« Hürriyet.com.tr

Uçağın içine havuz ve jakuzi isteyen var

İsviçreli dünyaca ünlü uçak içi mimarlık ve mühendislik şirketi Amac, business jetleri VIP hale getiren dizaynlarını artık İstanbul’da yapıyor. Kralların, prenslerin ve devlet başkanlarının uçaklarını saraylara dönüştüren şirketin en büyük sıkıntısı, uçağın içine teknik açıdan imkansız olsa da havuz ve jakuzi isteyen müşteriler.

A Plus-Cahit AKYOL/Zeynep BİLGEHAN
X

AMAC Aerospace Grup CEO’su Kadri Muhiddin, Lübnan asıllı bir Fransız vatandaşı. Mesleği mühendislik. Üniversiteyi Fransa’da okumuş, sonra o ülkeye yerleşmiş. İlk zamanlarda işadamlarının jetlerinin iç dizaynları için son derece lüks mobilya ve aksesuvarlar temin eden bir şirket kurmuş.
Zaman içinde işini büyütmüş. İsviçre’ye taşınmış. “Basel kentinde büyük bir hangar alarak uçakların iç dizaynlarını yapmaya başladım. Son teknolojiye sahip altyapıyla kurduğum ve 2007’den bu yana hızla büyüyen AMAC Aerospace şimdi dünyanın ikinci büyük VIP uçak içi modifikasyon firması unvanını aldı.”

/images/100/0x0/55ea4d0cf018fbb8f876ebc5

DİSKOTEKTEN VAZGEÇİRDİK

Üsteyik hızla büyüyor AMAC. Halen 525 çalışanı var. 2011 yılı cirosu 300 milyon doları aştı. “Önümüzdeki üç yıllık süreçte toplam 1 milyar dolarlık sipariş anlaşması da imzaladık. Türkiye’de bu işin eksiğini görerek İstanbul’a geldik. Başlangıç için 10 milyon dolarlık bir yatırım yaptık. Müşterilerimiz arasında özellikle Ortadoğu’dan krallar ve prensler var. Tabii ki müşterilerimizin adlarını şirket kuralları gereği kesinlikle açıklamıyoruz ama kimlerin özel jetleri var herkes az çok tahmin ediyor.”
Kadri Muhiddin özellikle Ortadoğu ve Rus vatandaşlarının en iyi müşterileri arasında olduğunu söylüyor. Ancak bir şikâyeti var: “Biz de lüksün ucu açık. Müşteri sınırsız düşünüp pahalı ürünler isteyebilir. Ancak bazı istekleri karşılamanın imkânı yok. Altınlı, gümüşlü, kristalli ürünler isteseler hiç sorun yok. Hatta dev jetinin içine diskotek isteyenler bile oluyor. Bir müşterimiz ‘Garaj yapın’ dedi, dev Boeing’in içine garaj yaptık. Bir başkasının diskotek düşüncesinden güçlükle de olsa vazgeçirdik. Ama uçaklarının içine havuz veya jakuzi isteyenler olduğunda çok zorlanıyoruz. Kesinlikle teknik olarak yapılamaz sözünü anlamak istemiyorlar.”
Muhiddin, sınırsız lükste, Ortadoğu ülkelerinin, Kuzey Afrika ve Türkiye’nin büyük önem taşıdığını ve bu nedenle Türkiye’yi seçtiklerini de söylüyor:

TÜRKİYE’DE LÜKS SINIRSIZ

“Öncelikle AMAC Aerospace Turkey’in kuruluşunu gerçekleştirdik. İlk olarak business jetlerin uçak içi bakım ve modifikasyonlarını yapacağız. Tasarımda sınır yok. Bugüne kadar Türkiye’deki business jet sahipleri, bazı küçük modifikasyonlar için bile yurtdışına gitmek ve sıra beklemek zorunda kalıyordu. Artık buradan hizmet vereceğiz.”Airbus 380 veya Boeing 747-800 tipi uçakların VIP dizaynlarının iki yıl sürdüğünü ve yaklaşık 250 milyon dolar tuttuğunu hatırlatıyor.

Louis Vuitton’un  ilk mücevher mağazası sarayları  aratmıyor

Paris’te 1854’te kurulan ve o günden beri öncelikle seyahat çantaları ile özdeşleşen bir Louis Vuitton ikonik sandıkları, valiz ve çantaları ile tüm dünyada en bilinen markalar arasında. Louis Vuitton 1997’de Marc Jacobs’ın şirkete artistik direktör atanmasıyla birlikte uzmanlığını giyim, ayakkabı, aksesuvar, saat ve mücevher konularına da çevirdi. Louis Vuitton’un, Paris’teki yeni mağazası ise şirketin ilk mücevher ve saat mağazası olması açısından çok önemli.
Mağaza, 17’nci yüzyılda inşa edilmiş muhteşem bir binada bulunuyor. Binanın bir bölümü de Louis Vuitton’un mücevher atölyesinin yeni adresi. Bu atölyede dünyanın farklı yerlerinden gelen değerli taşlar zanaatkârların hayat verdiği olağanüstü pırıltılı mücevherlere dönüşüyor.
Louis Vuitton, mağazanın düzenlemesi ve iç dekorasyonu için dünyanın en önemli mimarlarından Peter Marino ile çalışıtı.

/images/100/0x0/55ea4d0cf018fbb8f876ebc7

PARİS SOKAKLARI SEYAHAT RUHUNDA

Louis Vuitton için Lorenz Baumer’in tasarladığı mücevher koleksiyonu L’Ame du Voyage da (Seyahat Ruhu) burada sergileniyor. L’Ame du Voyage, koleksiyonunda Paris’in cadde ve meydanları mücevher olarak işlendi.
Mücevher setlerinin her birinin ayrı bir hikâyesi var. Bir parçada Arc de Triomphe’tan Champs Elysees’ye doğru ilerleme anlatılıyor. Bulvarın pırıl, pırıl ışıklarının etkisiyle koleksiyondaki ilk parça baget pırlantalar ve yıldız kesimli elmasları çerçeveleyen kırmızı bir gerdanlık yapıldı. İkinci sette ise Louis Vuitton İkinci İmparatorluk döneminin simgelerinden Place de la Concorde’daki Hitorrf’un fıskiyeli havuzunu anlatıyor. Fıskiyeli havuzun mimarisine gönderme yapan yüzük, elmasları ve kadife mavisi safirleriyle göz kamaştırıyor.
Bir başka sette Paris’in görkemli mimarisi mücevher yorumuyla gözler önüne seriliyor. Sarı pırlantalar ışıklar şehrinin sembolü olurken, Place de L’Etoile’den Place de la Concorde’a ve Place Vendome’a uzanıyor.

ABDÜLHAMİD’İN SANDIĞI DA BURADA

Mağazada Maison Louis Vuitton’un arşivlerinde kalan bazı ürünler de sergileniyor. Bunlar arasında Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid’in mücevher sandığı da var. Sultan’ın altın detaylı, pembe kanvas sandığı Fransa’ya sürgüne gitmesiyle birlikte Paris’e gelmişti ve içindeki mücevherler 1911’de bir müzayede ile satılmıştı.

Kaynak: A Plus-Cahit AKYOL/Zeynep BİLGEHAN

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
'Kasım'ın kaçırılmayacak en güzel festivalleri
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Top 100 Destinasyon listesinde Türkiye'den sürpriz şehirler!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Türkiye'nin saklı güzelliği: Mavi Göl
GezginGezgin
Uzman jüri seçti! 'Kasım'da gidilmesi gereken yerler...
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Türkiye'nin Maldivleri: Salda Gölü
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Hafta sonunun en güzel yurt dışı adresi: Üsküp