"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ulusal birliktelik

2009’da ulus olarak ders alınması gereken birçok acı olay yaşadık. Bu olayları unutmadan, 2010 yılında günde 550 milyon TL ve toplamda 200 milyar TL borç ve faiz ödeyeceğimizi de bilerek, ekonomik kaosa karşı alınacak önlem ve projelerle namerde muhtaç olmadan yeni yılımızı yaşamamız gerektiğini anımsatmak isterim.

Ayrıca 2008’de yeni yıla girerken 2009 yılı için dilediğim gibi, 2010 yılında da en az çevre kirliliği ve kuraklık, en az ağaç kesimi, en az trafik ve uçak kazaları, en az terör olayı, en az irtica ve din sömürüsü, en az şehit ve gazi sayısı, en az mahkeme sayısı, en az AB-D yalanı, en az ekonomik sıkıntı ve kriz, en az kapkaç ve hırsızlık, en az kara para ve dolandırıcılık, sıcak paraya en az faiz ödenmesini isterim.
Sizlere de yeni yılda, en çok sağlık ve huzur, en çok mutluluk, en çok başarı, en çok ulusal birliktelik ve dostluklar, en çok laik ve demokratik yaşam, en çok ülke ve millet sevgisi ile dolu günler dilerim.
Yeni yılda her güzel şey, yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal birlik ve bütünlüğünü koruyarak, onu sonsuza dek yaşatmak için olsun!
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

CHP, 100. yıl marşını AKP’ye yazdırır mı

CHP’liler bize 10. Yıl Marşı’nı okuyorlar. Biz 100. Yıl Marşı’nı yazıyoruz. Biz büyük hedeflere ilerliyoruz” demiş AKP Genel Başkanı Yardımcısı Hüseyin Çelik!
Ertuğrul Günay da aylar önce “AKP kendi devrimini gerçekleştiriyor” demişti!
Bülent Arınç ise “Bayramdan sonra ne Danıştay kalır, ne de ben” çıkışında bulunmuştu!
Erdoğan zamanın birinde “Millet istedikten sonra onu da kaldırır” diye laikliği ti’ye almıştı!
Türköne Hoca vaka-i hayriye hatırlatması yaparak TSK’yı hedef tahtasına koyuvermişti!
AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan “Ne mutlu Türk’üm diyene gibi sözler rencide edici, gerekirse kaldırılmalı” teklifinde bulunmuştu!
Yenilenen Ankara Gençlik Parkı’ndaki “Ne mutlu Türk’üm diyene” yazısı ve ışıklı Atatürk panosu söküldü, derken Ulus’taki heykel sarıya boyandı, kimsenin sesi çıkmadı!
Evet gönül isterdi ki CHP yüzüncü yıl marşını yazabiliyor olsaydı. Ama bugün 2 yılı aşkın süredir Kadın Kolları Başkanı hâlâ atanmamış, Gençlik Kolları Kurultayı yıllardır toplanmamış bir CHP olursa atı alan da Üsküdar’ı böyle geçer ve göz göre göre rejimi recim eder...
Engin BALIM

Mazlumun bedduasından sakınınız

ŞUBAT’ta öğretmen atama geleneğinden vazgeçildiğini açıklayan Nimet Çubukçu’ya bu kadar tepki gösterilsin, gerçekten şaşılacak bir durum...
İnternet üzerinden yürütülen tepkiler beş bini aştı.
Başbakan’ın bir sözü vardır; maçın ortasında kurallar değiştirilmez.
Atama bekleyen bir öğretmen “Biz bu MEB idaresinden razı değiliz. Allah da rızasından mahrum etsin diye el açmamıza ramak var.
Bir hadisi şerif vardır:
“Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”
M. Akif diyor ki:
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem /Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem /Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum /Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.

BİLİYOR MUSUNUZ

CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, ve DİSK yöneticilerinin bu akşamı 16 gündür süren İstanbul Büyükşehir’e bağlı itfaiye işçilerinin Saraçhane Parkı’ndaki ‘Demokrasi Çadırı’nda geçireceğini açıkladığını... m OKUR Adnan Pelvanlar’ın “Sayın İlker Başbuğ Paşam, artık neden korkmaya başladım biliyor musunuz? Siz dahil Genelkurmay karargâhındaki tüm subaylarımızın başına çuval geçirilmesinden... Biz başımızın çaresine bakarız, siz...” dediğini...

İlaç faturası 15.7 milyar olan bir ülke ‘hasta’ mıdır

BAYKAL Karaca yazıyor:
“İlaçta dışa bağımlılığın alabildiğine arttığı, pazarın %65’inin ulus ötesi şirketlerin hâkimiyeti altında olduğu ve petrol ithalatının yarıya yakını olan 2,5 milyar dolayındaki ilaç ithalatının alarm verdiği böylesi bir süreçte ulusal ilaç politika ve stratejilerinin acilen geliştirilerek uygulamaya konması gerekmektedir” denilmişti.
Aradan geçen yıllar içinde Türkiye’nin uğradığı zararı varın hesaplayın artık. Zarar katlanarak büyüyor.
Nitekim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 2002 yılı sonunda 4.5 milyar TL olan devletin ilaç masraflarının 2009 yılı sonunda 15 milyar 700 milyon liraya ulaşacağını söyledi.
Şimdi önlerinde tek engel olarak eczacıları görüyorlar ki artık ilacı marketlerde satmayı bile telaffuz edebiliyorlar! Tayip Erdoğan’ı küresel ilaç şirketleri mi iktidara getirdi, yoksa halk mı?

THY’de uzun kuyruklar

BİLEN bilir, THY ile Atatürk Havalimanı’ndan yurtdışına uçarken biletinizi aldığınız ve bagajınızı teslim ettiğiniz bankolar (check-in desk) bir süredir birleşmiş durumda. Bütün uçuşlar için ortak bankolar kullanılıyor. Bu durumda eskiden en fazla 15 dakika beklediğiniz biletinizi alma işlemi çok daha uzun kuyruklara ve sürelere yerini bıraktı. Tamam şirket politikasıdır, maliyet planlarıdır, başka havayolu şirketleri de bu yolu kullanıyor, anlarım ama anlamadığım bir şey var; Sadece İngiltere, ABD ve İsrail uçuşlarına özel bankolar açılıyor. Gayet rahat hiçbir sıkıntı çekmeden işlemlerini bitiriyor bu insanlar. Buradaki ayrımcılığı çözebilmiş değilim. İsmail OKUR

X