Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ülkeyi komünist ülke gibi yaptık

BAKANLAR Kurulu’nda zaman zaman ilginç tartışmalar yaşanır.

Ancak bir önceki toplantıda, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan arasındaki tartışma yeni bir boyuta işaret ediyor.

Unakıtan ve Coşkun, kabinede "Abi" diye hitap edilen iki üye.

"Kemal Abi", Başbakan Tayyip Erdoğan’ın hitabından; "Ali Abi" ise yaştan, şakacı kimlikten ve sözünü sakınmayan tutumdan kaynaklanıyor.

Kabinedeki iki "Abi", iktidarın açık muhalefetine karşın Derviş Günday’ın yeniden başkan seçildiği Türkiye Esnaf ve Sanatkárlar Konfederasyonu (TESK) genel kurulundan sonraki ilk toplantıda karşı karşıya geldi.

O genel kurulu terk eden Coşkun’un Derviş Günday’a kızdığı sanılmıştı.

Oysa aktaracağım tartışmaya bakılırsa tek neden Günday değil gibi.

YETKİLER DEVLETE

"Ali Abi",
toplantının gündem dışı bölümünde, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nda AKP döneminde yapılan değişiklikleri eleştiriyor.

Değişikliklerin sahibi "Kemal Abi" olduğundan onu hedef alıyor:

"Değişikliklerle özerk kurumları, KİT’leri, bazı sivil kurumları kendinize bağlı hale getirdiniz. Aldığınız yetkiyle bu kurumlara karışıyorsunuz. Ne özerklik kaldı, ne bağımsızlık. Bu kurumların iş yapması da engelleniyor."

"Kemal Abi", ara sıra devreye girip "Bunu mali disiplin için yapıyoruz" dese de "Ali Abi" geri adım atmıyor:

"Hani biz yetkileri kendimizde toplamayıp dağıtacak, devleti büyütmeyip küçültecektik. Yaptığınız devletleştirme. Ülke komünist ülke gibi oluyor."

Başbakan Erdoğan, bu son vuruş üzerine bir ölçüde rahatsız olsa da küçük müdahalelerle bazen "Kemal Abi"yi, bazen "Ali Abi"yi destekler tutum alıyor.

Buna rağmen "Ali Abi" şu ilginç çıkışı yapmaktan da çekinmiyor:

"Sonra gidip bu kuruluşların genel kurullarına müdahil oluyoruz. Yok Futbol Federasyonu, yok TESK... Alınan sonuç da ortada."

Son dönemde bazı bakanların farklı açıklamalarına tanık oluyoruz.

Belki de bu nedenle Başbakan Erdoğan, pazartesi günkü toplantıda bakanlarını konuşmaları konusunda uyarma gereği duydu.

Ama yine de önümüzdeki günlerin neler getireceğini merak etmeli.

DUYUMUM HATAY İLE İLGİLİYDİ

DYP Hatay Milletvekili Mehmet Eraslan, geçen perşembe günkü "Benim de Bir Duyumum Var" başlıklı yazımı, önceki gün TBMM Genel Kurulu’na taşıdı.

Yazımda konuyu bildiğini belirttiğim muhalefet milletvekili olan Eraslan, "İhalelerin kime verileceğini el yazısıyla bildiren AKP milletvekili benim ilimden" diyerek bu milletvekilini açıklama yapmaya davet etti.

Eraslan, bende de bulunan el yazılı belgeyi kürsüden gösterdi.

Tartışma nereye varır bilemem; ama el yazısının kendisine ait olduğu belirtilen AKP milletvekili beni arayıp, Y.A. adlı bürokratın düzmece işler yaptığını, geçirdiği soruşturmalar sonucu görev değişikliğine tabi tutulduğunu anlatarak belgeler de gönderdi.

Belgelere göre Y.A., taciz dahil birçok suçlama ve önceki müdürlerle ilgili mahkeme kararları sonucu yer değiştirmek zorunda kalmış.
X