Gündem Haberleri

    Umut, DNA'da

    Hürriyet Haber
    04.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hizbul-Vahşet kurbanlarının sayısı 58'e ulaştı. Bunlardan 36'sının kimlikleri belirlenemedi. Cesetler DNA testi sonucunda da teşhis edilmezse, 15 gün beklenip, kimsesizler mezarlığına defnedidilecek.

    HİZBULLAH tarafından öldürülenlerin sayısı 58'e ulaşırken, İstanbul'da 10, Konya'da 9, Mersin ve Adana'da 5, Diyarbakır'da 8, Batman'da 2, Antalya ve Gaziantep'te 1'er olmak üzere toplam 36 cesedin kimlikleri belirlenemedi. Bunun için DNA testinin sonucu bekleniyor. Bunun sonucunda da kimlikler saptanamazsa, cesetler, 15 günlük yasal sürenin dolmasından sonra kimsesizler mezarlığına defnedilecek. İşte illere göre durum:

    ANKARA Etimesgut Süvari Mahallesi 303 sokak 28 numaralı müstakil gecekondunun kömürlük olarak kullanılan bodrum katında 3 erkek cesedi çıktı. 3'ünün de kimlikleri tebpit edilemedi.

    İSTANBUL Çengelköy'deki evden 10 ceset çıktı. Ramazan Yaşar, Cihangir Gaffari Negiş, Nezir Arslan, Yusuf Akdeniz, Ömer Çınar, Mehmet Salih Dündar, Sıddık Öz teşhis edildi, 3'ünün kimliği henüz belirlenemedi. Kartal'daki evden 9 ceset çıktı, İzzettin Yıldırım ve Mehmet Şehit Avcı teşhis edildi. 7'sinin kimliği henüz belirlenemedi.

    DİYARBAKIR 12 ceset çıkarıldı ve 4'ünün kimlikleri belirlendi. Diyarbakır'da kimlikleri tespit edilen Hizbullah kurbanlarının adları şöyle: Ayetullah Dalgın ve Ali Çelik. Dalgın ve Çelik, güvercin bakmak için girdikleri hücre evinin bahçesinde katledilmişlerdi. Diğerleri ise İbrahim Sarı ve İmam İsmail Eren.

    ADANA-TARSUS Hizbullah'ın celladı Mehmet Emin Ekici'nin itirafları sonucu Tarsus'ta 7, Adana'da da 1 olmak üzere toplam 8 erkek cesedi bulundu. Bunlardan 3'nün kimlikleri aileleri tarafından giysilerinden belirlendi. Tarsus'tan kaçırılan İmam Ahmet Aydın, inşaat işçisi Ramazan Gümüş ve Bülent Doğan'ın cesetleri aileleri tarafından Adli Tıp Kurumu'ndan alınarak toprağa verildi.

    KONYA Ölüm evlerinde yapılan kazılarda Hizbullah tarafından sorgulandıktan sonra öldürülen 12 kişi bulundu. Bunlardan Konca Kuriş, Özkan Uyar ve Mehmet Beşircan'ın kimlikleri belirlendi. Diğer 9 cesedin kime ait olduğu DNA testinden saptanmaya çalışılacak.

    Batman'da 2, Gaziantep'te 1 ve Antalya'da 1 olmak üzere 4 cesedin de kimliği henüz saptanamadı.

    Ölüm evlerine kireç

    Türkiye'nin her yerinde vahşet sergileyen Hizbullah örgütünün Diyarbakır'daki ölüm evlerinde kazı çalışmaları dün akşam sona erdi. Mardinkapı semti Savaş Mahalesi Küçükkavaslı Sokak 11 ve 13 nolu evler kazıldıkça ceset çıkarken, tüm mahalleye ağır koku yayıldı. Bunun üzerine Sivil Savunma ekipleri Hizbullah'ın ölüm evleri ile sokağa kireç dökerek hem dezenfekte etti, hem de kokuyu önlemeye çalıştı.

