Uğraşmadan uzlaşmak

İ.Halil BAĞDINLI/Gelirler Başkontrolörü
09.09.2005 - 11:03 | Son Güncelleme:

Vergi uygulamasında her halde kulağa en sıcak gelen tabirlerden biri, Uzlaşma tabiridir. Günlük hayatta uzlaşma tabirinin kelime anlamı bile pozitif anlam taşıyan bir ifade içermektedir. Bu pozitif anlam zor alıma dayanan vergi uygulamasında da aynen geçerliliğini korumaktadır. Ancak tabir ve uygulaması ne kadar sıcak görünürse görünsün eğer uzlaşmanın nasıl işlediğini iyi bilemiyorsak bu sıcaklığın mükellefler için çok fazla anlamı da olmayacaktır.

Zira, vergi uygulamasında bilgi noksanlığı sebebiyle, mükellefler kimi zaman haklarını yitirmekte, kimi zaman da hak mahrumiyeti ile birlikte ilginç durumlarla  karşılaşılmaktadır.

Bu tür olaylardan birisi Gelirler Kontrolörü üstadlarım tarafından bizzat yaşanmıştır. Yıllar önce Anadolu’da bir kentte vergi incelemesini tamamlayan üstadım inceleme sonucunda mükellefi çağırıp “uzlaşma!” isteyip istemediğini sorar. Mükellef  “istediğini!”  söyleyince buna göre tutanaklar hazırlanır. Bir ay kadar sonra raporu yazan dışında üç ayrı Gelirler Kontrolörü kente “uzlaşmak!” üzere geldiklerinde, belirtilen yer ve saatte mükellefin bulunmadığını görürler. Bunun üzerine, telefon ile çağrılan mükellef, bir süre sonra biraz da gergin bir ruh hali içinde kapıda belirir. Neden uzlaşmaya gelmediği sorulduğunda, mükellef uzlaşmanın ne olduğunu bilmediğini ve böyle bir şeyde istemediğini söyleyince uzlaşma ekibi şaşırır. Mükellef anlatmaya devam eder ve der ki; “bir iki ay önce buraya biri geldi defterlerimizi inceledi, giderkende bana, benimle “uğraşmak!” istermisin dedi. Ben de tabi “uğraşmak!” isterim dedim. Olay bundan ibarettir” der. Uzlaşma ekibi olayı anlamış ve epey güldükten sonra, mükellefe olayın “uğraşma” değil “uzlaşma” olduğunu ve bunun kendisi için faydalı olduğunu, karşılıklı mutabakatla raporda yer alan vergi aslı ve cezaların indirilebileceğini açıklamış ve durumu anlayıp rahatlayan mükellef ile kahkahalar içinde “uğraşmadan” bir “uzlaşma” yapmışlar.   Bu yaşanmış olaydan hareketle mükelleflerin uzlaşma ile uğraşmamalarını sağlamak için konu hakkında genel bilgiler vermenin yararlı olacağına inanıyoruz.

Uzlaşma, özü itibariyle mükellefle vergi idaresi arasındaki yasal pazarlık sürecini ifade eden bir müessesedir. Uzlaşma ile vergi idaresi hem ihtilafları en aza indirmeyi ve hem de mükelleflerin ödemesi gereken vergi aslı ve cezaların (gecikme faizi hariç) mükellefçe daha rahat ödenebilecekleri bir seviyeye indirilmesini öngörmektedir. Bu kapsamda uzlaşmayı  iki ana alt başlıkta ele alıp açıklamak mümkündür. Bunlardan ilki “tarhiyat öncesi” dediğimiz vergi inceleme raporunu düzenleyen Gelirler Kontrolörleri, Maliye Müfettişleri veya Hesap Uzmanlarının, bağlı olduğu denetim birimine mensup, raporu yazan denetim elemanının dışında, üç ayrı denetim elemanından oluşan, Vergi Denetmenlerince yazılan raporlarda ise, raporu yazan dışında Vergi Denetmenleri veya diğer gelir idaresi yöneticilerinden oluşan komisyon tarafından gerçekleştirilen uzlaşma türüdür. İkincisi, raporlar vergi dairelerine gönderildikten sonra vergi dairesi başkanlığı, defterdarlık veya diğer gelir idaresi birimlerinde oluşturulan üç kişiden oluşan komisyonla gerçekleştirilen “tarhiyat sonrası uzlaşmadır”. Mükellefe sağladığı fayda yönünden genel de bir fark bulunmayan bu uzlaşmalar ile ilgili ana hususlar aşağıda özetlenmeye çalışılmıştır;
 Tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri için mükelleflerin bizzat veya noterden alınmış vekaletnameye dayanarak vekili vasıtasıyla ve yazılı olarak incelemeyi yapan denetim elemanına veya bağlı bulunduğu ekip veya grup başkanlığına, tarhiyat sonrası uzlaşma için ise mükellefin bağlı olduğu vergi dairesinin bulunduğu il veya ilçede bulunan uzlaşma komisyonuna başvurması şarttır.
  Tarhiyat öncesi uzlaşmalarda mükellefler son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içerisinde her zaman uzlaşma talebinde bulunabilirler. Ayrıca, inceleme elemanlarınca yapılacak uzlaşmaya davet hallerinde ise, davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren en geç onbeş gün içerisinde uzlaşma talebinde bulunulabilir.
 Tarhiyat sonrası uzlaşma talebinin vergi veya ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini takip eden günden itibaren 30 gün içinde yapılması şarttır.
 Tarhiyat öncesi uzlaşmalarda, uzlaşmaya konu tarhedilecek vergi ve kesilecek ceza miktarı, inceleme elemanınca düzenlenecek bir raporla uzlaşma gününden en az 15 gün önce yetkili uzlaşma komisyonuna ve mükellefe bildirilir.
 Gecikme faizleri uzlaşma konusu edilemez.
 Tarhiyat öncesi uzlaşmanın herhangi bir nedenle temin edilememesi veya uzlaşmaya varılamaması hallerinde, mükellefler verginin tarhı ve cezanın kesilmesinden sonra tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemezler.
 Tarhiyat sonrası uzlaşmanın temin edilememesi halinde, aynı vergi ve ceza için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
 Üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamayacağı gibi hiçbir merciye şikayette de bulunulamaz.
 Tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmeleri sırasında kısmi uzlaşma yapılabilir ancak tarhiyat sonrası uzlaşmalarda kısmi uzlaşma yapılamaz.
 Uzlaşma sağlanırsa, vergi ve cezaların bir ay içinde ödenmesi gerekir.

Not: Bu bölüm Gelirler Kontrolörleri Derneği yayın organı Vergi Sorunları Dergisi tarafından hazırlanmıştır. 07.09.2005 tarihli Referans gazetesinde yayımlanmıştır

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı