dedi. Oral, programın gelir önlemleri ayağına ilişkin olarak yeni ve ekstra bir önlem alınması gerekmediğini söyleyerek, şu değerlendirmeyi yaptı: ‘‘Karşılaştığımız olay, likidite ve döviz alanında bir olay. Karşılaştığımız sorunu aşmaya yönelik önlemler alınacak. Bu dalgalanmayı rahatlatacak acil ve kısa vadeli önlemlerin bu hafta içinde alınacağı kanısındayım.’’

Kohler: Türkiye'nin korunması gerekir

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Başkanı Horst Köhler, ‘‘Türkiye'nin uyguladığı ekonomik politikadan şu ana dek elde ettiği kazanımların korunması gerektiğini’’ söyledi.

Köhler, Türkiye'deki son gelişmelerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, dün Türkiye'ye gönderilen IMF heyetinin Türk makamlarıyla Türkiye'nin mali politikalarının güçlendirilmesi ve piyasalarda ekonomiye güvenin desteklenmesinin yolları üzerinde görüşeceklerini bildirdi.

Köhler, Ankara'daki görüşmelerin hızla sonuçlandırılacağını ve böylece Türkiye'nin şiddetle ihtiyaç duyduğu krediyi bir an önce açabileceğini umduğunu vurguladı. Türkiye'nin bankacılık sektörünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, IMF icra direktörleri kurulunun 21 Aralık'ta yapacağı toplantıda yeni kredi paketi konusunda karar çıkmasını umduğunu da bildirdi. Köhler, Türk hükümetinin ekonomik istikrar ve reform programında dikkate değer ilerlemeler kaydettiğini ifade ederek, ‘‘Şimdiki görev bu kazanımları korumak ve mali politikalarla piyasa güvenini güçlendirmektir’’ dedi.

Türkiye, IMF'nin prestij sınavı

BAŞTA ABD olmak üzere dünyanın pekçok ülkesinde Dünya Bankası'nın ve IMF'in varlığını devam ettirip ettirmemesi gerektiği tartışılıyor. IMF, program oluşturduğu ülkelerde yaşanan krizler yüzünden alay konusu.

Bu nedenle, Arjantin'deki kadar büyük olmayan Türkiye krizi IMF için önemli.

1998'den sonra IMF sadece Arjantin ve Brezilya'ya yaklaşık 93 milyar dolar destek verdi. Bu iki ülkenin taşıdığı uluslararası risk 270 milyar doları buluyor. Türkiye ise yaklaşık 42 milyar dolarlık uluslararası risk taşıyor. Bu iki ülkeyle birlikte Rusya ve Güney Kore'de IMF'in ‘supplementary reserve facility’-‘ek rezerv’ (SRF) kredilerinden yararlandırıldı.

IMF'in daha kolay atlatılacak Türkiye krizine destek vermesi, bu nedenlerle kuvvetle muhtemel. Gelecek desteğin miktarı da diğer ülkelere verilen kadar büyük değil. İhtiyaç duyulduğu an kullanılacak olan ek rezerv için 2-10 milyar dolar arasında değişecek miktar söz konusu olabilecek.

IMF Başkanı Horst Koehler de geçen hafta yaptığı açıklamada Türkiye'ye destek verileceğini, bu amaçla görüşlerin sürdüğünü belirtti.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı