Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ulucanlar sanıklarına 'cep' fırçası

    Hürriyet Haber
    09.07.2001 - 16:12 | Son Güncelleme: 09.07.2001 - 16:12

    Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde (Ulucanlar Cezaevi) 26 Eylül 1999'da gerçekleşen, 10 kişinin öldüğü olayların ardından, aralarında 1 yarbay, 1 binbaşı ve 2 yüzbaşının da bulunduğu 161 jandarma görevlisi hakkında açılan davaya devam edildi.


    MAHKEME BAŞKANINDAN SANIKLARA AZAR
      
    Sanıkların savunma yaptıkları sırada, Karaaslan'ın cep telefonu çaldı. Bunun üzerine, Mahkeme Başkanı Berber,"Lütfen telefonlarınızı kapatın. Telefonun nerede kullanılacağını bilmeniz lazım" diyerek sanıkları azarladı.


    SANIKLAR DİNLENDİ


    Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına, 9 sanık ile bir müşteki, bir mağdur ve avukatları katıldı.
    Mahkeme Başkanı Mehmet Berber, sanıkların savunma yapacaklarını söylemesi üzerine tek tek söz vererek, ifadelerini aldı.
    Etimesgut İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı Merkez Karakol Komutanı olduğunu ifade eden Nuh Karaaslan, cezaevine operasyon düzenlenmeden önce kendilerine harekat emri verildiğini söyledi. Karaaslan, bu emir doğrultusunda operasyonu gerçekleştirdiklerini belirtti.
    Kıdemli Üstçavuş Ceylani Ünal, operasyon gecesi emrindeki askerlerle, 5. koğuşa girecek birliklere koğuşun yolunu gösterme görevini üstlendiğini ifade etti.
    Savunmalarını yapan diğer sanıklar da, kendilerine verilen emir doğrultusunda operasyona katıldıklarını, silah kullanmadıklarını belirttiler.
      
    Mağdur Filiz Uzal da, olayın olduğu 26 Eylül 1999 gecesi tutuklu olarak Ulucanlar Cezaevi'nde olduğunu söyledi. Sabah saat 04.00'da güvenlik kuvvetlerinin ateş ederek ve gaz bombaları atarak koğuşlarına girdiğini öne süren Uzal, koğuşlardan çıkarıldıklarını ve işkencelere maruz kaldıklarını savundu. Sanık Ünal'ın, kendisine işkence yapanlardan olduğunu iddia eden Uzal, sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti.
    Müdahil avukatlarından Zeki Rüzgar'ın talebi üzerine Başkan Berber, sanıklara cezaevine hangi silahlarla girdiklerini sordu. Cop, kalkan ve robocop donanımıyla içeri girdiklerini ifade eden sanıklar, cezaevi dışında bekleyen ekipte ise uzun namlulu silah bulunduğunu kaydettiler.
      
    'KENDİ ARKADAŞLARI VURDU'
      
       Sanıkların operasyon sırasında silah ve gaz bombası kullanmadıklarını ifade etmelerinin ardından söz alan Cemal Doğan,  ölenler içinde teslim olmak isteyenler bulunduğunu, ancak bu kişilerin kendi arkadaşları tarafından vurulduğunu söyledi. Sanıklardan Atilla Güçlüoğlu da teslim olmak isteyen iki kişinin arkadaşları tarafından vurulduğunu ifade etti.
      
    MÜŞTEKİLER, DİNLENDİ
      
    Bu arada, Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki müştekiler Mehmet Kansu Keskinkan, Nihat Konak, İlhan Emrah, İlhan Özgür Bahar, Gürkan Hizmay, Özgür Saltık ve Emrullah Şimşek, duruşmaya getirildi.
    Duruşmada iddiaları sorulan müştekiler, cezaevinde olayın nasıl başladığını ve neler yaşandığını dile getirerek, olay günü uzun namlulu silahlarla ateş edildiğini, gaz bombası kullandığını, üzerlerine su ve köpük sıkıldığını ileri sürdüler. Müştekiler, şikayetçi olduklarını söyledi.
    Başkan Berber, Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde meydana gelen olayla ilgili tutuklu ve hükümlüler hakkında Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava ile bu dava arasında bağlantı olması, birisine verilecek kararın diğerini etkileme durumu olmasından, 5. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası üzerinde birleştirilme kararı verilmesi konusunda bu mahkemeden mukavemet istenmesine karar verildiğini bildirdi. Berber, sanıklar ile mağdurların adreslerinin tespiti, savunma ve şikayetlerinin alınması için yazılan talimat cevaplarının beklenmesine ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.
    İddianamede, 161 jandarma görevlisinin, 'Kanunun bir hükmünü veya yetkili merciden verilip infazı vazifeden zaruri olan bir emri ifa suretiyle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verdikleri' ifade edilerek, Türk Ceza Kanunu'nun kanunu veya emri icra-meşru müdafaa, zaruret hali' başlıklı 49/1. maddesinin uygulaması isteniyor. Bu maddenin 1. fıkrası, 'Kanunun bir hükmünü veya salahiyettar bir merciden verilip infazı vazifeten zaruri olan bir emri icra suretiyle, işlenilen fiillerden dolayı faile ceza verilemez' hükmünü içeriyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı