Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ümüğünü sıktırmamak şimdi mi aklına geldi

YILLAR önce TRT’nin Kaynanalar adlı çok izlenen bir dizisi vardı. Dizi Kayserili Kantar Ailesi’nin yaşamını anlatıyordu.

Ailenin reisi holding patronu Nöri Kantar, karısı Nöriye’ye kızdığı zaman sürekli "Ümüğünü sıkarım" derdi.

Dizi özellikle usta tiplemeler açısından komikti.

İzleyicinin beğenisini kazandığı için de yıllarca sürdü.

Geçtiğimiz hafta Başbakan Erdoğan, Nöri Kantar’ın "ümüğü sıkma" deyimini IMF’ye karşı kullandı.

"Bizimle bir esneklik çerçevesinde anlaşmaya varırsanız, eyvallah, imzalarız. Yoksa ’fırsatı bulduk ümüğünü sıkalım’a izin vermeyiz" dedi.

Güzel, ümüğünü sıktırmama kararlılığı için Başbakan’ı kutlarız.

Ama belleğimizde çok taze olan bilgiler de var.

AKP iktidara geldiğinde IMF’ye fazla yüz vermeyeceğini ilan etmemiş miydi?

Ama sonra pabucun pahalı olduğunu görünce öyle ümük mümük filan demeden IMF’ye boyun eğip önerilen tüm koşullara "Evet" dememiş miydi?

Hepimizin gözü önünde de IMF Tayyip Bey’in ümüğünü tam 6.5 yıl sıkmadı mı?

Bu kez de öyle olacak. Siz Başbakan’ın efelenmesine bakmayın, paşa paşa ümüğünü IMF’ye uzatacak.

Bu kriz ortamında başka çaresi yok.

* * *

Çünkü... Ancak zorda kalan ülkeler IMF’nin kapısını çalar.

IMF de o ülkelerin ödeyebilirlik durumunu inceler, sonra borç verir.

Türkiye borcunu ödeme namusu bakımından sicili düzgün bir ülke olduğu için kredi almak sorun olmaz.

Ancak Başbakan’ın derdi başka.

Önümüzde yerel seçimler var. Başbakan iyi oy toplayabilmek için kesenin ağzını açacak.

AKP oy toplamak için kömür dağıtacak, yiyecek dağıtacak, para dağıtacak vs... vs...

Ama eğer anlaşma yapılırsa IMF buna izin vermez. Onun için bunun pazarlığını yapmak istiyor.

Aslında bir iktidarın para dağıtıp dağıtmaması IMF’yi fazla ırgalamaz. O verdiği borcun geri dönüp dönmeyeceğine bakar.

Eğer bu açıdan bir tehlike görürse, popülist politikaları engeller. Seçim harcamalarının kaynağını sorar.

Kaynak yoksa bu harcamalara izin vermez.

İşte Başbakan’ın sıkıntısının nedeni budur.

"Ümüğümü sıktırmam" lafları işin şov tarafı. IMF ile bunun pazarlığını yapmak istiyor.

Yapacağı seçim harcamalarının kısıtlanacağından korkuyor.

Bu adamın arkasında kim var?

ADAM 77 yaşında.

14 yaşında bir kıza cinsel tacizde bulunmak suçundan gözaltına alınıp tutuklanıyor.

6 ay cezaevinde yatıyor.

Birileri araya giriyor, adli tıp tarafından verilen kuşkulu bir raporla tahliye ediliyor.

Adam utanıp sıkılacağına, insanların yüzüne bakamayacağına küstahlık yapıp onu bunu suçluyor.

"Ne var bunda? Nefsime ve şeytana kırgınım" diyor.

Kendisine soru soran Fox TV spikeri Nazlı Tolga’yı tehdit ediyor.

"Ben gazeteci vurmuş adamım" diyor.

Ben de kendisine "İyi halt etmişsin" diyorum.
X