    Arkadaşını da öldürmüş

    DİYARBAKIR'daki ölüm evinde kazı çalışmaları sürerken, önceki gün çıkarılan 3 cesetten birinin Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Sekreteri İbrahim Sarı'ya, ikincisinin ise FP Kayapınar Belediye Başkan adayı İsmail Eren'e ait olduğu belirlendi. Araştırma yapılan evde Hizbullah'ın kurbanlarını naklederken kullandığı buzdolaplarından biri bulundu. Hizbullah'ın yanyana iki ölüm evinden 11 nolu evde, 2 buzdolabının bulunması dikkat çekti. Dolaplardan birinin içindeki rafları bulunmazken, kapısına da kilit yaptırıldığı dikkati çekti. İtirafçı Abdülaziz Tunç'un verdiği ifadelerde kaçırdıkları kişileri buzdolabı içine gizleyerek götürdüklerini hatırlatan yetkililer, Hizbullah'ın sorguladıkları kişileri Diyarbakır'daki ölüm evine, bu buzdolabı içerisinde getirildiklerini tahmin ettiklerini belirttiler. Bir yıl önce esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Sekreteri İbrahim Sarı'nın cesedi, sol kolundaki platin ve diş protezlerinden teşhis edildi. İbrahim Sarı'nın cenazesi dün sabah Devlet Hastanesi morgundan ailesi tarafından alınıp Ulucamiye götürüldü. Burada kılınan cenaze namazından sonra Mardinkapı Mezarlığı'nda toprağa verildi. Sarı'nın cenaze törenine üniversite camiasından kimsenin katılmaması dikkat çekti. Sarı'nın, bir dönem başka bir kurumda birlikte çalıştığı Hizbullah'ın üst düzey yöneticilerinden Edip Gümüş'ün talimatı ile kaçırıldığı belirtildi. Sarı'nın örgüt kasası olduğu ve davaya ihanet ettiği için Gümüş'ün talimatıyla öldürüldüğü ileri sürüldü. Toptancılar Sitesi'ndeki camide imamlık yaparken, 12 Ekim 199'da kaybolan 42 yaşındaki İsmail Eren'in cesedi ise kol saati ve yanında bulunan cep telefonu kılıfından teşhis edildi. Sarı'nın kaybolduktan sonra İran'da olduğu iddia ediliyordu.

    Ölüm dolabı

    Kanlı Hizbullah örgütü, yıllar yılı masum insanları katletti. Kaçırılan ve akla hayale gelmeyen işkencelerle öldürülen insanlar, yine akla hayale gelmeyen yöntemle oradan oraya taşındı. Örgüt militanları, silahlarını, kaçırdıkları insanları ve cesetleri, dikkat çekmemek için genellikle beyaz eşya içinde taşıdı. Diyarbakır'daki ölüm evlerinde bulunan, rafları ve buzluğu alınarak kapısına özel kilit takılan bu buzdolabıyla da cesetler ve insanların taşındığı belirlendi.

    Evde öldür mahkemede kına...

    ADANA'da Hizbullah örgütü üyesi olduğu iddiasıyla bir yıl önce yakalanarak tutuklanan imam Hilmi Aktaş, yargılandığı DGM'de, Hizbullah vahşetini kınadığını söyledi. Adana DGM'de 12'şer yıl hapis istemiyle yargılanan Enver Kaplan, Ramazan Karataşoğlu, imam Hilmi Aktaş, Muharrem Tekin ile tutuksuz sanık Hacı Şimşek'in 4'ncü duruşmasında Hizbullah vahşeti gündeme geldi. Mahkeme başkanı, sanıklardan Enver Kaplan'a itirafları ile Hizbullah vahşetini ortaya çıkartan Mehmet Emin Ekici ile birlikte çekilmiş fotoğrafını gösterip, ‘‘Beşir Can'ı sorgulayan kişi senmişsin?’’ diyerek örgütle bağlantısını sordu. Fotoğrafta kendisini tanıyan pazarlamacı Enver Kaplan, yanındaki kişiyi tanımadığını belirterek, ‘‘Mehmet Emin Ekici'yi tanımıyorum. Her gün insanlarla birlikte yolda yürüyoruz. Yanyanayken fotoğraflarımız çekilmiş olabilir’’ dedi. Adana'da bazı camilerde imamlık yaparken yakalanan tutuklu imam Hilmi Aktaş ise cezaevinde televizyonda Hizbullah'ın yaptıkları eylemleri izlediklerini belirterek, ‘‘Yapılanları tavsip etmiyor, kınıyorum’’ dedi. Mahkeme Başkanı ise ‘‘Bu sözleri Ekici de söylüyor’’ diye karşılık verdi. Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının tahliye istemlerini reddetti, Enver Kaplan'ın işadamı Beşir Can'ı sorgulayıp ölümüne neden olduğu yönünde Emniyet Müdürlüğü'nde soruşturma bulunup bulunmadığının araştırılmasına karar verdi. Yurt genelinde yakalanan örgütün üst düzey yöneticilerinin çeşitli mahkemelerde verecekleri ifadelerinin incelenerek sanıklarla ilgisinin olup olmadığının belirlenmesi için duruşma 30 Mart'a ertelendi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı