Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

UEFA’dan kırmızı AB’den sarı kart

İskenderun-Altınordu maçı oynanıyor. İki takımın da kümede kalabilmesi için maçın berabere bitmesi gerekiyor. Şu işe bakın ki, maç 2-2 berabere bitiyor.

Aynı akşam Hasan Polat başkanlığındaki Futbol Federasyonu toplanıyor ve “Kanaatimize göre, burada şike vardır, iki takımın da küme düşmesine karar verilmiştir” diyor. İki takım da ikinci ligden üçüncü lige düşürülüyor. 1978’de.
Otuz beş yıl sonra Futbol Federasyonu’nda aynı cesaret yok, onun yerine UEFA “Kanaatimize göre, Fenerbahçe ve Beşiktaş şikeye teşebbüs etmiştir” diyor, gözünün yaşına bakmadan cezayı basıyor. Ahlak Dersi Bir, UEFA imzalı:
Avrupalı olmak istiyorsan, şike yapmayacaksın.

ORTAK TALİMAT

UEFA iki takımımıza, biri benim tuttuğum Beşiktaş, kırmızı kartı gösterirken, kaderin cilvesi, aynı gün 27 AB ülkesi başkentinden Ankara’daki büyükelçilere talimat gidiyor:
“Bakanla (Egemen Bağış’ın brifingini kastediyor) yapılan toplantıda, bilinenlerin dışında başka bilgi yoksa, şiddeti kınayan ortak açıklama yapmanız uygundur”.
Hükümetlerinden aldıkları talimata göre, Ankara’daki 27 ülkenin büyükelçisi ortak açıklama yaparak durumu kınıyor.

HERKESTE KASET VAR

Brüksel’de Türkiye için yeni bir başlık açalım mı faslında iki ilgi çeken olay var.
İlki, Adalet Bakanlığı Müsteşarı konuşurken yirmi iki kişi ‘duran adam’ protestosunda. Yabancılar büyük ilgiyle izliyor.
İkincisi, bizim için vahim. Türk resmi heyeti Gezi olaylarını kendine göre anlatırken, 27 AB ülkesinin milletvekilleri o yalanları şaşkınlıkla izliyor. Herkeste eylemlere ilişkin kasetler var, polisin şiddetini, Tayyip Erdoğan’ın polisi savunan konuşmalarını gösteren kasetler.
Diz boyu yalanlar kabak gibi sırıtıyor.

İHTAR VE SÜRE

Olup biten meydanda. AB başlığı açıyor ama ekimde yayınlanacak İlerleme Raporu’na bağlıyor. Şunu söylüyor:
“Sen henüz hukuk devleti değilsin, demokrasiyi bilmiyorsun. Ülkeye fırsat tanıyorum, sana demokrasiye dönmen için ihtar ediyorum ve süre veriyorum”.
El oğlunun elinde olayların görüntüleri varken, isteyen istediğini söylesin, inanması mümkün değil.
Kaderin cilvesi, aynı gün UEFA’dan kırmızı, AB’den sarı kart. Ahlak Dersi İki, AB imzalı:
Avrupalı olmak istiyorsan, şiddetten vazgeçeceksin, demokratik tepkileri içine sindireceksin.
Briç oynanan Batı kulübünde hem pişpirik oynamaya kalkan, hem de hile yapanı ensesinden yakalıyorlar.

Ruanda Oteli’nden Divan Oteli’ne

1994 Ruanda. Kabileler arasında çatışma çıkıyor, Hutular Tutsileri öldürüyor, tarihin en büyük katliamlarından biri yaşanıyor.
Büyük korkuyla, çatışmaya herkes sırtını dönerken, sadece Ruanda Oteli kapılarını açıyor, ayakta kalabilen Tutsilerin hayatını kurtarıyor. Gezi eyleminde biber gazından ölümle pençeleşen insanlara, o unutulmayacak cumartesi akşamı kapılarını açan Divan Oteli gibi.
Ruanda Oteli’nin filmi çevriliyor. Katliamı ve otelin insani tavrını ele alan film “Dünya gözlerini kapatırken kollarını o açtı” Oscar’a üç kez aday gösteriliyor.
Sıra “Divan Oteli filminde”.

TMSF’de akşam saatleri

Medyada biraz daha genişliyor AKP. Akşam gazetesi ile  Skytürk ve Show TV’ye el koyuyor. Kimi satılıyor, kimi halen TMSF’de. Satılan kanal, evvel Allah, hiç sektirmeden AKP yörüngesine oturuyor.
Başarılı bir gazeteci olan Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya görevden alınıyor, yerine daha önce AKP’den milletvekili olan Mehmet Ocaktan atanıyor. CHP milletvekili Hurşit Güneş Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın yanıtlaması için soru önergesi veriyor:
“Asıl görevi alacakların tahsili olan TMSF editoryal müdahalede bulunmuştur. AKP üyesi olan birinin Akşam’ın genel yönetmenliğine atanmasının TMSF’nin alacaklarının tahsiliyle ne ilgisi vardır? TMSF, Akşam’ın genel yayın yönetmenliği için medyada AKP milletvekili olmamış başka gazeteci bulamamış mıdır?”
Gazeteci mi, değil mi, önemi yok, militan bir AKP’li varken, bulması için neden yok.

X