Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Üçüncü dersimiz tam dönemeç

<B>İLK</B> dersimiz, kültür ve eğitim.<B> </B>İkinci dersimiz, <B>teknoloji ve bilim. </B>Zaman alıyor, terliyoruz, sınav biraz uzuyor, zorlanıyoruz, yine de, bu iki dersten sanki çakmayız. Ama, üçüncü ders...

AB ile 3 Ekim’de görüşmeler başlıyor. Her türlü spekülasyona rağmen, evet başlıyor. Ancak, ortada Kıbrıs koca bir engel olarak ortada duruyor. AB’nin son Kıbrıs açıklaması, durumu çok netleştiriyor.

‘Müzakereler sırasında Güney Kıbrıs’ı tanımanız gerek. Müzakereler sırasında, Rum mallarına havaalanlarını ve limanlarını açmanız gerek.’

Çerçeve belgesine bu ifadelerin eklenmesi, gerçekte Rumların bir başarısı. Çünkü, bu belge artık Rum değil, AB belgesi niteliğinde.

Avusturya bununla da yetinmiyor. Viyana, ‘Görüşmelerin sonucunda tam üyelik olmayabilir’ diye bir maddede ısrar ediyor.

TARAMA SÜRECİ

Buraya kadar biliniyor. Resmi açıklamalarda var. Şimdi, bilinmeyen bir manevra alanına giriyoruz.

Türkiye ile AB görüşmeleri toplam otuz üç ayrı bölümde ele alınıyor. Tarım, eğitim, çevre, sanayi, kültür, kentleşme, enflasyon, bütçe, ulaştırma, haberleşme, turizm, yerel yönetimler, akla gelen ne kadar temel sektör ve kurum varsa. Bunlar birer birer ele alınıyor. Türkiye’nin bu alanlarda AB’ye ne kadar uyum sağladığı ya da hangi zaman içinde uyum sağlayabileceği üzerinde duruluyor. Genel tanımıyla, tarama süreci.

Tarama bittikten sonra, AB’nin genel kabulü, daha sonra aynı kabulün AB üyesi ülkelerin parlamentolarında tek tek onaylanması dönemine geçiliyor.

GİZLENEN MANEVRA

Tarama süreci 3 Ekim’de kültür ve eğitimle başlıyor. O bittikten sonra, bilim ve teknolojiye geçilmesi öngörülüyor.

İşte, şimdi kritik dönemeç. ‘Rumları tanıyın, liman ve havaalanlarınızı Rum mallarına açın’ diyorlar ya... Bunu sözde bırakmamak üzere... Tek taraflı, Türkiye’nin inisiyatifine bırakmamak üzere...

Bunun pratik baskısı üçüncü derste. Brüksel’de şu anda yapılan plana, hesaba, zorlamaya, adına ne derseniz deyin, üçüncü derste karşımıza ne çıkıyor?.. Mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı!..

Mal ve hizmetlerin AB ülkeleri içinde serbest dolaşımı ne demek?.. AB üyesi tüm ülkelere, yani Rumlara havaalanlarının ve limanların açılması demek.

Görüşmelerin devamı, diğer bölümlere geçilmesi, ancak ve ancak havaalanlarını ve limanları Rumlara açtıktan sonra mümkün. Yoksa, kırmızı ışık. Görüşmeler stop!..

Dolayısıyla, Türkiye AB’ye tam üye olmak istiyorsa, Güney Kıbrıs’a liman ve havaalanlarını açmak zorunda. Başka hiçbir seçenek yok.

Onun için, şimdi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün ya da başka yetkililerin doğrudan ya da dolaylı yollarla, AB çerçeve belgesine itirazları, kağıt üstünde hiçbir anlam taşımıyor. Pratik Rumlara çalışıyor.

TESK için özel yönetmelik

AKP
, Anayasa’nın eşitlik ilkesini çiğniyor.

Türkiye Esnaf Ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ile uğraşarak. Onun başkanı Derviş Günday’ın yeniden seçilmesini önlemeye çalışarak. Günday’la birlikte, TESK’te üç bine yakın yöneticiyi, görevden seçimle uzaklaştırma çabasıyla. TESK Yasası’na özel bir madde ekleyerek.

Haziran ayında yenilenen TESK Yasası’nda bir madde var: ‘İki dönem başkanlık yapan, üçüncü kez seçilemez’ deniyor. Oysa, yenilenen TOBB Yasası için, ‘bundan sonra üçüncü kez seçilemez’ denilerek, açıkça bir ayrıma gidiliyor. Bunu üç gün önce burada yazıyorum.

AKP, yasayla yetinmiyor. 20 Eylül günü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Resmi Gazete’de bir yönetmelik yayınlıyor. Yasada bulunmayan ek sınırlamalar, bu yönetmelikte yer alıyor.

Yasada olmadığı halde, yönetmelik yoluyla bu kez, mevcut başkanların yönetim, denetim ve disiplin organlarında görev almaları engelleniyor. Çok net, hukuku aykırı bir tutum. TESK’in tüm yönetim kademelerini tasfiye harekatı. TESK’te kendi yandaşlarını işbaşına geçirme manevrası.

CHP, TESK Yasası’nın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruyor. Büyük olasılıkla, 27 Eylül’de, önümüzdeki salı günü Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu görüşüyor. Bakalım hukuk mu üstün, AKP’nin siyasal iradesi mi?..

Gözler şimdi Anayasa Mahkemesi’nde.
X