Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Umudumuz Ecevit!

    Hürriyet Haber
    24.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 24.07.1999 - 00:01

    CPJ, yani Uluslarasi Gazetecileri Koruma Komitesi, Turkiye basinda sansurun kaldirilisinin 91'inci yilini kutlarken, Turkiye'de basin ozgurlugu adli arastirmasini tamamladi. Komitenin Ortadogu sorumlusu Joel Campagna arastirmanin sonuclari hakkinda sorularimizi yanitladi.

    CPJ NEDIR?

    CPJ, yani Comittee to Protect Journalists 1987 yilindan beri faaliyet gosteren bir Sivil Toplum Orgutu. Ozellikle gelismekte olan ulkelerde calisan bir grup Amerikali gazeteci tarafindan, bu ulkelerdeki gazetecilerin haklarini korumak uzere kurulmus bir orgut.

    Tam gun calisani 17 kisiyle, Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Ortadogu'da faaliyet yuruten uluslararasi bir orgut. Bu bolgelerdeki ulkelerde gazetecilerin karsilastiklari saldiri ve tehditler, olumler, ifade ozgurlugu konusundaki kisitlamalar, yargilamalar ve hapsedilmeleriyle ilgileniyor. Ihlallerin yasandigi bolgelerde incelemeler yapiyor, kampanyalar duzenliyor, unlu gazeteci ve yazarlari seferber ediyor, basinda haberlerin yer almasini sagliyor ve Birlesmis Milletler'e raporlar hazirliyor. Her yil Mart ayinda, bu 5 bolgedeki ulkelerde yer alan basin ihlallerini de bir rapor olarak yayimliyor.

    Turkiye'de bu sefer neyi arastiriyorsunuz?

    - 10 gundur burdayiz. Aslinda gazetecilerin ugradiklari saldiri ve haksizliklara genel olarak bakmakla beraber, bu kez ozel olarak yargi tehditi altinda bulunan, yargilanan veya cezalandirilan gazetecilerle ilgileniyoruz. DGM'lerde, Ceza Mahkemeleri'nde ve cezaevlerindeki gazetecilerin durumuyla ilgili bir arastirma tamamladik. En son 2 yil once Turkiye'deydik. O donemde hukumet yetkilileri gayet iyi niyetliydiler. Hem Basbakan Mesut Yilmaz hem de Basbakan Yardimcisi Bulent Ecevit, dusuncenin cezalandirilmasina karsi olduklarini acikca ifade ediyorlardi.

    Peki ifadenin cezalandirilmasi o tarihten bu yana sona erdi mi veya bir azalma tespit ettiniz mi?

    - Hayir. Ama o donemde yapilan duzenlemeyle, Agustos 1997 yilinda 10 gazeteci ki aralarinda Isik Yurtcu da vardi, ozgurluklerine kavustu. Terorle Mucadele Yasasi'nin 8. maddesinde yapilan duzenlemeyi kastediyorum.

    BASIN DESTEGI

    Bu duzenlemeden sonra Ceza Yasasi'nin 312 ve 159'uncu maddelerinin Anti Teror yasasinin 8. maddesi yerine uygulandigi savunuluyor.

    - Evet, sadece 312 ve 159 degil, 268 de. Ayrica Turk yasalarinda ifade ozgurlugunu engelleyen daha pek cok madde var. 1997 yilindan bu yana kapsamli bir reform konusunda adim atilmadi. Ceza Yasasi degisikligi cabalari oldu, ama sonuc alinamadi. Gazetecilerin yargilanmasi ve cezalandirilmalari konusunda kapsamli bir reform yapilmasi gerekiyor. Yine de yasal duzenlemenin zaman alici bir is oldugunu biliyoruz. Ama 1997 yilindan bu yana da hicbir sey degismedi. Hem Ceza hem de Devlet Guvenlik Mahkemeleri'nde gazetecilerin dusuncelerinden oturu yargilanmasina devam ediliyor.

    Gerek yasal duzenleme gerekse uygulama insan haklari konusunda her zaman politik kararlilikla sonuc alabiliyor. Sizce mevcut hukumetin boyle bir politik kararliligi var mi?

    - Basbakan Ecevit'in bu konuda arzulu olduguna inaniyorum. Gorustugum gazeteciler arasinda saygin bir ismi var. Ama biliyorsunuz, ‘‘sozler guzeldir, ama eylem laftan daha guclu ses verir.’’ Yine de bu konu da bir gelisme olmasi icin hukumetin arzu ve niyeti kadar basinin da arzu ve kararliligina gereksinim var. Basin gundem yaratma konusunda etkili.

    Basin orgutleriyle gorustunuz mu?

    - Evet, bu konudaki yasal duzenlemeler konusunda hem destek veriyorlar hem de mucadele ediyorlar. Basin Konseyi ve Gazeteciler Cemiyeti ile zaman zaman gorus alisverisinde bulunuyoruz. Ancak yapilmasi gereken, buyuk gazete kucuk gazete ayrimi yapilmadan basindaki herkes icin kapsamli bir kampanyaya girisilmesi.

    Bu son arastirmanizda ne tur sonuclara vardiniz?

    - 1997 yilindan beri cok sayida gazetecinin yargilandigini gorduk. Mahkemelerdeki davalari inceledik. Sorusturma asamasinda olanlara baktik ve ceza alarak ceazaevine girmis veya hakkinda tutuklama karari verilen gazetecileri arastirdik.

    Kimlerle gorustunuz?

    Gazetecilerle, basin kuruluslariyla, avukatlarla.

    Hukumetten kimseyle gorusmediniz mi?

    - Basbakan Ecevit'ten bir randevu talebimiz var. Hálá yanitini bekliyoruz.

    Raporunuzda nasil bir sonuca varacaksiniz?

    Davalarin cok buyuk bir cogunlugu buyuk basin kuruluslari disinda kalan yayin organlari veya burada calisan gazetecilere aciliyor. Kurt yanlisi yayinlara, politik Islamcilara ve solcu yayinlara.

    Cezaevinde bulunan gazeteciler konusunda farkli orgutler farkli rakamlar yayinliyor. Bu neden kaynaklaniyor?

    - Bu bir yontem farkliligi sorunu. Bizim gazeteci kabul ettigimiz bazilarini, diger orgutler kabul etmeyebiliyor.

    Sizin gazeteci taniminiz nedir?

    - Basin karti olsun olmasin, bir yayin organi, TV veya radyo icin calisan herkes. Ilgilendigimiz davalar ise bir yayin organi icin yazdiklari veya TV ve Radyo icin yaptiklari programlar nedeniyle yargilanlar.

    Turkiye'de sizce ifade ozgurlugu var mi?

    - Bu yari yariya dolu bir bardak meselesi gibi. Nasil baktiginiza bagli. Bir ifade ozgurlugunun oldugu acik. Basin hukumeti elestirebiliyor, cesitli konulari istedigi gibi gundeme getirebiliyor. TV'lerde belli konular butun boyutlariyla tartisilabiliyor. Ancak netameli konular var ki daha once de vurguladim, bu alanlara gelince ifade ozgurlugunun oldugunu soylemek kolay degil.

    TURKIYE’NIN YARARI

    Talepleriniz olacak mi?

    - Vardigimiz sonuclar, yargilamalarin ve cezalandirmalarin devam ettigi yolunda. Umudumuz Ecevit Hukumeti'nin basin ozgurlugu konusunda ki ilgisini tekrar canlandirabilmesi. Bu gun bu konuda adimlar atilmasi icin dogru bir zaman. Bunlar Turkiye'nin yararina olacaktir. Biz, cezaevlerinde hic gazeteci olmayan, gazetecilerin mahkemelerde yazdiklarindan dolayi yargilanmadigi bir Turkiye gormekten mutluluk duyacagiz. Degisim konusunda umutluyuz. Hukumetin bu konuda yasal duzenlemeyi ve gazetecilerin ozgurlugu icin yaratici cozumleri bulacagina inanmak istiyoruz. Gazetecilerin yargilanma ve cezalandirilmalarinin durdurulmasi icin raporumuzu ve talebimizi Basbakan Ecevit'e iletecegiz.

    TURKIYE VE CPJ

    CPJ, Turkiye'de basin mensuplarinin maruz kaldigi hak ihlalleriyle de ilgileniyor. Isik Yurtcu'ya cezaevinde bulundugu sirada Uluslararasi Ifade Ozgurlugu Odulu'nu verdi. Bu konuda uluslararasi bir kampanya baslatarak, Agustos 1997'de yapilan yasal duzenlemeyle 10 gazetecinin serbest kalmasini sagladi. 10 gundur Turkiye'de surdurdukleri arastirma sonuclarini bir basin toplantisiyla aciklayacaklar ve Basbakan Ecevit'e sunacaklar. Turkiye'de uc konu hakkinda yazan gazetecilerin tehdit altinda olduklari sonucuna varmislar: 1) Kurt Sorunu 2) Siyasal Islam 3) Sol. Oral Calislar ve Andrew Finkel'in da yargilaniyor olmalarini bu konularda yazan kimsenin istisna olmadigi seklinde degerlendiriyorlar. Nadire Mater'in kitabi 'Memed'in Kitabi'nin yasaklanmasi ve kovusturmaya ugramasini da yeni bir olumsuz ornek olarak degerlendiriyorlar.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı