Gündem Haberleri

    Ulusal kimlik ulusal birlik

    Le Figaro
    11.12.2009 - 16:06 | Son Güncelleme:

    Le Figaro gazetesinde Paul-Henri du Limbert imzasıyla yayımlanan başyazıda Fransa’da yaşanmakta ulusal kimlik tartışmalarının ülkede yaşanan değişime işaret ettiği ifade edildi.

    “Bir toplumda insanların ulusal kimliklerine inançlarını alevlendirmek için yapılacak en iyi şey böyle bir şeyin olmadığını ya da önemsiz olduğunu söylemektir” diyen Limbert, 1980’lerden bu yana Fransa’da hem sağ hem de solcu seçkinlerin bu konuyu bir kenara atmasının ülkede Milliyetçi Cephe’den başka kimseyi sevindirmediğini ifade etti.

            

    Dahası Lionel Jospin örneğinde olduğu gibi Milliyetçi Cephe seçmenleri sandığa gittikleri zaman intikamlarını en sert biçimde almayı da başardılar.               

                     

    Fransa’nın görünümünde yaşanan değişiklikten bu yana neredeyse 30 yıl geçti. Eğer o yıllarda yaşayan Fransızlara burka ile ilgili bir yasa çıkarılması konusunda ne düşündüklerini sorsaydık, muhtemelen ne dediğimizi bile anlamaz, kafalarını kaşıyarak yüzümüze bakarlardı.                 

     

    FRANSA DEĞİŞİYOR                  

    Dolayısıyla bugün yaşanan ulusal kimlik tartışmasının iyi bir tarafı var. Herkesin farkında olduğu bir şeyin kanıtı; Fransa’nın değiştiğinin. Nicolas Sarkozy Fransa İslam Konseyi’ni kurduğunda bu neredeyse ikiyüzlülük seviyesine varan küçük, saçma “tıp oyunu”na bir son verdi.

     

    O zamandan beri Cumhurbaşkanının Elysee Sarayı’nda din adamlarını ağırladığı toplantılarda Müslümanlar da temsil ediliyor. Limbert ülkedeki Müslümanların en sonunda mutlu olduklarını söylemenin mümkün olduğunu ifade ediyor.

     

    Fransız solu Sarkozy’nin kaş yapayım derken göz çıkardığını söyleyerek eğlense de Limbert’e göre Fransa’da İslam’ı yıllardır yaşadığı yeraltından çıkaran Sarkozy oldu.

     

    AVRUPA’NIN HIRİSTİYAN DEĞERLERİ?

    Sarkozy’nin başa çıkmaya çalıştığı bir ikiyüzlülük daha var. O da Avrupa’nın ve Fransa’nın Hıristiyan değerleri ile ilgili. Fransızlar bu değerlerin neden Avrupa Birliği Anayasası’nda yer almaması gerektiğini açıklamak için o kadar çok çaba sarf etti ki artık bu değerlere inanıp inanmadıkları sorgulanmaya başladı.

     

    Fransızların bu değerlere inanıp inanmamaları fark etmiyor. Fransa’nın en uzak köyünde bile yüzyıllardır sabit olan bir tek şey vardır: kilise. Bu kiliseler Fransızlara önceki nesillerden miras kalmıştır ve Fransız Cumhuriyeti’nin de değerleri arasındadır.

     

    Müslümanlarla diyaloga girmenin ve onlara ibadet özgürlüğü sağlamanın önemli olduğunu belirten Limbert yine de ülkenin köklerinin zincirin iki ucuna da tutunduğunun unutulmaması gerektiğini hatırlatıyor.

     

    ULUSAL KİMLİK/ULUSAL BİRLİK

    Bu kimseyi damgalamak anlamına gelmemeli, sadece her şeyin değiştiği bir dünyada herkes için ortak bir gelecek inşa etmek anlamına geliyor.

     

    Limbert, Michele Alliot-Marie’nin “ulusal kimlik” tartışmasının içine “ulusal birlik” konusunu dahil etmekte haklı olduğunu ifade ediyor. Sonuçta bu konu Fransızların kim olduğu ve nasıl birlikte yaşadıklarıyla ilgili. Kim buna karşı çıkabilir ki?

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı