Gündem Haberleri

    Uğur Mumcu anılıyor

    Hürriyet Haber
    24.01.2002 - 12:16 | Son Güncelleme:

    Evinin önünde uğradıgı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu'yu anmak için İstanbul'da Cumhuriyet Gazetesi’nde bir toplantı yapılacak.

    Ankara'da ise Uğur Mumcu’nun evinin önünde yapılacak anma toplantısının ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda Mumcu’nun kabri ziyaret edilecek.

    İSTANBUL

    Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ``9. Adalet ve Demokrasi Haftası`` çerçevesinde Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliklerle anılacak.

    Haftanın başlaması nedeniyle Kadıköy Belediyesi`nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, hafta dolayısıyla, Uğur Mumcu ile Bahriye Üçok, Turan Dursun ve Muammer Aksoy`un da anılacağını söyledi.

    Uğur Mumcu`nun ağabeyi avukat Ceyhan Mumcu da, 1994 yılından itibaren 24-31 Ocak tarihleri arasında ``Adalet ve Demokrasi Haftası``adıyla çeşitli etkinlikler düzenlendiğini hatırlattı.

    ETKİNLİKLER

    Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 9. yılında Kadıköy`de düzenlenen yürüyüşle anıldı.

    Kadıköy İskele Meydanı`ndaki Atatürk Anıtı önünde toplanan CHP Kadıköy İlçe Teşkilatı`na üye yaklaşık 300 kişilik bir grup, ellerindeTürk Bayrakları, Atatürk ve Uğur Mumcu posterleri ve meşalelerle yürüyüşe başladı.

    Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk`ün de katıldığı yürüyüş sırasında "İnadına hepimiz Uğur Mumcu`yuz", "Genciz güçlüyüz, Atatürkçüyüz" şeklinde slogan atan gruba, çevredeki bazı vatandaşlar da alkışlarla katıldı.

    Yürüyüş, Altıyol`da sona ererken, burada Uğur Mumcu ve hayatını kaybeden diğer aydınlar adına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Grup, alkışlar eşliğinde slogan attıktan sonra dağıldı.

    KOCAELİ

    Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürülüşünün 9. yılında, CHP Kocaeli Gençlik Kolları`nca düzenlenen bir törenle anıldı.

    Saraybahçe Nikah Salonu`ndaki anma töreninde konuşan CHP İl Başkanı Rıdvan Alkan, Uğur Mumcu`nun öldürülmesinin, aydınlanmanın ve Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkmanın önünü kesemeyeceğini belirterek, "Terör ve sömürü karşıtı olan Mumcu`nun düşünceleri, ulusal sınırlarımız içinde hep yaşatılacak, devrimciliği ise unutturulmayacaktır" dedi.

    Alkan, Mumcu`nun da içinde yer aldığı katledilen aydınların, ülke tarihinde "demokrasi şehitleri" olarak her zaman anılacaklarını da söyledi.

    Mumcu`nun yaşamı ve bazı konferanslarda yaptığı konuşmalardan derlenen multivizyon gösterisinin de yapıldığı törende, üç kişilik birmüzik grubu dinleti sundu.

    Tören, katılımcıların, gündüz saatlerinde Uğur Mumcu Parkı`nda yapılan anmaya katılanların da yaptığı gibi, anı defterine duygularını yazmalarıyla sona erdi.

    CEYHAN MUMCU: AZMETTİRENLER ORTADA YOK

    Uğur Mumcu`nun ağabeyi Ceyhan Mumcu,"Umut Operasyonu"nda hazırlık dosyası ve tanıkların savunmaları iyi izlenseydi, kimin hangi eyleme katıldığının açıkça görüleceğini ifade ederek, "Kudüs Savaşçıları`nın diğer elemanları ve hele hele cinayetin azmettiricileri öğrenilmelidir" dedi.

    Kadıköy Belediyesi, uğradığı bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu`nun ölümünün 9. yılında, Kadıköy Evlendirme Dairesi`nde "Aydınlık Türkiye İçin" konulu bir panel düzenlendi.

