"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Uçurumun kenarındaki Picasso’nun torunuydu

SABANCI Grubu şirketlerinden Ak Emeklilik’in Genel Müdürü Meral Ak Egemen, Yunanistan’daki klasik otomobil yarışında önünde start alan Porsche’un içindekinin "yüzyılın dahisi" Pablo Picasso’nun torunu Bernard Ruiz Picasso olduğunu öğrendiğinde daha da heyecanlanmıştı...

Meral Ak Egemen, bir yandan yanındaki Yunanlı co-pilot’la zar zor anlaşmaya çalışırken, diğer taraftan da zorlu parkurda yol almaya çalışıyordu.

Egemen ve co-pilot’u birlikte tehlikeli virajlardan birini alırken, uçurumun kenarında Bernard Ruiz Picasso’yu farketti...

Torun Picasso, uçurumun kenarında sigara içiyordu ama Porsche otomobili ortada yoktu. Egemen, yarıştan kopmamak için duramadı. Ancak, karşılıklı işaretlerden Picasso’nun otomobilinin uçuruma yuvarlandığını anladı.

Bernard Ruiz Picasso, uçurumdan çıkarttırdığı otomobiliyle yarışı tamamlayarak, "Herşeye Rağmen Kupası"nı kaldırdı.

Egemen, kupa töreni sonrasında torun Picasso’dan, kazanın nasıl olduğunu öğrendi. Bernard Ruiz Picasso, yarışma hırsıyla viraja hızlı girmiş, otomobili kontrolden çıkarak, uçuruma yuvarlanmıştı...

Torun Picasso’nun otomobili aynı filmlerdeki gibi büyükçe bir dala takılarak, daha aşağılara uçmaktan son anda kurtulmuştu. Bernard Ruiz Picasso, otomobilinden çıkıp hemen yukarı tırmanmış, kazayı yara almadan atlatmıştı.

Meral Ak Egemen, Bernard Ruiz Picasso’yla Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın "Picasso İstanbul’da" sergisinin imza töreni sonrasında verdiği davette buluştu: "Sizinle Yunanistan’da uçuruma yuvarlandığınız klasik otomobil yarışında karşılaşmıştık."

Meral Ak Egemen
ve bir grup gazeteci arkadaşımla birlikte geçen akşam Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki "Picasso Sergisi"ni gezdik. Bizim sergiyi gezdiğimiz akşam, müze saat 22.00’ye kadar açıktı. Biz sergiyi 19.30-20.45 arasında gezdik. O saatte de sergiye ilgi oldukça iyiydi.

"Picasso Sergisi"ne ilgi, Güler Sabancı’yı da çok memnun etmişti. Güler Sabancı, "Böyle bir sergide ’gişe hasılatı’na bakılmaz ama beklediğiniz ilgiyi gördü mü Picasso?" sorumu şöyle yanıtladı:

"Bir yabancı gazeteci, ’Çok iyi müze kurabilirsiniz. Çok ünlü sanatçıların eserlerini de sergileyebilirsiniz. Önemli olan o sergilere sanatseverlerin ilgisini çekmektir. Türkiye için bu biraz zor mu görünüyor?’ demişti. Gazetecinin bu bakışı o günlerde beni üzmüştü. Ancak, ilgi çok iyi. Biz çok memnunuz. Tüm sonuçları serginin bitiminde kamuoyuyla paylaşacağız."

Picasso Sergisi
için Sakıp Sabancı Müzesi 10, 7 ve 3 YTL’den oluşan üç ayrı giriş bileti tarifesi uyguluyor. 14 yaşına kadar olan çocuklar sergiyi ücretsiz gezebiliyor. Ayrıca bazı okullara ücretsiz tur şansı tanınıyor.

Araya Güler Sabancı’nın danışmanlarından Suat Özyaprak girdi: "Picasso Sergisi’ni biletli gezenlerin sayısı 120 bine ulaştı."

Güler Sabancı, bunun üzerine Prof. Nilüfer Göle’den şu yorumu aktardı: "Bazıları için Picasso vesile olmuştur. Onlar, ’Sakıp Ağa’nın evine gidiyoruz’ düşüncesiyle gelmiş olabilir..."

Öyle ya da böyle, Picasso Sergisi’ni 120 bin kişi bilet alarak gezmiş, ortalama 7 YTL’den 840 bin YTL harcamış...

Serginin sona ereceği 26 Mart’a kadar bu sayı daha da artacak... Sergiyi gezenlerin sayısı, gösterilen ilgi belki de torun Bernard Ruiz Picasso’yu da şaşırtacak...

Haftada 72 saat çalışın diyen yok

DURUN... Sinirlenmeyin... Kimseye "Haftada 72 saat çalışmalısınız" gibi öneri getirdiğim yok...

Cuma günkü, "40 saat çalışmak varken, neden 60 saat çalışalım" başlıklı yazımda sevgili okurlarımın çoğu, "Merak edenlerin bilgisine: Ben haftada ortalama 72 saatten aşağı çalışmıyorum" bölümüne takılmış...

İster devlette, ister özel sektörde olsun, hemşirelerin emeğine saygısızlık etmek gibi bir niyetim de yok... Yaptıkları işin zorluğunu gayet iyi biliyorum... Ben buraya uzaydan gelmedim... Kimi zaman kendim için, kimi zaman kızım, eşim, yakınlarım, arkadaşlarım için yolum "Allah eksik etmesin, kimseyi de düşürmesin" dediğimiz hastanelere düşüyor...

Benim yaptığım sağlık sektöründeki ikilemi ortaya koymak...

Bir tarafta hemşireyi haftada 40 saat çalıştıran ama biraz daha az para veren devlet...

Diğer tarafta hemşireyi 60 saat çalıştırıp, biraz yüksek maaş ödeyen özel sektör...

Arada haftalık 20 saat çalışma, 200-300 YTL’lik maaş farkı var...

Gerisi size kalmış... Karar sizin...
X