Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Üçüncü mü başarılı altı yüz üçüncü mü

-”ATATÜRK’e suikast nerede yapıldı?<br><br>-Etrafı su ile çevrili kara parçasına ne denir?

-İktisat Kongresi nerede yapıldı?”

Sözlü sınavda bu sorulara verilen yanıtlar kem-küm olunca, sınav heyetinden yardım geliyor. Örneğin, suikast yeri İzmir, Manisa, Aydın’dan biri olabilir mi, gibi.

7 Kasım 2010 günü Adalet Bakanlığı sorumluluğunda icra müdürlüğü sınavı yapılıyor. CHP Konya milletvekili Atilla Kart Meclis tutanaklarına geçen konuşmasında sınavı anlatıyor:

“Yazılı sınavlarda ikinci, üçüncü, dördüncü, on ikinci, on sekizinci olanlar, bu böyle gidiyor, bu çocuklarımız, bu yurttaşlarımız mülakat, sözlü sınav sonucunda 590’a, 595’e, 599’a savruldular”.

Devamı daha heyecanlı, Atilla Kart sürdürüyor:

“Ne oldu mülakatın sonucunda? 603. sırada olan kişi, mülakat sonucunda üçüncü sıraya, yazılı sınavda dördüncü olan kişi mülakat sonrasında 508. sıraya getirildi”.

Yazılı ile sözlü arasında tam bir uçurum var.

BELLİ İNANÇ GURUBU

Atilla Kart’a göre, yazılı sınavda ilk 139 kişi 300’den sonraki sıralara aktarılıyor. Neden? Tutanaklardan Atilla Kart:

“Mülakat sonucunda sınavı kazananlar sadece belli bir inanç gurubuna mensup olanlar”.

O inanç gurubu hani şu malum gurup. Devletin çeşitli bölümlerinde hızla yaygınlaşan gurup.

CHP’li Kart sınavdaki bu tutuma tepkisini, “bu ayrımcılık, bu bölücülük değil midir” diye dile getiriyor.

Kart’ın sözleri üzerine, aynı oturumda Adalet Bakanı Sadullah Ergin açıklama yapmak üzere kürsüye geliyor.

BAKANIN AÇIKLAMASI

Bakan Ergin sınav kazananlarla ilgili bir döküm veriyor:

“Yazılı sınavı ilk 300’de kazananlardan 24’ü hakim ve savcılık sınavını da kazandığı için, orada değerlendirilmek üzere, burada sınavı kazananammış.

27 tanesi hakkında adli ve idari soruşturma var, onun için mülakatta elenmiş.

Nihayet, ilk 300’de yazılı sınavı kazandığı halde sözlü sınava girmeyen 22 kişi var”.

Bakan Ergin’e göre, sözlü sınavda adayların muhakeme gücü, konuyu kavrama ve özetleme yeteneği, fizik görünümü, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, çağdaş teknolojilere yatkınlığı ölçülüyor. Mesleğe alınıp alınmamasına ona göre karar veriliyor.

Bu ölçüler dikkate alındığında, sıralama inanılmaz değişiyor, öyle ki, kazanan kaybediyor, kaybeden kazanıyor.

Baştan kimi alacağına karar verince, sınava ne gerek var?

Faili meçhule AKP’den beşinci ret

BAŞBAKAN Erdoğan Cumartesi Anneleri ile bir araya geliyor.

Görüşmeden etkileniyor. Hatta, gurupta canlı yayında fırsatı kaçırmıyor, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a dönerek, “bizim dönemimizde gözaltında kayıp var mı, neden bana söylemedin” diye sitem ediyor. Ve gözaltındaki kayıpların araştırılması için talimat veriyor.

Yılların yarası, faili meçhul cinayetlerin araştırılması için böylelikle ümit doğuyor.

Faili meçhul cinayetler için dört kez Meclis Araştırması isteyen CHP milletvekili Ali Rıza Öztürk, Başbakan Erdoğan’ın o sözü üzerine beşinci önergeyi veriyor.

Bu önerge de, diğer dört önerge gibi, yine AKP oylarıyla ret ediliyor.

AKP döneminde gözaltında kaybolan bir kişi için İnsan Hakları Komisyonuna bağlı, göstermelik bir alt komisyon kuruluyor. Faili meçhuller, yine meçhul bir tarihe bırakılıyor.

700 lirayla hayata başlamak

TEKNİK adı mikrokredi.

Bir tarihte Vuslat Doğan Sabancı Diyarbakır kırsalında bir geziye katılıyor, sistemi orada görüyor.

Bu sistem klasik banka kredisinden farklı. Bankacılıkta teminat ne kadar yüksekse, o kadar fazla kredi kullanmak mümkün. Mikrokredide ise, kredi almak için ne kadar az teminat (varlık) varsa, o kadar fazla önceliğe sahip olunuyor. Beyan esasına, yani krediyi kullananların verdiği bilgilerin doğru olduğuna inanarak işliyor.

Krediyi alanlar öyle doğru söylüyor ki, bugüne kadar kredi alıp da, bunu ödemeyen tek bir kişi bile yok.

Kredi miktarı 500 lira, 700 lira gibi komik rakamlar. Krediyi kadınlar kullanıyor. Örneğin, 700 lirayla kumaş alıyor, onu örüyor, dikiyor, satıyor ve kendine iş kuruyor.

İlk Diyarbakır’da uygulanan sistem Vuslat Doğan Sabancı’nın girişimiyle şimdi İstanbul Bağcılar’da başlıyor.

Bağcılar’da ilk krediler iki gün önce veriliyor.

X