    Panelin açılışında konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk,nereden gelirse gelsin, hangi amaçlarla olursa olsun terörü lanetlediğini, teröre destek çıkan ve sessiz kalanları da kınadığını söyledi.

    Panelde konuşan Ceyhan Mumcu da, Uğur Mumcu gibi teröre kurban giden aydınların, "Hayatta En Hakiki Müşrit İlimdir" diyen bir devrime inanan kişiler olduğunu kaydetti.

    Bu aydınların, Türk insanını bağımsız düşünce yeteneğine ulaştırmak isteyen ve Türkiye`nin aydınlanmasına çaba gösteren kişilerolduğunu ifade eden Mumcu, bu cinayetlerin aydınlanması için büyük çabalar verdiklerini ve vatandaşların da kendilerine destek olarak, acılarını paylaştıklarını dile getirdi.

    Ceyhan Mumcu, 1994 yılında kardeşinin cinayetinin aydınlatılması için 7 milyona yakın imza topladıklarını hatırlatarak, "Bize verilen destekleri tam benimseyen, böyle cinayetlerin üstüne gidileceğini gösteren bir siyasi parti olsaydı, bugün tek başına iktidar olurdu" dedi.
       
    "UMUT OPERASYONU"
       
    Mumcu, "Umut Operasyonu"na da değinerek, İstanbul polisinin "Cinayeti çözdük, katilleri bulduk" diyerek, konuyu medyatik bir şova dönüştürdüğünü savunarak, Ankara polisinin de İstanbul`un gönderdiği kanıtları yetersiz bulup, yeni örgütler ortaya çıkardığını kaydetti.

    Ceyhan Mumcu, "Bu işin geçiştirildiğinden bahsediliyor. Umut Operasyonu`nda hazırlık dosyası ve tanıkların savunmaları iyi izlenseydi, kimin hangi eyleme katıldığı açıkça görülürdü. Kudüs Savaşçıları`nın diğer elemanları ve hele hele cinayetin azmettiricileri öğrenilmelidir" diye konuştu.

    Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Şükran Soner de, "Uğur Mumcu`nun katilleri yakalanmış, duygusunu hissetmediklerini" belirtti.

    Soner, "Çünkü azmettirenler ortada yok. Çıkar odakları yok. Tetikçiler çok farklı örgütlerden olabilir. Ama hedef alınan insanların kimliklerinde benzerlikler var" dedi.

    Sanatçı Beyhan Şimşek ve Edip Akbayram ile yazar Erbil Tuşalp`ın da katıldığı panelin ardından Arif Sağ bir konser verdi.

    ANKARA

    Uğradığı bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, ölümünün 9`uncu yılında, öldürüldüğü evinin önünde anıldı.

    Mumcu için, ölümünün ardından adının verildiği sokakta, anma töreni düzenlendi.

    Törende konuşan Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um:ag) Başkanı ve Uğur Mumcu`nun eşi Güldal Mumcu, insanoğlunun, tarihin başlangıcından beri birbirine baskı yaptığını söyledi.

    İnsanoğlunun, ilkel çağlarda kendisine yönelik haksızlıklara ve cinayetlere adalet kavramından uzakta, öç alma duygularıyla keskinleşmiş benliğiyle, kan güderek karşı çıktığını ifade eden Mumcu,``Bu öç alma, hükmetme, sahip olma ve kan gütme duygularını da ilkel toplumlardan günümüz devletlerine baskı, terör ve savaşla taşımıştır. Karşısındakini yok etmenin aslında kendini yok etmekle eşanlamlı olduğu böyle bir kısır döngünün sonunda da insanlığın yok olacağı görülemezse, özgürlük, boş bir sözden öte bir anlam taşımaz. Uğur Mumcu`nun belirttiği gibi (Terörün hüküm sürdüğü ülkelerde, anayasa kağıt parçalarından, parlamentolar taş yığınından başka bir işe yaramaz)`` diye konuştu.

    KAYSERİ

    Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, uğradığı bombalı saldırıda öldürülüşünün 9. yılında, Kayseri`de düzenlenen gecede anıldı.

    Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kayseri Şube Başkanı Mesut Ay, Şehir Tiyatrosu`nda düzenlenen gecede, demokrasi mücadelesinde bugüne kadar hayatlarını kaybeden aydınların Kemalist çizgide birleştiklerini, canları pahasına bu çizgiden ayrılmadıklarını vurguladı.

    Terörle mücadelenin etkin kılınması için demokrasi bilincini toplumun her kesimine yaymak gerektiğini ifade eden Ay, şunları kaydetti:

    "Demokrasi mücadelesinde şehit olan aydınların faillerinin yakalanarak cezalandırılmaları, adalet duygumuzu tatmin etmektedir. Çeşitli örgütlerin, yıkıcıların, bölücülerin karşısında yeterince önlem alınamaması üzücüdür. Kötülükler, can almalar bizi yıldırmamalı.Gelecek anma günlerinde, demokrasi şehitlerimizin listesine yeni isimler eklenmesini istemiyoruz. Atatürk`ün düşüncelerini topluma yaydığımız ölçüde, teröre karşı etkin bir mücadele sergileriz."

    Gece, dernek üyeleri tarafından sunulan, şiir ve müzik dinletisiyle son buldu.

    BURSA

    Bursa Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi`nin de aralarında bulunduğu 12 demokratik kitle örgütünün oluşturduğu platform tarafından düzenlenen tören, Setbaşı semtindeki Mahfel Çay Bahçesi önünde ``Uğur Mumcu`yu Anma Yürüyüşü`` ile başladı.

    Alkışlar ve sloganlarla Heykel Meydanı`na yürüyen grup, Atatürk Anıtı`na çelenk konulmasından sonra 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. ÇGD Bursa Şube Başkanı Ayşe Aygör, burada platform adına yaptığı konuşmada, 24 Ocak 1993 tarihinde bombalı bir saldırıda katledilen Mumcu`nun basının, demokrasinin, cumhuriyetin ve laikliğin cesur savunucu olduğunu vurguladı.

    SAMSUN

    Samsun`da Uğur Mumcu için ilk tören, Bahçelievler Mahallesi`nde adını taşıyan parkta gerçekleştirildi. Sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve bazı siyasi partilerin temsilcilerinin katıldığı törende CHP İl Başkanı Hamza Türkpençe, Uğur Mumcu`nun Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz bir savunucusu olduğunu belirterek ``Bu katledilişle, cumhuriyeti, laikliği, özgürlüğü, emeği ve aydınlanmayı savunanların susturulması hedeflenmiştir`` dedi.

    KAYSERİ

    Kayseri`de Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu adına yapılan yazılı açıklamada, 24 Ocak 1993`te bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mumcu`nun saygıyla anıldığı bildirildi.

    Açıklamada, Abdi İpekçi`den Çetin Emeç`e, Uğur Mumcu`dan Ahmet Taner Kışlalı`ya kadar uzanan gazetecilere yönelik cinayetlerin aydınlatılamadığı ve asıl katillerin hala bulunamadığı kaydedildi.

    NEVŞEHİR

    Nevşehir`in Avanos İlçesi`nde Belediye Başkanı Seyhan Duru, Uğur Mumcu anıtı önünde düzenlenen törende, Mumcu`nun Atatürkçü, devrimci ve demokrat kimliğiyle, halkına ve ülkesine hizmet eden büyük bir aydın olduğunu söyledi. Törende, daha sonra Duru ile CHP Avanos İlçe Başkanı Mustafa Akbel, Uğur Mumcu`nun anıtına çelenk koydu.

    ÇANAKKALE

    Çanakkale`de Cumhuriyet Meydanı`nda anma töreninde konuşan ADD Çanakkale Şube Başkanı Ali Tekindağ, Uğur Mumcu ile birlikte 1930-1999 yılları arasında katledilen 16 aydını da saygıyla andıklarını söyledi.

    Anma törenine, Çanakkale Belediye Başkanı İsmail Özay`ın yanı sıraaralarında çeşitli oda, dernek, üniversite ve basın kuruluşlarının yeraldığı sivil toplum örgütlerinin üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

    MUMCU DAVASI 9 YIL SONRA SONUÇLANDI

    Gazeteci-yazar Uğur Mumcu suikastının üzerinden yaklaşık 9 yıl geçtikten sonra, olayla ilgili açılan davalar sonuçlandı. Mumcu soruşturmasının ilk sanığı olan Abdullah Argun Çetin beraat ederken, ''Umut Operasyonu'' davasında 3 sanık idam cezasına mahkum edildi, 4 sanık beraat etti, 15 sanık da çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.

    Mumcu'ya 24 Ocak 1993'de yapılan suikastten sonra, Ankara DGM olaya el koydu, ancak soruşturmada yaşananlar hep kamuoyunda tartışma yarattı. Suikastten sonra, olay yerine giden dönemin Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcısı Nusret Demiral, ilk incelemeden sonra soruşturma görevini dönemin Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Albay Ülkü Coşkun'a verdi. Soruşturmayı bir süre yürüten Coşkun, yedek hakimliğe atanınca, Savcı Tevfik Hancılar görevlendirildi. Hancılar'dan sonra, soruşturmayı yürütme görevi verilen Savcı Kemal Ayhan, evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Mumcu soruşturması, en son Savcı Hamza Keleş'e verildi.

    SÜRPRİZ TANIK SANIK OLDU

    Mumcu suikastı soruşturmasını, Coşkun'un yürüttüğü sırada, Ayhan Aydınisimli sürpriz bir tanık ortaya çıktı. Coşkun'un tanık sıfatıyla ifadesi aldığı Aydın, kendisini sanık sandalyesinde buldu. Aydın, hakkında ''yalancı tanıklık'' suçundan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada beraat etti.Mumcu suikastı soruşturmasında ilk ''sürpriz gelişme'' olaydan 6 yıl sonra, Savcı Hamza Keleş'in 11 Aralık 1998'de, ''asli ve maddi faillerin araştırmasına'' devam ettiği ana dosyadan ayırarak, ''Mumcu'nun tasarlanarak öldürülmesine iştirak ettiği ve bu amaçla oluşturulan çetenin üyesi olduğu'' gerekçesiyle Abdullah Argun Çetin hakkında idam istemiyle dava açmasıyla ortaya çıktı.

    TARTIŞMA 1 YIL SÜRDÜ

    Ankara 1 No'lu DGM'de 7 Ocak 1999 günü yargılanmaya başlanan Çetin'in ''akıllı olup olmadığının'' araştırılması 1 yıl sürdü.

    Çetin, ilk duruşmada, ''Mumcu'ya suikast düzenlenen sokakta keşif yaptıklarını, ancak kime suikast düzenleneceğinin ve eylemin niteliğinin kendisine söylenmediğini'' öne sürerek, ''baskı altında olduğunu ve kimlerin baskı yaptığını sonra açıklayacağını, yanında yargılanan başka kişilerin de olması gerektiğini'' ifade etti. Çetin, Pişmanlık Yasası'ndan yararlanmak istediğini kaydetti.

    Ankara 1 No'lu DGM, sanığı önce Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne, daha sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na ''akli dengesinin yerinde olup olmadığının'' tespiti için sevk etti.

    Mahkemeye gönderilen her iki raporda da sanığın ''suç tarihinde ve halen, ceza ehliyetini etkileyecek herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olmadığı, ceza ehliyetinin tam olduğu'' belirtildi. Bomba uzmanlarınca hazırlanan raporlarda ise ''sanığın, bomba konusunda herhangi bir eğitim almadığı, hatta hayatında hiç bomba veyapatlayıcı madde görmediği'' görüşüne yer verildi.

    UMUT OPERASYONU'' DAVASI

    Çetin'in yargılandığı davada, ''somut'' gelişmeler ortaya çıkmazken, DGM Savcısı Keleş, İstanbul'da Hizbullah'ın İlim Grubu'na yönelik 17 Ocak 2000 tarihinde düzenlenen operasyonda elde edilen CD ve disketlerdeki bilgiler üzerine, Mumcu suikastının faillerini yakalamak amacıyla 21 Şubat 2000 tarihinde başlanan ''Umut Operasyonu'' soruşturması sonunda, 11 Temmuz 2000 tarihinde, 9'u idam olmak üzere 17 sanık hakkında dava açtı.

    Mumcu'nun faillerini yakalamak amacıyla başlatılan, daha sonra ortaya çıkan bağlantılar üzerine Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr. Bahriye Üçok'un öldürülmesi gibi 22 olayı kapsayan ''Umut Operasyonu''na ilişkin hazırlanan iddianamede, Mumcu'nun aracına konulan bombanın Ferhan Özmen tarafından yapıldığı öne sürüldü. İddianamede bombada, 2 kilo 300 gram kadar C-4 patlayıcı bulunduğu, elektrikli fünye ateşlemeli, bubi kısmında plastik mandal olan güç kaynağı olarak pilin kullanıldığı ve kurtulma sisteminin misina ile mıknatısa bağlanan bir düzenek olduğu kaydedildi. İddianamede, bombanın, Necdet Yüksel'in gözcülüğünde Oğuz Demir tarafından otomobile yerleştirildiği öne sürüldü.

    Umut davası, Ankara 2 No'lu DGM'de 14 Ağustos 2000 Pazartesi günü başladı. Abdullah Argun Çetin'in Ankara 1 No'lu DGM'de yargılandığı dava dosyasının da aralarında bulunduğu bazı dava dosyaların birleştirilmesiyle sanık sayısı 24'e çıkan ''Umut Operasyonu'' davası, 7 Ocak 2002 tarihinde sonuçlandı.

    3 SANIK İDAMA MAHKUM EDİLDİ

    Ankara 2 No'lu DGM, davada, sanıklar Ferhan Özmen, Necdet Yüksel ve Rüştü Aytufan'ı, ''mevcut anayasal düzeni silah zoruyla yıkıp, yerine din kurallarına dayalı devlet kurmak için oluşturulan silahlı çeteye üye olup, anayasal düzeni değiştirmeye cebren teşebbüs ettikleri sabit olduğundan'' TCK'nın 146/1. maddesine göre idam cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanıkların eylemlerinin yoğunluğu ve sürekliliği, her biri idam cezasını gerektiren birden fazla öldürme ve yaralama eylemini gerçekleştirmiş olmaları, bu eylemlerin kamuoyu üzerinde yarattığı etkiler, ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kurallarını dikkate alarak, haklarında TCK'nın 59/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.Mahkeme, Abdullah Argun Çetin'in, ''Uğur Mumcu'nun taammüden öldürülmesi olayına fer'i fail olarak iştirak etmek suçunu işlemediği'' gerekçesiyle beraatine karar verirken, ''cürüm işlemek için oluşturulan teşekküle üye olma'' suçundan dosyasını Nöbetçi Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

    2 No'lu DGM, 1 sanık hakkındaki davayı erteledi, 4 sanığın beraatine karar verdi, 15 sanığı da 3 yıl 9 ay ile 18 yıl 9 ay arasında değişen ağır hapis cezalarına mahkum etti.

    'Umut Operasyonu'' soruşturması sonunda, Ankara 2 No'lu DGM'de 14 Ağustos 2000 tarihinde başlayan dava, yaklaşık 17 ay sonra, 20. duruşmada karara bağlandı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı