Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Uğur Mumcu öldürülüşünün 18. yılında anılıyor

    Aysel ALP/ANKARA
    24.01.2011 - 11:11 | Son Güncelleme: 24.01.2011 - 18:49

    24 Ocak 1993’te otomobiline konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu, ölümünün 18’inci yılında anılıyor. Mumcu için Ankara'da evinin düzenlenen törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve eski genel başkan Deniz Baykal birlikte gitti. Bu arada Özgür Mumcu, öldürülmesinin 18. yıldönümünde babası Uğur Mumcu'yu yazdı.

    KILIÇDAROĞLU VE BAYKAL, MUMCU'NUN EVİNE ZİYARETE GİTTİ / Foto Galeri

    18 YIL ÖNCE MUMCU BÖYLE KATDEDİLMİŞTİ / Foto Galeri 

    MUMCU AİLESİ'NDEN SUÇ DUYURUSU

    Uğur Mumcu, bugün 18 yıl önce katledildiği sokağında sevenleri tarafından bir kez daha anıldı.

    Yüzlerce kadın, erkek, yaşlı, genç gözlerinde hüzün, ellerinde karanfiller, dudaklarında ‘Uğurlar olsun’ şarkısıyla bir kez daha kahrettiler usta kalemin susturuluşuna…

     

    Evinin hemen karşısında yaptırılan anıtın önünde bir dizi halinde sıralandı gençler. Önlerinde 1970’lerden 2000’lere kadar katledilen aydınların Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan ‘ölüm haberleri’. Ve Uğur Mumcu’nun kaleminden ölümlerine dair yazıları…

     

    Dr. Necdet Güçlü, Koray Doğan, Doç. Dr. Orhan Yavuz, Doğan Öz, Hakan Şenyuva, Doç.Dr. Bedrettin Cömert, Necdet Bulut, Akın Özdemir, Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, Prof. Ümit Doğanay, Prof. Cavit Orhan Tütingil, Ümit Kaftancıoğlu, Kemal Türkler, Prof. Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Doç. Dr. Bahriye Üçok, Musa Anter…

     

    Tüm bu aydınların ölümlerine kaleme almıştı Uğur Mumcu, taa ki 24 Ocak 1993’te kendisi de katledilinceye kadar… Durmamıştı ölümler… Onun ardından Sivas Katliamı… 

     

    Onat Kutlar ve Yamin Cebenoyan, Metih Göktepe, Prof. Ahmet Taner Kışlalı, Gaffar Okkan, Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, Hrant Dink vardı sırada.CHP Gençlik Kolları üyesi gençler tutuyordu bu fotoğrafları…

     

    Hemen arkalarında, “Amerika Katletti” yazılı Uğur Mumcu fotoğrafı ve yanında“Amerika Zindana Attı” yazılı Doğu Perinçek fotoğrafı…

     

    /images/100/0x0/55ea4d51f018fbb8f876fbb5Uğurlar ölmez, vatan bölünmez sloganları, ‘Uğurlar olsun’ ezgisiyle kesiliyor… “Ankara’nın taşına bak” türküsü Ruhi Su’nun gür sesiyle dolduruyor sokağı…

     

    Türkiye Gençlik Birliği üyesi gençler ellerinde pankart ve dövizlerle “Katiller Mumcular’ın öldüğünü mü sanıyorsunuz” diye haykırıyorlar…

     

    18. Adalet ve Demokrasi Haftası’nın bu yılki ana temasını, Mumcu’nun, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözü oluşturuyor.

     

    Kürsüye, Toplumsal Bellek Platformu adına Musa Anter’in oğlu Dicle Anter çıkıyor. “Bizim babalarımız sizin çocuklarınız için yaşamlarını feda ettiler. Sizler de bu sorumluluğun bilinciyle, onlar adına adaletin takipçisi olmaya davet ediyoruz” diye sesleniyordu kalabalığa öldürülen onlarca aydının ailesi adına….

     

    Sonra da Uğur Mumcu Gazetecilik Vakfı’nın 2000 yılı mezunlarından Serhat Akça ve Hrant Dink’in kardeşi Orhan Dink…

     

    “İnsan insan derlerdi,

    İnsan nedir şimdi bildim.

