Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Üçüzlerden sadece biri kaldı

    Hürriyet Haber
    23.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 23.05.2000 - 00:01

    Prematüre doğan üçüz bebekleri kuvöze kondu. İki gün sonra bebeklerden birinin ölüm haberi geldi. Kabullenip, bebeği toprağa verdiler. İki gün daha geçti, anne lohusa yatağından kalkıp hastaneye gitti, ‘‘Bebeklerimi görmeye geldim’’ dedi. Aldığı cevap şaşırtıcıydı: ‘‘Bir bebeğiniz var, diğeri ilk gün ölmüştü.’’ Çelik Ailesi savcılığa başvururken, hastanenin başhekimi ise ‘‘üç bebeğe de imkanlarımız üstünde bir hizmet verdik’’ dedi.

    Anneler Günü'nde üçüz bebek sahibi oldu Gülnur Çelik. İki kız, bir erkek bebek. 41 yaşındaydı, eşi konfeksiyon işçisiydi, iki çocukları daha vardı.

    Yine de bunların hiçbiri, üçüzlerin sevincini gölgeleyemedi.

    Bebekler, SSK Okmeydanı Hastanesi'nde prematüre doğmuşlardı. Oradan SSK Bakırköy Doğumevi Eğitim Hastanesi'ne gönderilerek, burada kuvöze alındılar. Sağlığı yerinde olan Gülnur Çelik ise taburcu edildi.

    Alibeyköy'deki derme çatma gecekonduda 90 milyon lira maaşla geçinen dört nüfusa, üç tane daha eklenmişti. Enver Çelik, bir yandan hastane evraklarını tamamlamaya çalışıyor, bir yandan da lohusa eşinin bakımıyla ilgileniyordu.

    İlk iki gün gitmedi hastaneye. Hastane yetkililerine bıraktığı telefon numarasına güveniyordu. Ayın 17'sinde dayanamadı, aradı hastaneyi. Telefona çıkan doktorlar ‘‘İyi ki aradınız’’ dediler heyecanla. ‘‘Çocuklarınızın ikisinin durumu çok iyi. Ancak solunum problemi olan üçüncü bebeği, kuvözden çıkardık. Bize biraz anne sütü gerek!’’

    Enver Çelik alelacele sağılan anne sütünü aldığı gibi fırladı evden.

    Hasta bebek nerede

    SSK Bakırköy Doğumevi Eğitim Hastanesi doktorları, kucağında anne sütüyle gelen Çelik'e, bebeğinin hastanelerinde olmadığını söylediler. Hasta bebek, Akça Hastanesi'ne gönderilmişti. Enver Çelik, elinde süt Akça Hastanesi'ne koşturdu bu sefer.

    Ancak orada da yoktu bebeği. Civardaki bütün hastaneleri araştıran Çelik, sonunda Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi'nde ölü bedeniyle karşılaştı yavrusunun. Yapacak bir şey yoktu. Prematüre bebeğinin ölümünü kabullendi. Kaderine razı oldu. Defin işlemleri için gerisin geriye, SSK Bakırköy Doğumevi Eğitim Hastanesi'ne döndü. Ama doğum evraklarını alamadı.

    Yetkililer, işlemleri yapamayacaklarını söylediler. Gerekçelerini de ‘‘Biz bebeği Akça Hastanesi'ne göndermiştik. Kayıtlarımızda orası görünüyor. Gaziosmanpaşa hastanesi gözükmüyor’’ diye dile getirdiler.

    Nevri döndü. Ama işleri de bir anda çarçabucak halledildi.

    Bebek, Alibeyköy Mezarlığı'nda toprağa verildiğinde, Çelik çiftinin tesellisi geride kalan iki bebekleriydi.

    Aradan iki gün daha geçti. Gülnur Çelik, kendini daha iyi hissediyordu. ‘‘Bugün gidip bebekleri görelim’’ dedi kocasına. Kalkıp hastaneye gittiler. Doktorlar, ‘‘Bebeğiniz burada’’ diyerek, Çelik çiftine tek bir bebek gösterdiler. Diğer bebeğin, hastaneye geldiği gün öldüğünü söylediler.

    Hakkımızı arayacağız

    Birbirlerini teselli dahi edemeden, ‘‘Daha iki gün önce durumlarının çok iyi olduğunu söylüyordunuz. Şimdi nasıl geldiği gün öldü diyebiliyorsunuz’’ diyebildiler. Sonra da peşpeşe sıraladılar kafalarındaki soruları: Madem çocukları geldiği gün ölmüştü, neden kendilerinden sakladılar? Diğer bebek öldüğünde, defin işlemleri yapılırken neden ilk gün öldüğünü söyledikleri bebeğin cenazesini teslim etmediler? Bir de ‘‘Bebeğin kolundaki bant nerede?’’ diye sordular. Aldıkları cevap, ‘‘Gidin istediğiniz yere şikayet edin!’’ oldu.

    Kendisine söyleneni yaptı Enver Çelik. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. ‘‘DNA ve kan testi isteyeceğiz. Gerekirse toprağa verdiğimiz bebeğimizin mezarını açtıracağız. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız’’ diyor.

    Başhekim: Teşekkür bekliyorduk

    SSK Bakırköy Doğumevi Eğitim Hastanesi Başhekimi Metin Nurluoğlu Enver Çelik'in iddialarına, sitemle yanıt veriyor:

    ‘‘Biz üç bebeğe de imkanlarımız üstünde bir hizmet arayışındayken, böyle iddiaların gündeme getirilmesi çok üzücü. Üç bebekten ilki hastanemize getirilirken rahatsızlanıp, geldiğinde ölmüş. Diğeri de solunum güçlüğü çekiyormuş. İlk bebeğin ölümünden iki gün sonra bu hasta bebek için, önce üniversite hastaneleri ile haberleşilmiş. Oralarda yer olmadığı için anlaşmalı hastanelerimizden Gaziosmanpaşa Hastanesi ile konuşulmuş. Fakat bu hastaneden de 'Şu an kuvözümüz dolu. Boşalır boşalmaz bebeği alacağız' cevabı gelince, ne olur ne olmaz diyerek Akça Hastanesi ile de anlaşılmış. Ama Akça Hastanesi'ne gerek kalmadan Gaziosmanpaşa Hastanesi'ndeki kuvöz boşalmış. Baba Enver Çelik'in kafasındaki hastanelerle ilgili soru işaretleri, bu yazışmaları bilmediğinden kaynaklanıyor.’’

    Başhekim Nurluoğlu, babaya bebek ölümü ile ilgili her bilginin verildiğini, hastane olarak hiçbir açık noktaları olmadığını ve gerekirse Enver Çelik'e kendisinin bu durumu açıklayabileceğini söylüyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı