Gündem Haberleri

    Uçaksavar ve radar güdümlü füze değil

    Cansu ÇAMLIBEL
    18.07.2012 - 09:50 | Son Güncelleme:

    Ankara’nın 22 Haziran’da düşürülen Türk uçağıyla ilgili elinde bulunan veriler ile ABD, Rusya ve İngiltere’den aldığı teknik bilgiler birbirini doğrular nitelikte.

    Uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğüne kesin gözüyle bakan Dışişleri, ısı güdümlü füzeyle mi yoksa başka bir yöntemle mi düşürüldüğünü ise tüm parçalar denizden çıkarılmadan belirlemenin mümkün olmadığını belirtiyor.

    ABD, Rusya ve İngiltere’nin 22 Haziran’da düşürülen Türk RF-4 uçağı konusunda Ankara’ya ilettiği teknik bilgiler, Türk tarafının elindeki verilerle çelişmedi. Türkiye’nin elindeki veriler uçağı Suriye’nin düşürdüğünü net olarak ortaya koyuyor. Türkiye’nin uçağın düşürüldüğüne dair şüphesi yok ancak nasıl düşürüldüğü konusundaki belirsizlik sürüyor. Ankara teknik arıza, uçaksavar ateşi ve radar güdümlü füze ihtimallerini elemiş durumda. Uçağın ısı güdümlü füze ile mi yoksa başka bir yöntemle mi düşürüldüğünü uçağın tüm parçaları denizden çıkarılmadan belirlemenin mümkün olmadığı belirtiliyor. Bölgede üsleri ve radar sistemleri bulunan ABD, Rusya ve İngiltere’den uçağın düştüğü ilk günlerde uçaksavar ateşinin neden olmuş olabileceğine yönelik açıklamalar gelmişti. Ancak ABD de dahil olmak üzere bütün bu ülkeler, geçen 23 gün içinde teknik pozisyonlarını revize ettiler. 3 ülkenin Ankara’ya ilettiği son bilgiler ‘uçaksavar olamaz’ şeklindeki Türk tezini kanıtlar nitelikte. Uçaksavar ihtimalini bertaraf eden en büyük kanıt olarak uçaktan sadece bir tane infared sinyali gelmesi gösteriliyor.

    RUSYA VE İRAN ESAD’I KURTARAMAZ

    O günden beri Esad rejiminin Türk hava sahasına yaklaşan Suriye uçakları konusunda son derece hassas davrandığı belirtiliyor. Uçağın düşürülmesinin ardından angajman kurallarını değiştiren Ankara, uçağın düşürülmesinin Türkiye’nin caydırıcılığına zarar verdiği görüşünde değil. Ankara’da yapılan analizlere göre uçağı vurduğunu kabul eden Esad yönetiminin ülke içindeki manevra alanı son derece zayıflamış durumda. Türkiye’ye ulaşan bilgiler, Esad’ın Şam ve Halep’teki kontrolünün de aşınmaya başladığı yönünde. Başından beri Esad’ın arkasında duran Rusya’nın da Esad’ın fazla dayanamayacağı gerçeğinin farkında olduğu, kritik toplantılarda hep ‘Peki Esad nereye gidecek, nasıl garanti verilecek?’ sorusunu gündeme getirdiği hatırlatılıyor. Rusya, Çin ve İran’ın desteğinin Esad’ı işbaşında tutmaya yetecek bir etkisi olmadığı yorumu da yapılıyor.
     
    ASKERİ OPSİYON GÜNDEMDE DEĞİL

    Başbakan Tayyip Erdoğan bugün Rusya’ya yapacağı ziyarette Moskova’yı hızlı bir çözüme yardımcı olma konusunda ikna etmeye çalışacak. Zira Ankara’ya göre Rusya’nın BMGK’daki tutumunda geri adım atması daha düzenli bir çözüme geçiş için anahtar. Nitekim Türkiye kendisi dahil hiçbir aktörün, hatta Suriye muhalefetinin bile, bugün itibarıyla askeri çözüm opsiyonu üzerinde durmadığı tezi üzerinden yürüyor. Gündemdeki talebin güvenli bölge olduğu ifade ediliyor. Türk tarafı, Rusya ile Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının aşılmasının kolay olmadığının farkında. Ancak farklılıkların yüzyüze konuşulmasının önemine vurgu yapılıyor. Nitekim Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Cenevre’deki kapalı toplantıda Türkiye’den farklı bir tutum ortaya koysa da toplantının çıkışında Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu’nun yanına gelerek “Türk-Rus ilişkileri her şeyden daha
    önemli” demiş.


     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı