Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Uçağa binmeden dönen Lefter ağabey

İlkokulda okuduğum zaman, çıkışlarda Fenerbahçe'nin tahta tribünlü toprak sahalarında idmanları seyrederdim.

Lefter ağabeyin yaptığı tüm hareketleri kafama işlerdim. Lefter ağabeyin yanı sıra, Can Bartu, Naci Erdem, kaleci Şükrü Ersoy 'un idman sonrasında kan ter içinde soyunma odasına gittiklerini görürdüm. Formalar şimdiki gibi olmadığı, kumaştan yapıldığı için adeta terden kokarlardı.

Ben daha sonra büyüdüm futbola başladım 18 yaşında Can Bartu ile aynı idmana çıktım, bir kaç kez de Balkan Kupası’nda beraber oldum ama, Lefter ağabey  yoktu.

Daha sonra Gençlerbirliği forması giydiğimde, Altay ile yapacağım maç için İzmir'e gittim, kaldığımız otelde o zaman ikinci ligde oynayan Boluspor'da aynı oteldeydi. Takımın antrenörü ise Lefter Küçükandonyadis’di. Otelin salonunda otururken  kendisine yaklaştım, "Lefter ağabey seni kısa pantolonla idmanlarda izlediğim zaman bir heyecan, bir zevk  yaşardım, hayranlığım 20 yaşında da aynı" deyince. Lefter ağabey elini beyaz saçlarına götürdü ve "İlhan be futbolculuk iyi ama teknik adamlık benim işim değil, kendimde bulduğumu oyuncularımda bulamadığım zaman rahatsız oluyorum. Bolu'ya döndüğümde bu işi bırakacağım" dediğinde şaşırdım..

Yıllar yılları kovaladı futbolu bıraktım. Milliyet Gazetesi’nde göreve başladım. O zaman da Fenerbahçe'nin İtalya'da Fiorentina takımı ile maçı vardı. O yıllardaki ki müdürümüz Namık Şevik'ti. "İlhan Lefter ağabeyin  Fiorentina takımını özel davetlisi  İtalya'ya gideceksiniz kendisine iyi bak" dedi.

Ertesi  gün  gazeteden havaalanına giderken Lefter ağabey  kafasını kaldırıp  camdan hep  gökyüzüne  bakıyordu. Havaalanına yaklaşıyorduk, "İlhan be evladım bu uçaklar nasıl iner, nasıl kalkar hala aklım ermiyor" şeklinde konuştuğunda  ben de "Kalktığı gibi gider sonra iner ağabey" deyince sustu.

Araba  alana geldi "Hadi Lefter ağabey çantanı ver iniyoruz" dedim. Ama Lefter ağabeyin ineceği yoktu sonra durdu "İlhan evladım, ben aynı araba ile dönüyorum, uçağa binmeyeceğim içim kalkmaya başladı" diyerek  araba atlayıp uzaklaştı.

Bende telefon kulübesine gidip Namık Şevik müdürümü aradım "Müdürüm  ben İlhan" demeden önce "Kereta kaçtı, ben zaten bunu biliyordum, korktu değil mi" dedi.

Ben yine de şanslıyım, kendisini iki kere gördüm ama tam gördüm, Allah Rahmet eylesin Lefter ağabey ...

X