    Can can deyu söylerlerdi

    Ben can nedir şimdi bildim” ezgisi eşliğinde katledilen onlarca aydının fotoğrafı geçiyordu dev ekrandan…

     

    Mumcu’nun ailesi bugün katillerin arkasındaki gerçek azmettiricilerin bulunmadığı gerekçesiyle, sorumlular hakkında işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular.

     

    Umut Operasyonunda yakalanan bazı kişilerin suçun faili olarak gösterilip, yargılandıkları anımsatıldı. Ancak Olayın ardındaki gerçek azmettiricilerin, bombayı koyan Oğuz Demir dahi yargı önüne çıkarılmadığı vurgulandı. Suçun asli failleri ve azmettiricilerinin yakalanmasında ihmali olan tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

     

    Mumcu’nun kızı Özge Mumcu, “Bu sorumlular her kimse, Başbakansa başbakan, İçişleri Bakanıysa bakan ya da Emniyet Genel Müdürü, her kimse tüm sorumluların gereken adımları atmasını ve faillerin bulunmasını istiyoruz” diyordu.

     

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Genel Başkan Deniz Baykal ve çok sayıda parti yöneticisi ve milletvekili geliyor Mumcu ailesinin evine… Gözler eski Genel Sekreter Önder Sav’ı arıyor. Ama o törenin bitiminden sonra, bir başka ifadeyle Kılıçdaroğlu ve Baykal’ın gidişinden sonra ziyaret ediyor Uğur Mumcu Sokak’taki evi…

    Ankara’da bombalı suikast sonucu 24 Ocak 1993’te yaşamını yitiren gazeteci Uğur Mumcu, ölümünün 18. yılında, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı, (um:ag) 24 Ocak ile Prof. Dr. Muammer Aksoy’un öldürüldüğü gün olan 31 Ocak arasında “Adalet ve Demokrasi Haftası” kapsamında etkinlikler düzenliyor. Mumcu, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere bir çok kentte anılıyor.

    Bugün Özgür Mumcu da katledilişinin 18. yılında Radikal Gazetesi'ndeki köşesinde babasını yazdı.

    İşte Özgür Mumcu'nun babasıyla ilgili yazısı:

    Boş laf

     

    /images/100/0x0/55ea4d51f018fbb8f876fbb7Cinayetle öldürülmüş insanları o demokrasi şehidi bu değil diye tasnif edecek kadar boş vaktiniz varsa, Mumcu cinayetinin dava dosyasını adresinize yollayabilirim.

     

    Bu ay içerisinde bu köşede ağırlıkla faili meçhul cinayetlere yer verildi. Okuması ya da yazması zevk verdiği için değil. Unutulmasın, hatırlansın ve de sorumlulardan hesap sorulsun diye. Bu cinayetlerin failleri bulunmadığı sürece güvenli bir memleket değil burası. İleride yeni cinayetlerin olmamasını ancak bu cinayetlerin çözülmesi sağlayacak.

     

    Sadece kamuoyu tarafından bilinen cinayetlerin değil, memleketin her tarafında siyasi sebeplerle işlenmiş her bir cinayeti aydınlatmak bu devletin vatandaşlarına bir borcu. Borcunu ödemeyen bir devlet, her çözemediği cinayetle kendi meşruiyetinden kaybeder. Yaşam hakkı ihlallerini umursamayan bir devlet o çok meraklısı olduğu itibarını da zedeler.

     

    Vatandaşları ölürken umursamaz davranan, cinayetlerin soruşturulmasını engelleyen, bazı cinayetlerde içindeki birimleri kontrol edemeyen bir devletin sırmalı paşaları ya da lacileri çekmiş siyasetçileri büyük devlet törenlerinde kendile-rine vehmettikleri vakar ve ciddiyeti taşımaktan aslında çok uzaktır. Bu yazılar onlara bunu hatırlatmak için yazılıyor. Bir de bir devletle bir çeteyi ayıranın hukuka bağlılık olduğunu.

     

    Sadede gelin.

    Bu, işin devlet erkânını ilgilendiren kısmı. Matbuattan beklenen ise cinayetlerin üzerinin örtülmesine engel olması, dezenformasyonu engellemesi, bunları yapamıyorsa da en azından boş boş konuşmaması.

     

    Bu boş konuşma hadisesi geçen bir iki gün içinde Uğur Mumcu hakkında fikir beyan etmesi gelen iki matbuat üyesi sebebiyle aklıma düştü. TRT Haber kanalında Uğur Mumcu hakkındaki bir belgeselde konuşan Mehmet Altan özetle Mumcu’nun devlet istihbaratıyla ve bürokrasisiy-le çok içli dışlı olduğunu hatta devlet içindeki hesaplaşmalarda yazılarıyla rol oynadığını ima etti. Bir gazetecinin ‘yazdığından çok bilmemesi’ gerektiğini de ekledi.

     

    Uğur Mumcu hayatı boyunca yazdıklarından hoşlanmayanların ideolojik duruşuna göre CIA, KGB ve MİT ajanlığıyla suçlandı. Bazı bilgilere nasıl ulaştığına aklı ermeyenlerin ilk sarıldıkları silah ‘ajan’ suçlamasıydı. Bir kişinin Avrupa’daki adresini nasıl bulduğunun imalı bir şekilde sorulması üzerine kaynağının o kişinin bulunduğu şehrin telefon rehberi olduğunu söylemesini hatırlıyorum. Bir telefon rehberine bile bakmaktan aciz olanların önüne geleni ajanlıkla suçladığı bir fikir dünyası burası.

     

    Oku

    Sayın Altan geçen sene Mehmet Ali Ağca serbest kaldığında şöyle yazmıştı mesela:

    “Önceki gün TV24’te (...) Uğur Mumcu’nun yıllar önce bana söylediklerini naklettim. Uğur Mumcu, Ağca’nın ‘Abdi İpekçi’nin vurulacağını bildiğini, oraya bu nedenle gittiğini ama tetiği Oral Çelik’in çektiğini” söylemişti. Özen gösterip isim zikretmemiştim.’

     

    Altan’ın 2010 senesinde gizli bir bilgi olarak sadece fısıltıyla konuşulduğunu sandığı ve özen gösterip zikretmediği bu haber Uğur Mumcu’nun ‘Papa Mafya Ağca’ kitabında 1984 yılında yazıldığından beri herkesin malumuydu. Abdi İpekçi’yi Oral Çelik’in öldürdüğünü söyleyen kişi bizzat Mehmet Ali Ağca’ydı. Hem de İtalya’da Rebibbia Cezaevi’nde savcı Martella, savcı Scorto, zabıt kâtibi Arnoldo, Papa davası tanığı Uğur Mumcu ve bir tercümanın huzurunda 1983 senesinde.

     

    İnsanları yazdığından çok bilmek-le suçlayanların, bildiğinden çok yazmaması tercih nedenidir.

     

    Ölü tasnifçisi

    Bu mevzuyu açmamın sebebi ikinci kişi ise Emre Aköz. Geçen günlerde köşesinde ‘Uğur Mumcu demokrasi şehidi değildir zaten demokrasiyi ‘cici demokrasi’ diye küçümserdi diye yazmış’. Mumcu’nun o kavramı kullandığı yıllarda ‘cici demokrasi’, ‘Filipin demokrasisi’ anlamında, halkı küçümseyen, onun çıkarlarını kaale almayan şekilden ibaret, sandık demokrasileri için kullanılırdı. Hadi o günleri geçtik, daha sonrasında da tarikat-siyaset-ticaret üçgeniyle mücadele edebilmek için dinci partinin de Marksist partinin de özgürce var olması gerektiğini ifade etmiş, siyasi özgürlükleri tanımayanlara ‘gizli faşist’ demiş birinden bahsediyoruz.

     

    Bu da bir yana, cinayetle öldürülmüş insanları o demokrasi şehidi bu değil diye tasnife tabi tutmaya çalışacak kadar boş vaktiniz varsa, Uğur Mumcu cinayetinin dava dosyasını adresini-ze yollayabilirim. Boş vaktinizi en azından bu cinayetin aydınlatılması için kullanırsınız. Bir işe yarayacağınızı sanmam ama muhakkak ölüleri kategorilere ayırmaktan daha faydalı bir iştir.

     

    Bunları böyle bir günde polemik amaçlı yazmıyorum. Söyledikleri arşivlere geçiyor, ileride arşivlere bakacak olanlar kimi okuduklarını anlasın diye yazıyorum.

    Not: Bugün ‘Mumcu Suikastı’ düzenleyicilerinden yargı karşısına çıkarılamayan suçun asli failleri ve azmettiricileri hakkında yürütülen soruşturma ve kavuşturmada ihmali görülen yetkililer hakkında cezalandırılmaları istemiyle suç duyurusunda bulunuyoruz.

     

    UĞUR MUMCU ANILIYOR

    ANKARA

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ve Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yanlarındaki partililerle Uğur Mumcu'nun Ankara Gaziosmanpaşa'daki evine gelerek merhumun eşi TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu ile kızı Özge ve oğlu Özgür Mumcu'ya başsağlığı dileğinde bulundu.

    Çıkışta, Uğur Mumcu'nun 18 yıl önce öldürüldüğü sokaktaki anma programına katılan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Mumcu'nun, Türk basınının simge isimlerinden biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Faili meçhule kurban gitti. Acısı hala dinmiş değil, arkasındaki karanlık güçlerin açıklığa kavuşturulması gerekiyordu. Devlet bugüne kadar üstüne düşeni yapmadı. Namus sözü verildi yerine getirilmedi. Bugün hala faili meçhullerin aydınlatılması ile ilgili önergelerimizi veriyoruz, bu konuda araştırmalar yapılmasını istiyoruz ama Adalet ve Kalkınma Partisi; verdiğimiz her önergeyi reddediyor. Umuyorum aydınlık bir Türkiye'yi, Uğur Mumcu'nun özlem duyduğu Türkiye'yi, faili meçhulleri aydınlatarak gerçek suçluları yakalayıp yargının önüne çıkararak görevini yerine getirmiş olur” dedi.

    ÖNDER SAV HEYETTEN AYRI GİTTİ

    Kılıçdaroğlu ile birlikte, Baykal, genel başkan yardımcıları ve bazı CHP milletvekilleri, Mumcu ailesini ziyaret etti.

    Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav da bu heyetten ayrı olarak Mumcu ailesinin evine geldi.

    Sevenleri, Mumcu anısına karafiller bırakıp, mumlar yakarken, bazılarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Sanatçı Selda Bağcan’ın Uğur Mumcu katledildikten sonra bestelediği ’Uğurlar Olsun’ adlı şarkı çalındığı sırada ise ’Uğurlar ölmez’, ’Uğur Mumcu yaşıyor’, ’Türkiye laiktir laik kalacak’, ’Cumhuriyet gençliği burada’ sloganları atıldı. Atatürk, Türk bayrağı ve Mumcu’nun resimleri taşındığı törende ’Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’ ve ’Türkiye Laiktir Laik Kalacak’ pankartları da açıldı.

    Öte yandan Beşiktaş taraftarı Çarşı Grubu da törende ’Çarşı Faili meçhule karşı’ pankartı açarken, Mumcu’nun evinin karşısında bulunan Hacı Dursun Erdemir Camii’nin avlusunda da bazı vatandaşların Mumcu’nun posterini açtığı görüldü.

    Gazetecilerin daveti üzerine dışarı çıkan Özge Mumcu, babasının öldürülmesinin aydınlatılamamış olmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, tüm sorumluların adım atmasını, faillerin bulunmasını istedi. Mumcu, “Tetikçilerin arkasındaki kuvvetler hiçbir şekilde ortaya çıkmadı. Ben defalarca söyledim, ailem söyledi, bunların bir an önce yakalanmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Sorumluların kim olduğuna ilişkin soruya da Mumcu, “Bakansa İçişleri Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı, bu cinayetlerin aydınlatılması için sorumludurlar” ifadesini kullandı.

    KABRİ BAŞINDA TÖRENLE ANILDI

    Mumcu'nun Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabri başında düzenlenen törene, eşi Güldal Mumcu, kızı Özge Mumcu, oğlu Özgür Mumcu, eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, eski CHP Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrezzak Erten ile partinin merkez ve ilçe teşkilatı üyeleri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Katılımcılar, “Unutmadık, unutmayacağız”, “Korkmadan Öldük Ey Halkım, Unutma Bizi” yazılı dövizler taşıdı, Mumcu'nun kabrine kırmızı karanfil bıraktı ve mum yaktı.

    Mumcu'nun kabrine eski CHP Genel Sekreteri Sav'la birlikte aynı arabada gelen Güldal Mumcu da eşinin kabrine karanfil bıraktı ve katılan herkese teşekkür etti..

    İSTANBUL

    Gazeteci, yazar Uğur Mumcu için öldürülüşünün 18. yılında Şişli'deki anıtı önünde anma töreni düzenlendi.

    CHP Şişli İlçe Başkanlığı önünde toplanan partililer, ellerinde “Unutmadık, unutturmayacağız” ve “Uğurlar olsun” yazılı dövizlerle Harbiye Halaskargazi caddesi üzerindeki Uğur Mumcu Anıtı önüne kadar yürüdü. Burada saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından grup adına açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Nebil İlseven, Mumcu'nun öldürülüşünün üzerinden 18 yıl geçtiğini belirterek, CHP olarak onu anmak için bir araya geldiklerini kaydetti.

    Daha sonra 2 genç partili Mumcu'nun Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Sesleniş” makalesini okudu.

    Konuşmaların ardından Mumcu'nun anıtına karanfil bırakan grup dağıldı.

    ANTALYA

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Akaydın, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Antalya Şube Başkanı İbrahim Daş ve çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinden oluşan kalabalık saat 11.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Uğur Mumcu ve öldürülen diğer gazeteciler için Atatürk Anıtı’na çelenkler sunularak, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

    Mumcu’nun 24 Ocak 1993 günü karanlık eller tarafından katledildiğini belirten ADD Antalya Şube Başkanı İbrahim Daş, Türkiye’de her anlayıştan insanların Uğur Mumcu’nun dürüstlüğüne güvendiğini ve saygı duyduğunu söyledi.

    BASIN KONSEYİ'NDEN MESAJ

     

    Basın Konseyince, gazeteci Uğur Mumcu'nun  öldürülmesinin 18. yılı nedeniyle yapılan açıklamada, “Uğur Mumcu ve onun gibi  seçkin gazetecilerin çizdiği yolda yürüyen meslektaşları var olduğu sürece  Türkiye'nin karanlığa gömülmeyeceği” belirtildi.

    Konsey'den yapılan yazılı açıklamada, Mumcu'nun, 24 Ocak 1993 tarihinde  bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği hatırlatılarak, ölümünün 18. yılında  saygı ve özlem ile anıldığı ifade edildi.

    Açıklamada, Uğur Mumcu'nun Türkiye'de öncülüğünü yaptığı araştırmacı  gazetecilikle kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiyle aydınlatılmasını sağladığı  ve gazetecilere de meslek uygulamalarında ışık tuttuğu bildirdi.

     

    TGS: “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN BAHSETMEK ANLAM  TAŞIMIYOR”

    Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şubesi  Yönetim Kurulunca gazeteci, yazar Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin 18. yılı  nedeniyle yapılan açıklamada, “İfade ettikleri gerçeklerin bedelini canlarıyla  ödeyen, çabalarken haklarında davalar açılan, soruşturmalara uğrayan  gazetecilerin olduğu bir ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünden bahsetmenin anlam  taşıdığını düşünmüyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Yönetim Kurulundan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de araştırmacı  belgeye dayanan gazeteciliğin öncüsü kabul edilen, ülke tarihindeki karanlık  olayların ve ilişkilerin üzerine korkusuzca giden yazılarıyla bilinen Uğur  Mumcu'nun katillerinin, tıpkı Abdi İpekçi ve Hrant Dink'in gerçek katilleri gibi  hala bulunamadığı ifade edildi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı